26 Eki 2026, Pazartesi
  • App Store
  • Google Play
PEKY
  • En Çok Okunanlar
    Dünya

    Güney Kore’de Starbucks’tan “Yazıcınızla Gelmeyin” Uyarısı: Cagongjok Tartışması Büyüyor

    Gündem

    İmamoğlu’ndan Gazetecilere Suç Duyurusu: “İtibar Suikastı Yapanlara Hukuki İşlem Başlatıldı”

    Gündem

    YAŞ Kararları Açıklandı: Genelkurmay Başkanlığı’na Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu Atandı

    Gündem

    Manavgat Belediyesi’ne Yolsuzluk Operasyonu: Başkan Niyazi Nefi Kara Gözaltında

  • Video İçerikleri
    Yaşam
    Sosyal Medya Fenomeni: REYNMEN – O Gerçek Bir Yıldız.
    Video
    Efsane Geri Döndü: Çağatay Ulusoy
    Video
    Ustalarının İzinde Bir Duayen: Şevket Çoruh
    Kültür & SanatVideo
    SekizinciNota @ Ağva – Konuk: Eser Çobanoğlu 🎵
  • Kategoriler
    • Analiz
    • Astroloji
    • Belgesel
    • Bilim
    • Dizi
    • Dünya
    • Eğlence
    • Ekonomi
    • Gastronomi
    • Genel
    • Gündem
    • Karikatür
    • Konuk Yazarlar
    • Kültür & Sanat
    • Magazin
    • Medya
    • Müzik
    • Oyun
    • Paris 2024 Olimpiyatları
    • Podcast
    • Sağlık
    • Seyahat
    • Sinema
    • Spor
    • Teknoloji
    • Türkiye
    • Video
    • Yaşam
    • Yeme-İçme
    • Yemek
  • Yazarlarımız
    • İzzet Çapa
    • Sedat Gökşan
    • Suat Özkan
  • Diğer
    • İletişim
    • Künye
Son Eklenenler
Avrupa’da Et Reklamları Yasağı Tartışması: Reklamlar Tüketimi Değiştiriyor mu?
Endometriozis Nedeniyle İşini Kaybeden Kadınların Mücadelesi
Netflix Kore 10. yılı: ‘Tantara’ ve ‘All of Us Are Dead’ 2. sezonu önizlendi
Endonezya mitoloji projeleri için Galleri5 ve Historyverse ortaklığı
Amanda Seyfried’in Oscar İhtimali “You Can See Everything” Tartışmasını Büyüttü
The Stone Roses, John Squire’ın İçe Dönüklük Üzerindeki Etkisi
Safe Exit Ödülü El Gouna Film Festivali’nde Verildi
Galerna Filmi, Impulso Morelia’da José María Riba Ödülü’nü Kazandı
Gasigogi filmi, Lee Hwan-kyung’un Yeni Baba-Oğul Dramı
Bu Akşam Televizyonda: Amy Winehouse İçin Yıldızlarla Dolu Anma
Alexandrea Pardis Kör Randevu Buluşması Dostlukla Bitti
Slow Horses 6. Sezon Finalinde River Cartwright’ın Akıbeti
Fransa Ayaklanmaları Hollywood Çekimlerini Tedirgin Etti
Kore-eda Hirokazu Yapay Zekâ Notlarını Neden Reddetti?
Stan Rennie Belgeseli, Tees Kıyısındaki Deniz Yaşamı Mücadelesini Anlatıyor
RAYE, This Music May Contain Hope ile 2026 Mercury Ödülü’nü Kazandı
Avrupa’nın En Ölümcül Yazında 50 Binden Fazla Can Kaybı Tahmini
Sandra Hüller, 2026’daki Dört Filminin Ardından Marvel Söylentisini Konuştu
Peter Chan Yapay Zekâ İçin Sınır Çizdi: Uzun Metrajlı Filmler Sürecek
  • Gündem
  • Dünya
  • Gastronomi
  • Spor
  • Sinema
  • Teknoloji
  • Kültür & Sanat
  • Yaşam
  • Müzik
  • Sağlık
  • Hayat Tarzı
  • Bilim
  • Türkiye
  • Genel
  • Dizi
  • Magazin
BüyüteçAa
PEKYPEKY
  • Gündem
  • Yaşam
  • Gastronomi
  • Kültür & Sanat
  • Belgesel
  • Dizi
  • Sinema
Arama
  • Menüler
    • Yaşam
    • Spor
    • Gündem
    • Magazin
    • Kültür & Sanat
    • Dünya
    • Türkiye
    • Konuk Yazarlar
    • Teknoloji
  • Bağlantılar
    • Kullanım Koşulları
    • Hizmet Şartları
    • Çerez Politikası
    • İletişim
    • Künye
    • Site Haritası
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
© 2024 PEKY Medya
Konuk YazarlarYaşam

Herkes Herkessiz Yaşar. Kimse Kendini Oksijen Sanmasın

Son Güncelleme 10/09/2026 - 17:05
Yazan
İzzet Çapa
Paylaş

Tarih boyunca en çok fotoğraf son bir yıl içinde çekildi ve bu bilgi her yeni senede güncelleyecek kendisini…

Hayır, hiçbir istatiksel bilgiye dayanmıyor bu önerme…

Herhangi bir bilimsel araştırmanın sonucundan da kaynaklanmıyor…

Hepimizin ulaşabileceği ve hatta çoğumuzun onsuz durmayı maalesef hiç beceremediği bir yerden aldım bu veriyi…

Elbette sosyal medyadan…

Örneğin sadece Instagram’a günde yüz milyondan fazla fotoğraf yükleniyor…

Buna diğer sosyal medya mecralarını da eklediğimizde, eminim ortaya çıkacak sonuç, o ilk satırlarda okuduğunuz akıl yürütmemi rahat rahat doğrulayacaktır…

Kaçınılmaz olarak artık zamanımızın çoğunu işte o sosyal medya mecralarında geçiriyoruz…

Akrabalarla Facebook’tan selamlaşıyor, fikirlerimizi Twitter’dan paylaşıyor, alışverişi internetten yapıyor, filmleri – dizileri dijital platformlardan takip ediyor, günlük rutinimizi, halet-i ruhiyemizi ve beğenilerimizi Instagram’dan yansıtıyoruz…

Kelimenin tam anlamıyla sosyal medyayla yatıyor ve yine onunla kalkıyoruz…

Hele de pandeminin hayatımıza dayattığı ‘yeni normal’in katı koşullarını  düşünürsek, sosyal medyanın etkinliğinin daha da artacağını öngörmek için kahin olmaya falan hiç gerek yok…

Velhasıl tarih boyunca hiçbir zaman iletişim kurmadığımız kadar çok iletişim halindeyiz çevremizle…  

Muazzam zincirlerin parçasına haline geldik ve adeta o mecralarda var oluyoruz gündüz gece geçmişte hiç örneği görülmemiş bir şekilde…

Ve fakat buna mukabil bambaşka bir şey daha gözlemliyoruz dünyanın her yerinde, herkeste, hepimizde…

Müthiş bir yalnızlık…

Ürkütücü bir tek başınalık…

Hem de Tezer Özlü’nün altını çizdiği ‘Herkes herkessiz yaşar. Kimse kendini oksijen sanmasın’ dediği o ücra yerden bile çok daha feci bir yalnızlık…

Muazzam bir iletişim ağının ortasında, her saniye konuşmak mümkünken bir başkasıyla, üstelik de algoritmalar sonsuz ortak konular saçıp dururken ortaya, hakikaten konuşacak hiç kimsen olmaması hali…

Hani ölecek olsan, kimsenin gelip bir bardak su vermemesi kadar feci…

İyi de böylesine çevrelenmişken sosyal ağlarla, imkanlar bu kadar çoğalmışken etrafımızda, nereden çıktı şimdi bu yalnızlık…

Bu kadar kalabalıkken çevremiz siber alemde, upuzun arkadaş listelerimiz varken her mecrada her yerde, like’lar yağıyorken özene bezene seçtiğimiz allı pullu iletilerimize, bu ne menem bir mutsuzluk…

Oysa şahane görünürken ince ayar çekilmiş fotoğraflarda, dost kalabalıklarda harika pozlar verirken nefis ortamlarda, bu nasıl bir distopik umutsuzluk…

Mamafih anlaşılan o ki ortada tartışmamız, konuşmamız, üzerine ciddi ciddi beyin fırtınası yapmamız gereken kocaman bir mesele duruyor heyula gibi…

İnsanlar çoğalıyor, iletişim olanakları ve seçenekleri artıyor ve fakat tam da tersine bir akışla herkes daha derin, daha hazin, daha karanlık yalnızlıklara yuvarlanıyor…

Velhasıl sanki o çok bilinen kadim prensip, adeta hayatın bu alanında da doğrulanıyor…

‘Bir şeyin değerini azaltmak istiyorsan, onu çoğalt…’    

Ya da Asaf’ın yıllar öncesinden sezerek o muazzam ‘Geldim’ şiirinde söylediği gibi…

‘Gömütleri andıran yapılarınızdaki,

Yaşantılarınıza evler getirdim geldim…

Tek tek, ayrık – soluyan bitkiseller yerine

Yüz yüze dönük, gülen sizler getirdim geldim…’

Tek tek ayrık soluyan bitkisellere mi çevirdi bizi dijital / modern dünya yoksa…

Yüz yüze dönüp gülebilmeyi beceremeyen bencillik abidelerine mi döndük kendi tek kişilik korkunç karanlıklarımızda…

Bu yazı, elbette bu devasa sorulara cevap bulabilmek maksadıyla yazılmadı…

Keşke bulabilsem…

Bu satırlar, ortadaki trajedinin sosyal ve psikolojik kodlarını deşifre edebilmek için kaleme alınmadı…

Keşke yapabilsem…

Ama çağına tanık olmak sorumluluğunu üzerinde hisseden bir yazar değil, gördüğünü yazmaya çalışan bir ‘arayan’ olarak etrafımızı süratle kuşatan ve hatta daha da büyük bir hızla yaklaşan o korkunç tsunami’yi hissediyorum…  

Hakikate sadık kalmaya söz vermiş ve en azından yazarken sadece gerçeği söylemeye yemin etmiş bir ‘düşünen’ olarak gelen büyük felaketi görebiliyorum…

Yalnızlaşıyoruz…

Mutsuzlaşıyoruz…

Umutsuzlaşıyoruz…

Gittikçe totaliterleşen devletler, gittikçe sertleşen öfke dolu söylemler, kendine benzemeyene düşman fikirler, farklı olana tahammül edemeyen kalabalıklar…

Sosyal medyada her gün bir başka linç…

Dillerde her saniye apayrı bir hınç…

Radikallik kuşatıyor dört bir yanı…

Lanetliyor kalabalıklar haykırarak en çirkin sesleriyle kendisinden olmayanı…

Bütün renklere düşman bir güruh, renksizliğe mahkum etmeye çalışıyor dünyayı… 

Bunca imkana, bunca gelişmişliğe, bunca teknolojiye rağmen…

Zamanın iki binli yılları geçmiş, takvimlerin milenyumu devirmiş olmasına karşın…

Muazzam şeyler icat ve inşa eden insanlığın, uygarlık adına acı çeke çeke, bedel ödeye ödeye yazdığı o manifestoyu yeniden kaleme alma vaktidir…

Hangi dil, din, ırk, renk, cinsiyetten olursa olsun, herkesin insanlık adına altında canı yürekten inanarak buluşabileceği bir ortak anayasada buluşmasının zamanı artık gelmiştir…

Yoksa korkarım hep beraber hızla felaket bir yok oluşa doğru yuvarlanıyoruz hep beraber… 

Velakin böyle zorlu zamanlarda, tarih boyunca insanlığa pusula olan gönül mimarlarının izinden gitmekten başka bir yol da gelmiyor aklıma…

Bertrand Russel’ın çok çarpıcı bir tarifiyle bitirelim o halde madem bu defa…

‘Tatlı bir yalan söylersen on kişi seni alkışlar…

Acı bir gerçek söylersen sekiz kişi sana saldırır…

Ama iki kişi de sorgulamaya başlar…

İşte o iki kişiye selam olsun…’

İzzet Çapa

KELİME BULUTU:Edebiyatİzzet ÇapaÖzdemir AsafSosyal MedyaTezer Özlüyalnızlık
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Email Copy Link
Yazanİzzet Çapa
Takip Et
Türkiye'nin imza mekanlarının yaratıcısı, kelimelerin duayeni, gastro gurme İzzet Çapa en değerli ve en güncel konu ve içerikleriyle bundan sonra PEKY 'de
Önceki Yazı Melekler Yeniden Aramızda: Victoria’s Secret Defilesi Geri Dönüyor
Sonraki Yazı Beşiktaş, Lugano’yu Farklı Yendi: 5-1’lik Zaferle Avrupa Ligi’ne Adını Yazdırdı

Bize Destek Olun!

Bağımsız ve özgür yayıncılığın daha fazla kişiye ulaşmasına destek olun!

PEKY’yi Instagram ve YouTube hesaplarımızdan takip ederek içeriklerimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayabilirsiniz.

Bizi takip edin, paylaşın ve birlikte büyüyelim!
InstagramTakip Et
YoutubeSubscribe
XTakip Et

Sosyal Medyada Biz!

Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilir, günlük paylaşımlarımızı izleyebilirsiniz.
FacebookBeğen
XTakip Et
InstagramTakip Et
YoutubeSubscribe
  • Kelime Bulutlarımız:
  • Netflix
  • Ekrem İmamoğlu
  • donald trump
  • Galatasaray
  • yapay zeka
  • Fenerbahçe
  • Özgür Özel
  • Sosyal Medya
  • elon musk
  • Yapay Zekâ

Ayrıca Beğenebilirsiniz

Yaşam

Sosyal Medya Depresyonu Tetiklemiyor mu? Şaşırtıcı Bulgular Ortaya Çıktı

Yazan
Derin Soysal
Kültür & Sanat

Berlin Film Festivali, 31 Aralık’ta X’ten Ayrılıyor: Musk’ın Yönetimine Tepki

Yazan
Derin Soysal
Yaşam

Alaska’nın Utqiagvik Kasabası 64 Gün Boyunca Güneş Görmeyecek

Yazan
Derin Soysal
Dünya

İngiltere’den Gençlere Gece Freni: Sosyal Medyada Yeni Dönem Başlıyor

Yazan
Ayşegül Kırım
PEKY
Instagram X-twitter Facebook-f Youtube

Hakkımızda


Her saniye karşınıza çıkan, sözde “farklı” olduğunu iddia eden ancak inatla sürüden ayrılmayı reddedenlerden biri değiliz! Kendi sürüsünü yaratan, ezberleri bozan, ruhunu bir meydan muharebesi alanına asla çevirmeyen; yenilikçi, özgür, eğlenceli, yaratıcı, farklı, tek pencereli bakış açılarına karşı duran bir platformuz. Bol güneşli, gökkuşağı sinmiş bulutlara sarılı gökyüzüne inanan… Pek keyifli bir Medya ve Eğlence içerik platformuyuz.

Google Play’den indirin
Kategoriler
  • Gündem
  • Kültür & Sanat
  • Gastronomi
  • Dünya
  • Teknoloji
Bağlantılar
  • Künye
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Hizmet Şartları

© PEKY Medya. 2025
sekizpiksel

DMCA.com Protection Status

PEKY, sekizpiksel’in resmi markasıdır.

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?