10 Eyl 2026, Perşembe
  • App Store
  • Google Play
PEKY
  • En Çok Okunanlar
    Sinema

    Will Smith Yeniden Men in Black Evrenine Mi Dönüyor? Seride Büyük Hareketlilik

    Kültür & Sanat

    Pop Art’ın Dev İsmi Lichtenstein’ın Eserleri İlk Kez Satışta

    Gastronomi

    Homeros’tan Osmanlı’ya Uzanan Tartışma: İşkembe Çorbası Kimin?

    Gündem

    DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş’e Dolandırıcılık Davası: 72 Yıldan 240 Yıla Kadar Hapsi İstendi

  • Video İçerikleri
    Yaşam
    Sosyal Medya Fenomeni: REYNMEN – O Gerçek Bir Yıldız.
    Video
    Efsane Geri Döndü: Çağatay Ulusoy
    Video
    Ustalarının İzinde Bir Duayen: Şevket Çoruh
    Kültür & SanatVideo
    SekizinciNota @ Ağva – Konuk: Eser Çobanoğlu 🎵
  • Kategoriler
    • Analiz
    • Astroloji
    • Belgesel
    • Bilim
    • Dizi
    • Dünya
    • Eğlence
    • Ekonomi
    • Gastronomi
    • Genel
    • Gündem
    • Karikatür
    • Konuk Yazarlar
    • Kültür & Sanat
    • Magazin
    • Medya
    • Müzik
    • Oyun
    • Paris 2024 Olimpiyatları
    • Podcast
    • Sağlık
    • Seyahat
    • Sinema
    • Spor
    • Teknoloji
    • Türkiye
    • Video
    • Yaşam
    • Yeme-İçme
    • Yemek
  • Yazarlarımız
    • İzzet Çapa
    • Sedat Gökşan
    • Suat Özkan
  • Diğer
    • İletişim
    • Künye
Son Eklenenler
Hayır Mağazaları Krizi Büyürken İkinci El İçin ReTuna Modeli
New York Moda Haftası 2027 İçin Takvim ve Öne Çıkanlar
Oasis Geri Dönüş Filmi, Gallagher Kardeşlerin Buluşmasını Anlatıyor
Musk Belgeseli Venedik’te Dört Dakika Boyunca Alkışlandı
İngiliz Dansının Öncüsü Richard Alston 77 Yaşında Hayatını Kaybetti
Runner Filmi İncelemesi: Alan Ritchson ve Owen Wilson’lı B-Film Aksiyonu
Fransız TV İhracatı 2025’te Yüzde 21,6 Geriledi
Dang Dizisi Netflix’te: Sekiz Bölümlük Animasyon Komedisi
The Inbetweeners 3 Duyuruldu: Orijinal Kadro Geri Dönüyor
Thelma & Louise Yazarı Callie Khouri’den Müzikal Uyarlama
Serielizados Yarışması ‘Celeste’ 2. Sezonu ve Yeni Dizilerle Şekillendi
You Can See Everything Belgeseli Elizabeth Holmes’un Hikâyesini Anlatıyor
Boatbuilders Belgeseli, Maine’deki Tekne Ustalarının Sessiz Dünyasını İzliyor
Spider-Man: Brand New Day 2026’nın En Çok Kazandıran Filmi Oldu
Bedknobs and Broomsticks Neden Hâlâ İyi Hissettiren Bir Film?
Rob Reiner Emmy Ödülü: The Bear ile Yeni Rekor Kırdı
Tsai Ming-liang’ın Dust Filmi Venedik ve San Sebastian’da Gösterilecek
Kuzey Denizi Belgeseli North Sea, Nature Untamed Gizli Yaşamı Ortaya Çıkarıyor
DTF St. Louis, Creative Arts Emmys’te İki Oyuncusuna Ödül Kazandırdı
  • Gündem
  • Dünya
  • Gastronomi
  • Spor
  • Sinema
  • Teknoloji
  • Kültür & Sanat
  • Yaşam
  • Müzik
  • Sağlık
  • Hayat Tarzı
  • Bilim
  • Türkiye
  • Genel
  • Dizi
  • Magazin
BüyüteçAa
PEKYPEKY
  • Gündem
  • Yaşam
  • Gastronomi
  • Kültür & Sanat
  • Belgesel
  • Dizi
  • Sinema
Arama
  • Menüler
    • Yaşam
    • Spor
    • Gündem
    • Magazin
    • Kültür & Sanat
    • Dünya
    • Türkiye
    • Konuk Yazarlar
    • Teknoloji
  • Bağlantılar
    • Kullanım Koşulları
    • Hizmet Şartları
    • Çerez Politikası
    • İletişim
    • Künye
    • Site Haritası
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
© 2024 PEKY Medya
Konuk YazarlarYaşam

Herkes Herkessiz Yaşar. Kimse Kendini Oksijen Sanmasın

Son Güncelleme 10/09/2026 - 17:05
Yazan
İzzet Çapa
Paylaş

Tarih boyunca en çok fotoğraf son bir yıl içinde çekildi ve bu bilgi her yeni senede güncelleyecek kendisini…

Hayır, hiçbir istatiksel bilgiye dayanmıyor bu önerme…

Herhangi bir bilimsel araştırmanın sonucundan da kaynaklanmıyor…

Hepimizin ulaşabileceği ve hatta çoğumuzun onsuz durmayı maalesef hiç beceremediği bir yerden aldım bu veriyi…

Elbette sosyal medyadan…

Örneğin sadece Instagram’a günde yüz milyondan fazla fotoğraf yükleniyor…

Buna diğer sosyal medya mecralarını da eklediğimizde, eminim ortaya çıkacak sonuç, o ilk satırlarda okuduğunuz akıl yürütmemi rahat rahat doğrulayacaktır…

Kaçınılmaz olarak artık zamanımızın çoğunu işte o sosyal medya mecralarında geçiriyoruz…

Akrabalarla Facebook’tan selamlaşıyor, fikirlerimizi Twitter’dan paylaşıyor, alışverişi internetten yapıyor, filmleri – dizileri dijital platformlardan takip ediyor, günlük rutinimizi, halet-i ruhiyemizi ve beğenilerimizi Instagram’dan yansıtıyoruz…

Kelimenin tam anlamıyla sosyal medyayla yatıyor ve yine onunla kalkıyoruz…

Hele de pandeminin hayatımıza dayattığı ‘yeni normal’in katı koşullarını  düşünürsek, sosyal medyanın etkinliğinin daha da artacağını öngörmek için kahin olmaya falan hiç gerek yok…

Velhasıl tarih boyunca hiçbir zaman iletişim kurmadığımız kadar çok iletişim halindeyiz çevremizle…  

Muazzam zincirlerin parçasına haline geldik ve adeta o mecralarda var oluyoruz gündüz gece geçmişte hiç örneği görülmemiş bir şekilde…

Ve fakat buna mukabil bambaşka bir şey daha gözlemliyoruz dünyanın her yerinde, herkeste, hepimizde…

Müthiş bir yalnızlık…

Ürkütücü bir tek başınalık…

Hem de Tezer Özlü’nün altını çizdiği ‘Herkes herkessiz yaşar. Kimse kendini oksijen sanmasın’ dediği o ücra yerden bile çok daha feci bir yalnızlık…

Muazzam bir iletişim ağının ortasında, her saniye konuşmak mümkünken bir başkasıyla, üstelik de algoritmalar sonsuz ortak konular saçıp dururken ortaya, hakikaten konuşacak hiç kimsen olmaması hali…

Hani ölecek olsan, kimsenin gelip bir bardak su vermemesi kadar feci…

İyi de böylesine çevrelenmişken sosyal ağlarla, imkanlar bu kadar çoğalmışken etrafımızda, nereden çıktı şimdi bu yalnızlık…

Bu kadar kalabalıkken çevremiz siber alemde, upuzun arkadaş listelerimiz varken her mecrada her yerde, like’lar yağıyorken özene bezene seçtiğimiz allı pullu iletilerimize, bu ne menem bir mutsuzluk…

Oysa şahane görünürken ince ayar çekilmiş fotoğraflarda, dost kalabalıklarda harika pozlar verirken nefis ortamlarda, bu nasıl bir distopik umutsuzluk…

Mamafih anlaşılan o ki ortada tartışmamız, konuşmamız, üzerine ciddi ciddi beyin fırtınası yapmamız gereken kocaman bir mesele duruyor heyula gibi…

İnsanlar çoğalıyor, iletişim olanakları ve seçenekleri artıyor ve fakat tam da tersine bir akışla herkes daha derin, daha hazin, daha karanlık yalnızlıklara yuvarlanıyor…

Velhasıl sanki o çok bilinen kadim prensip, adeta hayatın bu alanında da doğrulanıyor…

‘Bir şeyin değerini azaltmak istiyorsan, onu çoğalt…’    

Ya da Asaf’ın yıllar öncesinden sezerek o muazzam ‘Geldim’ şiirinde söylediği gibi…

‘Gömütleri andıran yapılarınızdaki,

Yaşantılarınıza evler getirdim geldim…

Tek tek, ayrık – soluyan bitkiseller yerine

Yüz yüze dönük, gülen sizler getirdim geldim…’

Tek tek ayrık soluyan bitkisellere mi çevirdi bizi dijital / modern dünya yoksa…

Yüz yüze dönüp gülebilmeyi beceremeyen bencillik abidelerine mi döndük kendi tek kişilik korkunç karanlıklarımızda…

Bu yazı, elbette bu devasa sorulara cevap bulabilmek maksadıyla yazılmadı…

Keşke bulabilsem…

Bu satırlar, ortadaki trajedinin sosyal ve psikolojik kodlarını deşifre edebilmek için kaleme alınmadı…

Keşke yapabilsem…

Ama çağına tanık olmak sorumluluğunu üzerinde hisseden bir yazar değil, gördüğünü yazmaya çalışan bir ‘arayan’ olarak etrafımızı süratle kuşatan ve hatta daha da büyük bir hızla yaklaşan o korkunç tsunami’yi hissediyorum…  

Hakikate sadık kalmaya söz vermiş ve en azından yazarken sadece gerçeği söylemeye yemin etmiş bir ‘düşünen’ olarak gelen büyük felaketi görebiliyorum…

Yalnızlaşıyoruz…

Mutsuzlaşıyoruz…

Umutsuzlaşıyoruz…

Gittikçe totaliterleşen devletler, gittikçe sertleşen öfke dolu söylemler, kendine benzemeyene düşman fikirler, farklı olana tahammül edemeyen kalabalıklar…

Sosyal medyada her gün bir başka linç…

Dillerde her saniye apayrı bir hınç…

Radikallik kuşatıyor dört bir yanı…

Lanetliyor kalabalıklar haykırarak en çirkin sesleriyle kendisinden olmayanı…

Bütün renklere düşman bir güruh, renksizliğe mahkum etmeye çalışıyor dünyayı… 

Bunca imkana, bunca gelişmişliğe, bunca teknolojiye rağmen…

Zamanın iki binli yılları geçmiş, takvimlerin milenyumu devirmiş olmasına karşın…

Muazzam şeyler icat ve inşa eden insanlığın, uygarlık adına acı çeke çeke, bedel ödeye ödeye yazdığı o manifestoyu yeniden kaleme alma vaktidir…

Hangi dil, din, ırk, renk, cinsiyetten olursa olsun, herkesin insanlık adına altında canı yürekten inanarak buluşabileceği bir ortak anayasada buluşmasının zamanı artık gelmiştir…

Yoksa korkarım hep beraber hızla felaket bir yok oluşa doğru yuvarlanıyoruz hep beraber… 

Velakin böyle zorlu zamanlarda, tarih boyunca insanlığa pusula olan gönül mimarlarının izinden gitmekten başka bir yol da gelmiyor aklıma…

Bertrand Russel’ın çok çarpıcı bir tarifiyle bitirelim o halde madem bu defa…

‘Tatlı bir yalan söylersen on kişi seni alkışlar…

Acı bir gerçek söylersen sekiz kişi sana saldırır…

Ama iki kişi de sorgulamaya başlar…

İşte o iki kişiye selam olsun…’

İzzet Çapa

KELİME BULUTU:Edebiyatİzzet ÇapaÖzdemir AsafSosyal MedyaTezer Özlüyalnızlık
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Email Copy Link
Yazanİzzet Çapa
Takip Et
Türkiye'nin imza mekanlarının yaratıcısı, kelimelerin duayeni, gastro gurme İzzet Çapa en değerli ve en güncel konu ve içerikleriyle bundan sonra PEKY 'de
Önceki Yazı Melekler Yeniden Aramızda: Victoria’s Secret Defilesi Geri Dönüyor
Sonraki Yazı Beşiktaş, Lugano’yu Farklı Yendi: 5-1’lik Zaferle Avrupa Ligi’ne Adını Yazdırdı

Bize Destek Olun!

Bağımsız ve özgür yayıncılığın daha fazla kişiye ulaşmasına destek olun!

PEKY’yi Instagram ve YouTube hesaplarımızdan takip ederek içeriklerimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayabilirsiniz.

Bizi takip edin, paylaşın ve birlikte büyüyelim!
InstagramTakip Et
YoutubeSubscribe
XTakip Et

Sosyal Medyada Biz!

Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilir, günlük paylaşımlarımızı izleyebilirsiniz.
FacebookBeğen
XTakip Et
InstagramTakip Et
YoutubeSubscribe
  • Kelime Bulutlarımız:
  • Netflix
  • Ekrem İmamoğlu
  • donald trump
  • Galatasaray
  • yapay zeka
  • Fenerbahçe
  • Özgür Özel
  • Sosyal Medya
  • elon musk
  • Yapay Zekâ

Ayrıca Beğenebilirsiniz

Yaşam

T-Rex Derisinden Çanta Şoku: Dinozor DNA’sı Moda Dünyasına Girdi

Yazan
Derin Soysal
Yaşam

Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu Hayatını Kaybetti.

Yazan
Tuana Dilzel
Magazin

Margot Robbie’nin Hamilelik Fotoğrafları Tartışma Yarattı: Sosyal Medyada Kadın Düşmanlığı

Yazan
Derin Soysal
Bir oyuncunun roman taslağını incelerken görüldüğü temsilî görsel
Sinema

Rachel Cusk’ın Life of M Romanı Natalie Portman’ı Gündeme Taşıdı

Yazan
Tulip Şahin
PEKY
Instagram X-twitter Facebook-f Youtube

Hakkımızda


Her saniye karşınıza çıkan, sözde “farklı” olduğunu iddia eden ancak inatla sürüden ayrılmayı reddedenlerden biri değiliz! Kendi sürüsünü yaratan, ezberleri bozan, ruhunu bir meydan muharebesi alanına asla çevirmeyen; yenilikçi, özgür, eğlenceli, yaratıcı, farklı, tek pencereli bakış açılarına karşı duran bir platformuz. Bol güneşli, gökkuşağı sinmiş bulutlara sarılı gökyüzüne inanan… Pek keyifli bir Medya ve Eğlence içerik platformuyuz.

Google Play’den indirin
Kategoriler
  • Gündem
  • Kültür & Sanat
  • Gastronomi
  • Dünya
  • Teknoloji
Bağlantılar
  • Künye
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Hizmet Şartları

© PEKY Medya. 2025
sekizpiksel

DMCA.com Protection Status

PEKY, sekizpiksel’in resmi markasıdır.

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?