Türkiye ile Yunanistan arasında yıllardır süren gastronomi tartışmalarına şimdi de işkembe çorbası eklendi. Yunanistan’da “patsa” adıyla bilinen geleneksel çorbanın UNESCO kültürel miras listesine dahil edilmesi için başlatılan girişim, Türk kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Selanik’te yıllardır patsa restoranı işleten Dimitris Tsarohas’ın yaptığı başvuru sonrası iki ülke arasında yeni bir mutfak polemiği başladı. Yunan tarafı çorbanın kökeninin Antik Yunan’a kadar uzandığını savunurken, Türkiye’de ise işkembenin Osmanlı mutfağının köklü miraslarından biri olduğu vurgulanıyor.

Sosyal medyada kısa sürede büyüyen tartışma, baklava ve Türk kahvesi polemiklerini yeniden gündeme taşıdı.
Yunanistan UNESCO İçin Harekete Geçti
Yunanistan’ın Selanik kentinde faaliyet gösteren restoran işletmecisi Dimitris Tsarohas, “patsa”nın Yunan kültürüne ait geleneksel bir yemek olarak UNESCO’ya kaydedilmesi için kapsamlı bir dosya hazırladı.
Tsarohas, çorbanın tarihinin Antik Yunan dönemine kadar uzandığını iddia ediyor. Hatta Homeros’un ünlü destanı Odysseia’da geçen bazı ifadelerin işkembe çorbasına işaret ettiğini savunuyor.
Yunan şef, Penelope’nin verdiği ziyafette geçen “yağ ve kanla dolu mideler” ifadesinin bugünkü patsa kültürünün erken örneklerinden biri olduğunu ileri sürdü.
Bu açıklamalar ise Türkiye’de yeni bir gastronomi tartışmasının fitilini ateşledi.
Türkiye’den Tepki Gecikmedi
Yunanistan’ın girişiminin ardından Türk medyasında çok sayıda yorum ve haber yayımlandı. Birçok kişi işkembe çorbasının yüzyıllardır Türk mutfak kültürünün önemli parçası olduğunu savundu.
Özellikle Osmanlı dönemine ait kaynaklarda işkembe çorbasından sıkça söz edildiği belirtiliyor. Evliya Çelebi’nin ünlü eseri Seyahatname’de İstanbul’daki işkembe satıcılarına dair anlatımlar bulunması da tartışmanın önemli dayanaklarından biri olarak gösteriliyor.

İstanbul’daki tarihi restoran işletmecilerinden Ali Türkmen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bu durum baklava tartışmasına benziyor. İşkembe yüzyıllardır bizim mutfak kültürümüzde yer alıyor.”
Türkiye’de özellikle gece hayatının ardından tüketilen en popüler çorbalardan biri olan işkembe, aynı zamanda geleneksel şifa kaynağı olarak da görülüyor.
İşkembe Mi, Patsa Mı?
Her iki ülke arasında yaşanan tartışmaya rağmen yemeklerin birbirine oldukça benzediği dikkat çekiyor.
Ancak tariflerde bazı farklılıklar bulunuyor.
Yunan versiyonu olan patsa:
- daha yoğun şekilde paça eti içeriyor,
- dana eti kullanımına daha fazla yer veriyor,
- bazı bölgelerde sarımsak oranı daha düşük tutuluyor.
Türk usulü işkembe çorbası ise:
- işkembenin kendisini merkeze alıyor,
- sirke ve sarımsakla servis ediliyor,
- terbiyeli yapısıyla öne çıkıyor.
Uzmanlara göre bu farklılıklar aslında iki ülkenin ortak mutfak geçmişinin doğal sonucu olarak değerlendiriliyor.
Osmanlı Mirası Tartışmaları Yeniden Gündemde
İşkembe tartışması, Türkiye ve Yunanistan arasında yıllardır süren gastronomi rekabetinin son örneği oldu.
Daha önce:
- baklava,
- Türk kahvesi,
- cacık,
- yaprak sarma,
- yoğurt
gibi birçok ürün de iki ülke arasında tartışma konusu olmuştu.
Uzmanlar, bu benzerliklerin temelinde Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki ortak yaşam kültürünün bulunduğunu belirtiyor.
Yüzyıllar boyunca aynı coğrafyada yaşayan toplumların mutfaklarının birbirine yakınlaşmasının doğal olduğu ifade ediliyor.
Sosyal Medyada Büyük Tartışma Başladı
Konunun gündeme gelmesinin ardından sosyal medya platformlarında binlerce paylaşım yapıldı.
Bazı kullanıcılar:
- işkembe çorbasının tamamen Türk mutfağına ait olduğunu savunurken,
- bazıları ise Balkan ve Anadolu mutfaklarının ortak geçmişine dikkat çekti.
Özellikle gastronomi içerikleri üreten hesapların paylaşımları kısa sürede milyonlarca görüntülenme aldı.
Tartışma yalnızca Türkiye ve Yunanistan’la sınırlı kalmadı. Balkan ülkelerinden kullanıcılar da benzer çorbaların kendi mutfaklarında bulunduğunu belirterek tartışmaya katıldı.

UNESCO Tartışmaları Devam Edebilir
Uzmanlara göre UNESCO başvuruları artık yalnızca kültürel değil ekonomik önem de taşıyor.
Çünkü tescil edilen ürünler:
- gastronomi turizmini artırıyor,
- uluslararası marka değeri oluşturuyor,
- ülke mutfaklarının tanıtımına katkı sağlıyor.
Bu nedenle ülkeler geleneksel yemekler konusunda daha hassas davranıyor.
İşkembe çorbası tartışmasının da önümüzdeki dönemde yeni diplomatik ve kültürel polemiklere neden olabileceği konuşuluyor.
Ancak tüm tartışmalara rağmen uzmanlar, bu rekabetin aynı zamanda iki ülke arasındaki ortak mutfak kültürünü daha görünür hale getirdiğini belirtiyor.
Kaynak: Euronews

