Kuzey Denizi belgeseli North Sea, Nature Untamed, yüzeyde gri ve kahverengi görünen bu sığ denizin altında saklanan zengin yaşamı anlatıyor. Peter van Rodijnen ile yönetmen Mark Verkerk tarafından hazırlanan yapımda foklar, köpekbalıkları, orkinoslar, orkalar, denizyıldızları ve kısa boynuzlu iskorpit balıkları görüntüleniyor.
Belgeselin önemi, yalnızca daha önce nadiren filme alınmış deniz canlılarını göstermesinden kaynaklanmıyor. Yapım, Kuzey Denizi’ndeki yaşamın tek tek hayvanlardan oluşmadığını, planktondan büyük deniz memelilerine uzanan geniş bir sistemin parçası olarak işlediğini ortaya koyuyor. Bu ekosistem, onlarca yıl süren yoğun balıkçılık, petrol çıkarımı ve diğer insan faaliyetlerine rağmen bazı bölgelerde canlılığını koruyor.

Peter van Rodijnen’ın 20 Yıllık Kuzey Denizi Dalışları
Hollandalı görüntü yönetmeni ve dalış tutkunu Peter van Rodijnen’ın Kuzey Denizi’ne ilgisi çocukluk yıllarına uzanıyor. Jacques Cousteau’nun daha ılıman sulardaki keşiflerini izleyerek büyüyen Van Rodijnen, zamanla kendi ülkesinin kıyılarındaki deniz yaşamını kaydetmeye başladı.
Van Rodijnen, kamera teknolojisinin gelişmesinden de yararlanarak 20 yılı aşkın süre boyunca Hollanda kıyılarının yakınında görüntüler topladı. Yaklaşık on yıl önce yönetmen Mark Verkerk’le birlikte çalışmaya başladı. İkilinin çıkış noktası, Kuzey Denizi üzerine bir film yapılacaksa bunu kendilerinin gerçekleştirmesi gerektiği düşüncesiydi.
Belgeselin çekimleri yedi yıl sürdü. Ancak ekip, denizin koşulları nedeniyle planladığı görüntülere ulaşmakta büyük zorluk yaşadı. Kuzey Denizi’nde planlanan her beş dalıştan dördü, dalgalı hava nedeniyle iptal edildi. Görüş mesafesinin düşmesi, güçlü akıntılar, soğuk su ve dalış ekipmanlarının sınırları çekim süresini de kısalttı. Van Rodijnen, her dalışta yalnızca 20 ya da 30 dakika çekim yapabildiklerini belirtiyor.

Plankton Patlamaları Görüş Mesafesini Azaltıyor
Kuzey Denizi’nde su altı çekimlerini zorlaştıran başlıca unsurlardan biri, her yıl yaşanan büyük plankton patlamaları. Bu oluşumlar, denizdeki yaşam piramidinin temelini oluşturuyor ve farklı türlerin beslenmesini sağlıyor. Sığ sular ve güçlü gelgitlerle birleştiğinde ise görüş mesafesini, kamera kullanımını son derece güçleştirecek kadar azaltıyor.
Yönetmen Mark Verkerk, Kuzey Denizi hakkında bugüne kadar çok az sayıda büyük ölçekli film yapılmasının tesadüf olmadığını söylüyor. Ekip; balıkçı teknelerine, rüzgâr çiftliği inşaat alanlarına ve açık denizdeki canlıların peşine düşmek için düzenlenen gezilere defalarca son anda yön değiştirmek zorunda kaldı.
Belgeselde buna rağmen denizyıldızları, ıstakozlar, yılan yıldızları, kelp ormanları, foklar ve basking shark olarak bilinen güneşlenen köpekbalıkları yer alıyor. Kuzey Denizi’nin bazı bölümleri, renkleri ve canlı çeşitliliğiyle tropikal bir resifi andıran bir görünüm sunuyor. Van Rodijnen’ın daha önce dalış yaptığı Büyük Set Resifi ise bu denize kıyasla çok daha erişilebilir bir ortam olarak aktarılıyor.
Belgesel Büyük Türler Kadar Ekosisteme de Odaklanıyor
North Sea, Nature Untamed, yalnızca orkalar ve mavi yüzgeçli orkinoslar gibi tanınan deniz canlılarını izlemiyor. Verkerk’e göre yapımın temel amacı, bütün sistemin nasıl işlediğini göstermek. Orkaların gelişmesi ya da mavi yüzgeçli orkinosların geri dönmesi, onları destekleyen daha geniş ekosistem sayesinde mümkün oluyor.
Bu yaklaşım, yapımı hayvanların insanlardan tamamen ayrı yaşadığı geleneksel doğa belgesellerinden farklı bir noktaya taşıyor. Filmde insanlar, Kuzey Denizi’ndeki yaşamın hem destekleyicisi hem de dönüştürücüsü olarak gösteriliyor. Balıkçılık ve aşırı avlanmanın etkileri, ekosistemin farklı halkaları üzerinden ele alınıyor.
Yapım, kum yılan balıklarının azalmasının puffinler üzerindeki etkisini de inceliyor. Van Rodijnen, bir Hollandalı balıkçı teknesine katılıyor.
