Oasis geri dönüş filmi Oasis: Don’t Look Back In Anger, Liam ve Noel Gallagher’ın 16 yıl aradan sonra yeniden aynı sahneye çıkışını ve bu buluşmanın arkasındaki gerilimi anlatıyor. Yönetmenler Will Lovelace ile Dylan Southern, filmin Cardiff’teki ilk konserde yaşanan bekleyişi, hayranların yoğun duygusunu ve iki kardeşin yeniden birlikte çalışmaya başlamasını nasıl kayda aldıklarını aktardı.
Filmdeki en kritik anlardan biri, Oasis’in geri dönüş turnesinin ilk konseri öncesinde Cardiff’te yaşandı. Geçen yıl 4 Temmuz’da Principality Stadyumu’nda 74.500 kişi konserin başlamasını beklerken Liam Gallagher’dan henüz haber alınamamıştı. Sahne arkasında Noel Gallagher mekânın yükleme alanında dolaşıyor, konserin yeniden bir krize dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyordu.

Cardiff Konserindeki Bekleyiş Filme Yansıdı
Lovelace, konser öncesinde gelişmeleri bir monitörden izlediğini ve görüntünün aniden kesildiğini söyledi. Görüntü geri geldiğinde Liam ile Noel’in sohbet ettiğini gören yönetmen, iki kardeşin kısa süre sonra sahneye çıkmasıyla stadyumda büyük bir karşılık oluştuğunu anlattı.
Noel’in filmdeki anlatımı da bu karşılaşmanın şaşkınlığını ortaya koyuyor. Liam’ın son provaya katılmadıktan sonra mekâna gelip kardeşinin elini tuttuğunu ve ardından sahneye çıkarak uzun zamandır olmadığı kadar genç bir enerjiyle şarkı söylediğini belirten Noel, yaşananlara inanamadığını dile getiriyor.
Cardiff’teki bu giriş, Oasis: Don’t Look Back In Anger filminin öne çıkan sahnelerinden biri olarak aktarılıyor. Yapım, grubun 1990’larda Manchester’dan çıkıp dünyanın en büyük rock gruplarından biri hâline gelmesine kısa bir bölüm ayırıyor. Asıl odak ise yaklaşık 30 yıl sonra gerçekleşen geri dönüş süreci.

Oasis Live 25 Turnesinin Rakamları
Oasis Live 25 turnesi 14 ülkede, beş kıtaya yayılan 41 konserden oluştu. Turneye iki milyondan fazla kişi katıldı. Lovelace ile Southern’ın filmi, konserlerin yüksek enerjisini göstermenin yanı sıra Liam ve Noel arasındaki uzun süreli kırgınlığın yeniden birlikte müzik yapmalarıyla nasıl değiştiğini de ele alıyor.
Kameralar, Noel’in turnenin hayranlar üzerindeki etkisine hazırlıksız yakalandığını söylediği anları da kaydetti. Noel, insanların bu konserlere yüklediği anlamı ve ortaya çıkan yoğun duyguyu beklemediğini ifade ediyor.
Lovelace, yönetmenlerin de Cardiff’e benzer bir hazırlıksızlıkla gittiğini söyledi. Ona göre stadyumdaki atmosfer yalnızca Oasis’le ilgili değildi; konser, çok sayıda insan için daha büyük bir anlam taşıyordu. Yönetmen, bu karşılaşmanın boyutundan etkilendiğini belirtti.
Kameralar Altı Hafta Boyunca Gizlendi
Filmin çekimleri, grubun Londra’daki provaları sırasında özel bir yöntemle gerçekleştirildi. Lovelace, Oasis’in daha önce prova sürecinin görüntülenmesine izin vermediğini ve bu nedenle çekimlerin kapsamlı görüşmeler gerektirdiğini anlattı.
Yönetmenler, doğrudan kameralarla prova alanına girmek yerine ekipmanların içine gizli kameralar yerleştirdi. Ekip, dışarıdaki bir Portakabin’den görüntüleri takip etti. Lovelace ile Southern, altı hafta boyunca grubun kendilerini ve çekim ekibini görmediğini söyledi.
Yönetmenlerin Oasis’le Kişisel Bağı
Lovelace ve Southern, Oasis’le yalnızca yönetmen olarak değil, grubun müziğiyle büyümüş hayranlar olarak da ilişki kuruyor. Lovelace, ergenlik döneminde Walkman’inde Definitely Maybe dinlediğini ve bu müziğin kendisine aitmiş gibi hissettiren ilk müzik olduğunu söyledi.
Southern ise grubu 1994’te Hull’daki 200 kişilik Adelphi salonunda izledi. Yönetmene göre Oasis, o dönemde işçi sınıfından kuzeylilerin kendilerine ait gördüğü bir gruptu. Oasis Live 25 biletleri satışa çıktığında Lovelace telefondan bilet almaya çalıştı ancak başarılı olamadı; Southern ise sonunda bu girişimden vazgeçti.
İkili, daha önce New York bağımsız müzik sahnesini anlatan Meet Me in the Bathroom ve LCD Soundsystem’ın canlı veda konserini konu alan Shut Up and Play the Hits filmlerinde birlikte çalıştı. Oasis projesinde ise Peaky Blinders’ın yaratıcısı Steven Knight senarist olarak ekibe katıldı.
