Neil Young Second Song albümü, 80 yaşındaki müzisyenin 2026 içinde yayımladığı ikinci yeni çalışma oldu. Reprise etiketiyle çıkan yedi parçalık albüm, Young’ın geçmişe dönük seçimleri ve değişken ilham düzeyi nedeniyle yer yer dengesiz bir tablo sunuyor. Buna karşın yaklaşık 11 dakikalık başlık şarkısı ile uzun bestesi Soon I Might Be Going, çalışmanın en güçlü anlarını oluşturuyor.
Neil Young, 2020’den bu yana dokuz yeni albüm, 30 dakikalık bir EP, kendi yönettiği beş film, başka yönetmenlerin imzasını taşıyan üç film, 10 arşiv canlı albümü, altı arşiv stüdyo albümü ve iki box set yayımladı. Müzisyen bu dönemde Crazy Horse, solo performansları ve yeni grubu Chrome Hearts ile turnelere de çıktı.
Young’ın son dönemdeki yoğun üretim temposu, yakın zamanda yorgunluk gerekçesiyle bir Avrupa turnesini iptal etmesiyle yeniden gündeme geldi. Second Song, bu koşulların ardından müzisyenin üretkenliğinin niteliği üzerine soru işaretleri doğuran bir albüm olarak değerlendiriliyor.

Second Song Daha Akustik Bir Çizgide İlerliyor
Albüm, Chrome Hearts’ın yaratabileceği yüksek volümlü ve Crazy Horse etkili sound yerine Young’ın daha sakin akustik tarafına yaslanıyor. Önceki çalışmasına kıyasla daha işlenmiş bir müzikal yapı duyulsa da bu yaklaşım, albümün tamamında aynı ölçüde karşılık bulmuyor.
Açılış parçası The Foggy Edge of Time, geriye doğru çalınan gitar solosu da dahil olmak üzere duyulabilir üst kayıtlar barındırıyor. Şarkı, Young’ın kişisel bedeli ne olursa olsun kendi müzikal yönünü izleme hakkını savunduğu besteleri hatırlatıyor.
Albümdeki yedi parçanın ikisi, Young’ın 1960’ların başındaki grubu Squires ile ilk kez seslendirdiği çalışmaların yeniden kayıtlarından oluşuyor. Casting Me Away From You ve I’ll Love You Forever hoş melodilere sahip olsa da albümün belirleyici parçaları arasında yer almıyor.
İlk şarkının melodisinin, Young’ın 1968 tarihli solo çıkış albümündeki The Emperor of Wyoming’de daha önce kullanıldığı belirtiliyor. I’ll Love You Forever ise müzisyenin partneri Daryl Hannah için yeniden düzenlediği bir övgü şarkısı olarak öne çıkıyor.

Albümün En Uzun İki Şarkısı Öne Çıkıyor
Second Song’un geri kalanında, önceki albüm Talkin to the Trees’teki dağınık anlatımı sürdüren Day After Day bulunuyor. Yedi dakikalık parça, uzun süresine rağmen aynı etkiyi yaratamıyor. Earth Girl ise rock’n’roll öncesi popa yönelen beklenmedik ve daha tatlı bir ara durak niteliği taşıyor.
Albümün süresinin neredeyse yarısını oluşturan iki uzun parça, çalışmanın dengesini değiştiriyor. Soon I Might Be Going, başlığından itibaren hayatın sonuna yaklaşma duygusunu taşıyor. Young, şarkıda “Seni yarın gibi özlüyorum” sözlerini kullanırken Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki tadilatından kızı Amber Jean’le yaşadığı yabancılaşmaya kadar farklı konulara uzanıyor.
Young, Amber Jean’le arasındaki mesafeye Talkin to the Trees’te de değinmişti. Önceki şarkıdaki öfkeli ve kırgın tondan farklı olarak burada daha yalvaran, yoksunluk duygusuyla şekillenen bir anlatım duyuluyor: “Bana geri dön, güzel kızım, senin anın benim.”
Albümün başlık şarkısı Second Song ise çalışmanın en etkileyici bölümü olarak öne çıkıyor. Melodisi, Young’ın daha önceki güçlü bestelerini belirgin biçimde tekrar etmiyor. Yaklaşık 11 dakikalık şarkı, dinleyicinin uzunluğunu fark etmeden ilerleyebilecek bir akış kuruyor.
Parçanın sözleri, dökülen yapraklar ve dışarıda yakılmak üzere biriken yığınlar üzerinden ışığın sönmekte olduğu hissini aktarıyor. Soon I Might Be Going’in aksine Second Song, müziğin zor zamanlarda teselli sağlayabileceği fikrine ulaşan daha yatıştırıcı bir kapanış sunuyor.
Second Song’un bütün parçaları aynı seviyede değil. Yine de albümün başlık şarkısı ve Soon I Might Be Going, Neil Young’ın ileri yaşına rağmen güçlü ve uzun soluklu besteler üretebildiğini gösteren iki çalışma olarak ayrışıyor.
