Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde sürgündeki yönetmenler için ayrı bir Oscar kategorisi oluşturulması önerisi tartışıldı. İranlı yönetmen Mohammad Rasoulof ile İran doğumlu Afgan sinemacı Shahrbanoo Sadat, böyle bir sınıflandırmanın sanatçıları tek bir etiket altında toplamasına karşı olduklarını söyledi. Tartışma, Cate Blanchett’in kurucu ortakları arasında yer aldığı Displacement Film Fund’ın desteklediği ilk beş kısa filmin Japonya prömiyeri sırasında gerçekleşti.
Soru, Akademi’nin sürgündeki sinemacıların Oscar değerlendirmelerine uygun kabul edilmesini sağlayan kural değişikliğinin ardından gündeme geldi. Akademi’nin üst düzey yöneticileri de bu hafta festivalde yer aldı. Yeni düzenleme, farklı nedenlerle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan film yapımcılarının Oscar sürecindeki konumuna ilişkin tartışmayı yeniden görünür hale getirdi.

Rasoulof ve Sadat Ayrı Kategori Fikrine Karşı Çıktı
Fonun desteklediği “Super Afghan Gym” adlı kısa filmin yönetmeni Sadat, kendisinin “yerinden edilmiş sinemacı” şeklinde tanımlanmasından rahatsız olduğunu belirtti. Sadat, “Etiketlenmeyi gerçekten hiç sevmiyorum. Kendimi Shahrbanoo Sadat, yerinden edilmiş sinemacı olarak görmüyorum. Bu bana komik geliyor, bu bir şaka,” dedi.
Sadat, böyle bir kategori oluşturulması halinde Oscar kazanmanın bile fikrini değiştirmeyebileceğini söyledi. Yönetmen, “Bana Oscar verseler bile yerinden edilmişler kategorisinde yer almaktan hoşlanacağımdan emin değilim,” ifadelerini kullandı.
Mohammad Rasoulof da sinemacı olarak enerjisini film üretmeye yöneltmek istediğini aktardı. “The Sense of Water” filmini yöneten Rasoulof, filmlerin nerede gösterildiğinin kendisi açısından ikincil kalabileceğini belirterek farklı kategorilerin zaman zaman sorun yaratabileceğini söyledi. Yönetmen, çabasını sinemacılar ve izleyiciler arasındaki mesafeyi azaltmaya vermek istediğini dile getirdi.
Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nin (IFFR) genel müdürü Clare Stewart da ayrı bir kategoriye ihtiyaç olmadığını savundu. Stewart, Rasoulof’un “The Seed of the Sacred Fig” filminin son Oscar döneminde aday gösterildiğini ve Almanya’yı temsil ettiğini hatırlattı. Bu örneğin, yerinden edilmiş bir sinemacının tek bir kimlik ya da kategoriyle sınırlandırılmadan Oscar sürecinde yer alabileceğini gösteren bir tartışma alanı yarattığını söyledi.

Cate Blanchett Akademi’nin Kural Değişikliğini Destekledi
Cate Blanchett, paneldeki katılımcıların Akademi’nin kararını olumlu karşıladığını belirtti. Blanchett’e göre savaşlar ve çatışmalar nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan sanatçıların kariyerleri de kesintiye uğrayabiliyor. Akademi’nin bu durumu tanımasının küçük görünen fakat derin anlam taşıyan bir adım olduğunu ifade etti.
Blanchett, fonun ilk grubunda yer alan filmlerin Los Angeles’ta Akademi’nin uygunluk koşullarını karşılayan bir gösterim yaptığını söyledi. New York’ta kasım ayı ortasında yeni bir gösterim düzenlenmesi planlanıyor. Bu gösterimlerin Oscar değerlendirmelerinin yanı sıra filmlerin Amerika’daki izleyicilerle buluşması açısından da önem taşıdığını belirtti.
Blanchett, film sektörünün uluslararası ortak yapımlara alışkın olduğunu ve sinema alanındaki kültürel iletişimin hükümetler için de örnek oluşturmasını istediğini söyledi.
Displacement Film Fund’ın İlk Filmleri Festival Yolculuğunda
Displacement Film Fund, kendileri yerinden edilmiş olan ya da yerinden edilme deneyimini sahici biçimde anlatan sinemacıları destekliyor. Girişimin temelleri, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Aralık 2023’te düzenlediği Küresel Mülteci Forumu’nda atıldı. Blanchett, on yılı aşkın süredir UNHCR’nin iyi niyet elçisi olarak görev yapıyor ve forumda Uniqlo’nun ana şirketi Fast Retailing’de yönetici olan Yanai Koji ile tanıştı.
Girişim, Ekim 2024’te Clare Stewart’ın Blanchett’e IFFR’nin yürüttüğü Hubert Bals Fonu’ndan söz etmesiyle hız kazandı. IFFR, altyapının sınırlı olduğu veya film projelerinin siyasi nedenlerle destek bulmasının zorlaştığı ülkelerdeki sinemacılara 30 yıldır destek veren bu deneyim üzerinden yeni fonun yönetimini üstlendi. Fon, Ocak 2025’te IFFR kapsamında başlatıldı.
Fonun kurucu ortakları arasında Yanai’nin yapım şirketi Mastermind, Uniqlo, Tama Family Foundation, Amahoro Coalition ve Hollanda merkezli Droom en Daad vakfı bulunuyor. Spinoza Foundation ise bu yıl IFFR’de ana ortak olarak girişime katıldı.
2025’te Cannes’da tanıtılan ilk grup Mohammad Rasoulof, Shahrbanoo Sadat, Mo Harawe, Hassan Fazili ve Maryna Er Gorbach’tan oluşuyor. Filmlerinin prömiyeri ocak ayında IFFR’de yapıldı; ardından Londra ve El Gouna’da gösterildi. São Paulo da filmlerin festival programındaki duraklar arasında yer alıyor. İkinci grup ise şu anda kendi filmlerini hazırlıyor.
Blanchett, yönetmenlere konu ve anlatım biçimi konusunda tam özgürlük verildiğini, filmlerin doğrudan yerinden edilme temasını işlemek zorunda olmadığını söyledi. Rasoulof’un “The Sense of Water” filmi, bir göçmenin yalnızlığına ve yeni bir dil öğrenme mücadelesine odaklanıyor.
