Fransa’daki son öğrenci protestolarında öne çıkan müzisyenler, performanslarını gaz kapsüllerinin ve çatışmalı sokakların ortasında sürdürdü. Genç orkestra şefi Étienne Jarrier ile arkadaşlarının kurduğu L’Orchestre du Nouveau Monde, klasik müziği yalnızca konser salonlarına ait bir sanat olarak görmediğini gösterdi.
Orkestra, protestolar sırasında sergilediği performanslarla viral oldu. Topluluk, müziği “kutsal bir güzellik nesnesi değil, mücadele aracı” olarak tanımlıyor ve çalışmalarını sivil itaatsizlik, okullara yönelik erişim programları, gösteriler ile konserler üzerinden yürütüyor.

L’Orchestre du Nouveau Monde Klasik Müziği Sokağa Taşıyor
L’Orchestre du Nouveau Monde’un yaklaşımı, kusursuz akustik sunan salonlarda sessizce dinlenen konser anlayışından ayrılıyor. Topluluk; televizyon stüdyolarının, şirketlerin, kurumların ve protesto etmeyi seçtiği sektörlerin önünde çalmayı tercih ediyor.
Orkestranın hedefi, dinleyicilerin yalnızca koltuklarında oturup müziği takip etmesi değil. Grup, izleyicilerin performansa şarkı söyleyerek, hareket ederek ve bağırarak katılmasını istiyor. Paris’teki Place de la République gibi kamusal alanların yanı sıra bir buzulun eteklerinde de performans sergileyebiliyor.
Jarrier ve arkadaşlarının savunduğu dünya; ırkçılık karşıtı, kapitalizm karşıtı, feminist, çevreci ve küçülme yanlısı bir çizgiye dayanıyor. Bu tutum, hem siyaset dünyasındaki baskın yönelimlere hem de klasik müzik kurumlarının yerleşik işleyişine açık bir meydan okuma niteliği taşıyor.
Orkestra, La Marseillaise’i, The Avengers yapımlarından müzikleri, Dvořák’ın New World Symphony’sini ve protesto şarkılarını seslendiriyor. Performansların başarısı ise doğru notaların doğru sırayla çalınmasından çok, dinleyiciler üzerinde bilinç yükseltici bir etki yaratıp yaratmadığıyla ölçülüyor.

Müzisyenler Radikal Orkestra Geleneğini Sürdürüyor
L’Orchestre du Nouveau Monde, politik amaçla müzikal anlayışı birleştiren ilk topluluk değil. Orkestra, bu yönüyle 1969 ve 1970’te Birleşik Krallık’ta kurulan Scratch Orchestra ile Portsmouth Sinfonia’nın çağdaş bir akrabası olarak değerlendiriliyor.
Besteciler Cornelius Cardew, Howard Skempton ve Michael Parsons tarafından 1969’da kurulan Scratch Orchestra, müziği her beceri seviyesinden ve her geçmişten katılımcıya açmayı amaçladı. Topluluğun önemli çalışması The Great Learning, Konfüçyüs’ün metinlerine dayanıyordu.
Scratch Orchestra’nın yaklaşımı, klasik müziğin cilalı ve kusursuz icra anlayışı yerine radikal bir kapsayıcılığı öne çıkardı. Topluluk, bu ölçekteki bir müziğin onu çalmak isteyen herkese ait olabileceğini savundu.
Scratch Orchestra daha sonra eleştirdiği kurumlarda da sahne aldı ve 1972’de Proms’ta çaldı. Cardew’nun giderek yoğunlaşan sol aktivizmi müziğini farklı bir yöne taşırken topluluk 1974’te dağıldı.
Portsmouth Sinfonia’nın Klasik Müziğe Anarşik Yaklaşımı
Kendisini “dünyanın en kötü orkestrası” olarak tanımlayan Portsmouth Sinfonia ise klasik eserleri, müzisyenlerin çalmayı bilmediği enstrümanlarla seslendirmeye çalıştı. Toplulukta Gavin Bryars, Brian Eno ve Michael Nyman gibi isimler de yer aldı.
Bu yöntem; Beethoven’ın senfonilerinden Handel’e ve Hooked on Classics’e kadar uzanan, kasıtlı ve coşkulu bir kakofoni ortaya çıkardı. Portsmouth Sinfonia’nın klasik repertuvarı diskoya uyarlama girişimi, Royal Philharmonic’in listelerde başarı kazanan gösterişli yorumunu parodileştirdi.
Topluluğun Classical Muddly çalışması, 1981’de listelerde 38 numaraya kadar yükseldi.
L’Orchestre du Nouveau Monde’un klasik müziğin “gerçeklikle yeniden bağ kurması” gerektiğine ilişkin manifestosu, müziği kapalı konser salonlarından çıkarıp toplumsal hayatın içine yerleştirme arzusunu ortaya koyuyor.
