Tokyo Uluslararası Film Festivali’yle bağlantılı Kering Women in Motion programı, salı günü Toho Cinemas Roppongi Hills’te yoğun katılımla bir söyleşi düzenledi. Etkinlikte Japon sineması küresel ilgi kazanırken bu ilgiyi gelecek kuşaklara aktarma, farklı kültürleri temsil etme ve sektörde çoğul düşünce oluşturma konuları ele alındı.
Yönetmen Kore-eda Hirokazu, etkinliğin açılışında yaptığı kısa konuşmada son yıllarda uluslararası film festivallerinde Japon filmlerine yönelik ilginin arttığını söyledi. Kore-eda, 10 yıl önce bu tür değerlendirmeleri duymadıklarını belirterek Hamaguchi Ryusuke ve Fukada Koji’nin öncülüğünde 20’li ve 30’lu yaşlarındaki yönetmenlerin yapıtlarını yurt dışında göstermesinin bu ilgiyi güçlendirdiğini ifade etti.

Kore-eda’dan Japon Sinemasının Geleceğine Vurgu
“Japon filmleri şu anda gerçekten ilginç” yorumunun uluslararası festivallerde daha sık duyulduğunu aktaran Kore-eda, mevcut birikimin gelecek nesle nasıl aktarılacağının eski kuşak için önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Yönetmen, bu filmlerle karşılaşan sinema izleyicileri açısından da aktarımın önem taşıdığını dile getirdi.
Gazeteci Tatsuta Atsuko’nun moderatörlüğündeki panelde Arashi üyesi ve oyuncu Ninomiya Kazunari, yapımcı Murata Chieko ile Academy Museum of Motion Pictures ve Academy Collection’ın direktörü ve başkanı Amy Homma yer aldı. Konuşmacılar, Japon sinemasının bugünü ve geleceğinin yanı sıra sektörde çeşitlilik ve kapsayıcılık başlıklarını değerlendirdi.
Homma, Japon-Amerikalı ve Yahudi-Amerikalı kimliklerinin uzun tarihsel miraslar taşıdığını belirterek birden fazla gerçeğin aynı anda var olabileceği bilinciyle yetiştirildiğini söyledi. Ulusal sinemaların da birbirine paralel biçimde var olabileceğini ifade eden Homma, Amerikan, Japon ve Fransız film tarihinin birbirinden daha önemli olmadığını vurguladı.

Filmler Kültürler Arası Anlayışı Güçlendiriyor
Homma’ya göre film tarihine geniş bir çerçeveden bakmak ve farklı sinema türleriyle tanışmak, insanların kendi deneyimlerinin dışındaki yaşamları anlamasına yardımcı oluyor. Sinemanın empati ve kültürel anlayış geliştirmek için güçlü bir alan olduğunu söyleyen Homma, farklı deneyimlerin filmler aracılığıyla öğrenilebileceğini belirtti.
Ninomiya ise Clint Eastwood’un Akademi Ödüllü II. Dünya Savaşı draması “Letters from Iwo Jima”daki başrolüyle uluslararası alanda dikkat çekmesinin ardından edindiği deneyimleri anlattı. Uluslararası bir yapımda çalışmanın kendisine farklılıkları görme ve öğrenme fırsatı sunduğunu söyleyen oyuncu, yabancı ekiplerin Japon setlerine kıyasla daha fazla soru sorduğunu aktardı. Bu yaklaşımın, tepeden inme açıklamalar yerine çözüme ulaşan bir konuşma ortamı oluşturduğunu ifade etti.
Kokuho Yapımcısından Çeşitlilik Mesajı
2025’in büyük gişe başarısı elde eden kabuki temalı draması “Kokuho”nun yapımcısı Murata Chieko, mümkün olduğunca çok kişiyi etkileyecek, güldürecek ve ağlatacak bir yapım ortaya koymak istediğini söyledi. Yurt dışında övgüler alan ve En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı Oscar’ına aday gösterilen film üzerinden konuşan Murata, farklı kültürel bakış açılarına hoşgörünün bu hedef için gerekli olduğunu belirtti.
Homma ise müze yönetiminde araştırmadan pazarlamaya kadar farklı alanlarda çalışan ekipler için en uygun kişiyi bulmaya odaklandığını söyledi. Kültürel farklılıkların ve bireysel özelliklerin bir güç olarak görülmesini isteyen Homma, cinsiyet ifadesi, etnik köken ve yaş çeşitliliğinin güçlü ekipler oluşturduğunu belirterek “çoğul düşünce” vurgusu yaptı.
