Uganda’nın kuzeydoğusundaki Karamoja, yağmurların kesilmesi ve ekili alanların kurumasıyla büyüyen ağır bir açlık kriziyle karşı karşıya. Bölgede en az 19 kişinin açlığa bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiği bildirilirken Uganda hükümeti, yüz binlerce haneye ulaşması planlanan geniş çaplı bir acil gıda dağıtımını başlattı.
- Yağmurlar Gelmedi, Bir Tarım Sezonu Kaybedildi
- 9 Bin 400 Tonluk Acil Gıda Operasyonu Başladı
- 122 Bin Çocuk Yetersiz Beslenme Riskiyle Karşı Karşıya
- Aileler Hayatta Kalmak İçin Altın Madenlerine İniyor
- Karamoja Neden Sürekli Açlık Krizi Yaşıyor?
- Uluslararası Yardım Kesintileri Uganda’nın Yükünü Artırdı
- Acil Yardım Hayat Kurtaracak Ancak Krizi Bitirmeyecek
Karamoja’nın yaklaşık 1,5 milyonluk nüfusunun tamamı kuraklığın ekonomik ve sosyal etkilerini hissediyor. Bununla birlikte uluslararası gıda güvenliği ölçümlerine göre bölgedeki herkes aynı derecede açlık tehlikesinde değil. En güncel IPC analizinde, Nisan-Temmuz 2026 döneminde yaklaşık 473 bin kişinin kriz veya daha ağır seviyede akut gıda güvensizliği yaşadığı, bunların 41 bininin acil durum kategorisinde bulunduğu hesaplandı.

Yağmurlar Gelmedi, Bir Tarım Sezonu Kaybedildi
Karamoja’da geçim kaynaklarının önemli bir bölümü yağmura bağlı küçük ölçekli tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Ancak 2026 ekim döneminin başladığı nisandan bu yana anlamlı yağış alınmaması, mısır, sorgum ve fasulye ekili alanlarda büyük kayıplara yol açtı. Hane stokları tükenirken pazardan gıda satın alma imkânı bulunmayan aileler günlük öğünlerini azaltmaya başladı.
Uganda Parlamentosunda yapılan değerlendirmelerde Karamoja’da 1,15 milyon dönümden fazla ekili alanın zarar gördüğü belirtildi. Milletvekilleri, açlığa bağlı 20’ye yakın ölüm bildirildiğini ancak hükümetin ilk aşamada 16 vakayı resmen doğruladığını açıkladı. Sonraki saha bildirimleriyle haber kaynaklarının aktardığı toplam sayı 19’a yükseldi. Bu nedenle kesin bilanço, sağlık ve yerel yönetim kayıtları tamamlandıkça değişebilir.
9 Bin 400 Tonluk Acil Gıda Operasyonu Başladı
Uganda hükümeti, krize karşı 9,4 milyon kilogram, diğer ifadeyle 9 bin 400 ton mısır unu ve kuru fasulye dağıtacak. Yardımın Karamoja’daki dokuz ilçede bulunan 480 yerleşim birimindeki 313 bin 987 haneye ulaştırılması planlanıyor.
Operasyon, Başbakanlık Ofisi, yerel yönetimler, Uganda ordusuna bağlı kuruluşlar, cezaevi idaresi ve polis teşkilatının katılımıyla yürütülüyor. Hükümet, her gıda çuvalının kayıt altına alınacağını, yardımların başka amaçlarla kullanılmasına veya satılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı.
The Guardian’ın aktardığına göre iki ay sürmesi planlanan yardım programı için parlamento tarafından 45 milyar Uganda şilini tutarında acil kaynak ayrıldı. Dağıtımın Kaabong bölgesindeki Lodiko İlkokulu’nda başlatıldığı ve yardımın en ağır durumdaki hanelere öncelik verilerek ulaştırılacağı bildirildi.

122 Bin Çocuk Yetersiz Beslenme Riskiyle Karşı Karşıya
Krizin en ağır sonuçları çocuklarda görülüyor. IPC’nin Haziran 2026’da yayımladığı beslenme analizine göre Mart 2026 ile Şubat 2027 arasında altı ay ile beş yaş arasındaki yaklaşık 122 bin 100 çocuğun akut yetersiz beslenme yaşaması bekleniyor. Bu çocukların 30 bin 600’ünün ağır akut yetersiz beslenme vakası olabileceği tahmin ediliyor.
Aynı analiz, 8 bin hamile veya emziren kadının da beslenme tedavisine ihtiyaç duyacağını gösteriyor. Kaabong ve Kotido ilçeleri, akut yetersiz beslenmede “kritik” olarak tanımlanan dördüncü aşamaya yerleştirildi. Kaabong’daki oranların Dünya Sağlık Örgütünün acil durum eşiği kabul ettiği yüzde 15’in üzerinde seyrettiği bildirildi.
Sağlık merkezleri halihazırda yüzlerce ağır yetersiz beslenme vakasını tedavi ediyor. Ancak uzak köylerden kliniklere ulaşmanın maliyeti, sağlık personeli eksikliği ve tedavi edici gıdaların sınırlı olması, gerçek vaka sayısının kayıtlara yansıyandan daha yüksek olabileceği endişesini doğuruyor.

Aileler Hayatta Kalmak İçin Altın Madenlerine İniyor
Kuraklık yalnızca sofralardaki yemeği azaltmadı; bölgedeki geçim düzenini de değiştirdi. Mahsullerini tamamen kaybeden bazı kadınlar, çocuklarına mısır ve fasulye alabilmek için küçük ölçekli altın çıkarma alanlarında çalışmaya başladı.
Moroto yakınlarında yaşayan 21 yaşındaki iki çocuk annesi Angelina Nakiru, günlerini kaya parçalarının ezilerek altın cevherinin ayrıştırıldığı tozlu çalışma alanlarında geçiriyor. Bazı günler yalnızca bir bardak tahıl alabilecek kadar para kazanabildiğini, gelir elde edemediği zamanlarda ise çocuklarıyla birlikte aç uyuduklarını anlattı.
Bu tablo, Karamoja’daki krizin yalnızca “yağmur yağmadı ve ürünler kurudu” şeklinde açıklanamayacağını gösteriyor. Tarım dışı iş imkânlarının sınırlılığı, yüksek yoksulluk, su altyapısının yetersizliği ve ailelerin ekonomik birikime sahip olmaması, tek bir kötü hasat dönemini doğrudan insani felakete dönüştürüyor.
Karamoja Neden Sürekli Açlık Krizi Yaşıyor?
Karamoja, Uganda’nın en kurak ve ekonomik olarak en kırılgan bölgelerinden biri. Dünya Gıda Programı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün tarihsel analizine göre bölgenin herhangi bir yılda kuraklık veya uzun süreli yağışsız dönem yaşama ihtimali yaklaşık yüzde 30. Bölgedeki yoksulluk oranı da ülke ortalamasının çok üzerinde bulunuyor.

Ormansızlaşma, aşırı otlatma ve toprağın verim kaybı, yağışların azalmasıyla birleştiğinde tarımsal üretimi daha da kırılgan hâle getiriyor. Çiftçilerin büyük bölümü sulama sistemi, ürün sigortası, kaliteli tohum ve güvenilir meteorolojik bilgilere erişemiyor. Uganda Parlamentosu bu nedenle yalnızca gıda dağıtılmasını değil; erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesini, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanmasını ve tarım sigortasının genişletilmesini de istedi.
IPC, hasadın devreye girmesiyle Ağustos 2026’dan itibaren durumun kısmen iyileşebileceğini öngörüyor. Buna rağmen Şubat 2027’ye kadar 352 bin kişinin kriz veya daha ağır gıda güvensizliği yaşamaya devam edeceği tahmin ediliyor. Kaabong, Kotido, Karenga ve Moroto ise en kırılgan bölgeler arasında kalacak.
Uluslararası Yardım Kesintileri Uganda’nın Yükünü Artırdı
Karamoja’daki hükümet operasyonu, küresel insani yardım sisteminin ciddi finansman sıkıntısı yaşadığı bir dönemde başladı. Dünya Gıda Programı, Uganda’daki gıda yardımı kapsamını fon eksikliği nedeniyle 2025’in başındaki 1,6 milyon kişiden 663 bin kişiye indirdi. En az kırılgan kategoride değerlendirilen mülteciler destek kapsamından tamamen çıkarılırken, yardım almaya devam edenlerin rasyonları da azaltıldı.
Bu kesintiler doğrudan yalnızca Karamoja halkına yönelik programlarla aynı şey değil. Ancak Uganda’nın yaklaşık 2 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığı düşünüldüğünde, insani yardım kuruluşlarının bütçe kaybetmesi ülkenin sağlık, beslenme ve lojistik kapasitesinin tamamı üzerinde baskı yaratıyor. WFP, Uganda’daki operasyonlarını sürdürebilmek için 2026 sonuna kadar 47 milyon dolarlık acil finansmana ihtiyaç duyduğunu açıkladı.
Buna karşın WFP, Karamoja’daki 320 ilkokulda yaklaşık 255 bin öğrenciye günlük sıcak yemek sağlamaya devam ediyor. Okul beslenme programı, çocukların eğitimde kalması ve ailelerin sınırlı gıda stokları üzerindeki baskının azaltılması açısından kritik önem taşıyor.
Acil Yardım Hayat Kurtaracak Ancak Krizi Bitirmeyecek
Dokuz bin 400 tonluk gıda yardımı, önümüzdeki haftalarda yüz binlerce insanın hayatta kalması için kritik öneme sahip. Ancak yardım paketleri tükendiğinde aynı ailelerin yeniden açlıkla karşılaşmasını engelleyecek kalıcı bir sistem henüz kurulmuş değil.

Uganda hükümeti, Karamoja Bölgesel Kalkınma Planı kapsamında kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı, erken olgunlaşan tohumlar dağıtacağını açıkladı. Parlamento ise su depolama altyapısı, sulama, ürün sigortası ve iklim erken uyarı sistemlerinin hızlandırılmasını talep ediyor.
Uganda Gıda Hakları İttifakı, acil yardımın gerekli olduğunu ancak açlığın yalnızca doğal afet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Kuruluşa göre Karamoja’da su yolları ve tarımsal potansiyel bulunmasına rağmen üretim altyapısına yeterli yatırım yapılmaması, öngörülebilen kuraklıkların tekrar tekrar ölümcül krize dönüşmesine yol açıyor.
Karamoja’daki son gelişme bu nedenle yalnızca bir gıda dağıtım operasyonu değil, hükümetin uzun vadeli dayanıklılık politikalarının sınavı olacak. Yağmur yeniden yağsa bile sulama, gelir çeşitliliği ve çocuk beslenmesi konusunda yapısal adımlar atılmazsa bölge bir sonraki kurak mevsimde aynı felaketle yeniden karşılaşabilir.
Kaynak: The Guardian

