lanterns 3. bölüm, John Stewart’ın (Aaron Pierre) Green Lantern olma yolculuğunun kişisel geçmişini açığa çıkarıyor. HBO Max’te yayımlanan bölüm, John’un çocukluğundan beri ailesi tarafından bu göreve hazırlandığını ve Hal Jordan’ın (Kyle Chandler) yerini alabilmek için yıllarca eğitildiğini gösteriyor.
Bölümde John, kendisini Hal’in yerine geçmeye layık görüp görmediğini anlamaya çalışan Muhafızlardan biri (Laura Linney) tarafından sorgulanıyor. Günümüzdeki gergin görüşme ile John’un çocukluğunu anlatan geri dönüşler iç içe ilerliyor. Böylece karakterin korkusuz olması için nasıl yetiştirildiği ve Green Lantern olma isteğinin hayatındaki bütün kararları nasıl etkilediği anlatılıyor.

John Stewart’ın Çocukluğu Green Lantern Hedefiyle Şekillendi
John’un babası John Stewart Sr. (J. Alphonse Nicholson), geçmişte Muhafızlar tarafından Green Lantern olmak için sınanıyor. Gece yarısı gerçekleştirilen bu sınavda korku gösterdiği için başarısız olan baba, yaşananların ardından oğlunun geleceğine yatırım yapmayı ailenin kurtuluş yolu olarak görüyor.
John’un annesi Bernadette (Jasmine Cephas Jones) de oğlunun kusursuz aday olabilmesi için aynı hedefe bağlanıyor. Ebeveynleri, çocukluğundan itibaren onu farklı yöntemlerle sınamaya başlıyor. John’un başının üzerindeki elmayı vurmaları isteniyor; başka bir sınavda ise tehlikeli bir bölgede yalnız bırakılarak kendi başının çaresine bakması bekleniyor.
Aile, John’u daha disiplinli hâle getirmek için Muhafızların onu kuşlar aracılığıyla sürekli izlediğini de söylüyor. John daha sonra bu anlatının bir yalan olduğunu öğreniyor. Bu gerçek, karakterin seçilmediğini anlamasına ve Green Lantern olmaya layık olduğunu kanıtlamak için çevresindekilerden daha fazla çaba göstermesi gerektiğini düşünmesine yol açıyor.

Aaron Pierre ve Jasmine Cephas Jones Bölümü Nasıl Yorumladı?
Aaron Pierre, üçüncü bölümün çekimleriyle ilgili olarak karakterle bu kadar uzun süre ve derinlikli biçimde çalışma fırsatının kendisi için değerli olduğunu belirtiyor. Oyuncuya göre John’un hayatındaki neredeyse bütün deneyimler, bir gün Green Lantern olma amacıyla bağlantılı.
John’un Deniz Piyadelerine katılması ve çevresindeki insanlardan uzaklaşması da bu hedefin parçaları arasında yer alıyor. Pierre, karakterin kendisinden iki ya da üç kat daha yaşlı insanların bile yaklaşamayacağı kadar yoğun bir hayat deneyimine sahip olduğunu söylüyor. Bu geçmişin, John ile Hal Jordan arasındaki gelişen ilişkiyi canlandırma biçimini de etkilediğini ifade ediyor.
Jasmine Cephas Jones, Bernadette’in sert tutumunun arkasında oğluna duyduğu sevginin görünür kalmasını istediğini anlatıyor. Jones’a göre Bernadette, John’un kaderinin Green Lantern olmak olduğuna genç yaşta karar veriyor ve ne olursa olsun bu düşüncesinden vazgeçmiyor.
Oyuncunun en zorlandığı nokta ise Bernadette’in konuşmadığı anlarda yaşadığı kırılganlığı göstermek oluyor. Jones, oğluna babasının başındaki elmayı vurmasını söyleyen annenin yüzünde bu durumun kendisini ne kadar yaraladığının da görülmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölümde Korku ve Kimlik Tartışması Öne Çıkıyor
John’un seçilmediğini öğrenmesi, yalnızca kişisel bir başarısızlık duygusu yaratmıyor. Bernadette, oğluna bazen Siyah bir erkeğin kendi elini kaldırması gerektiğini, bunun yeterince iyi olmadığı anlamına gelmediğini söylüyor. Ona göre mesele, insanların onları görmemesiyle ilgili.
Jones, toplum içinde korkusuz olmanın önemini anlatırken beyaz olmayan insanların korkuyla kurduğu tarihsel ilişkiye de dikkat çekiyor. Karakterin Green Lantern olabilmesi için bu korkunun nasıl aşılacağının bölüm açısından önemli bir soru olduğunu belirtiyor.
John’un babasını canlandıran J. Alphonse Nicholson ise bu soruların kurmaca dünyalarda da ele alınması gerektiğini savunuyor. Nicholson’a göre bu tür meseleleri gündeme getirmek, insanların söz konusu duygular hakkında konuşabilmesi için alan açıyor.
