17 film incelemesi, Kosara Mitić’in ilk uzun metrajının ergenlik, akran baskısı ve cinsel utanç temalarını nasıl işlediğine odaklanıyor. Makedonya yapımı film, lise öğrencisi Sara’nın sınıf gezisi için Yunanistan’a giderken geçmişindeki saldırganlardan biriyle aynı grubun içinde kalmasını anlatıyor.
Eva Kostić’in canlandırdığı Sara, yaşadığı travmayı çevresinden gizlemeye çalışırken hamileliğinin gerçekliğiyle de baş başa kalıyor. Film, Berlinale’nin Perspectives bölümündeki prömiyerinin ardından Saraybosna Film Festivali’nde Kostić’e En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirdi.

17 Filminin Hikâyesi Sara’nın Sessizliğiyle Başlıyor
Film, Sara ile iki erkek arasındaki birlikteliğin şiddet içeren bir saldırıya dönüşmesiyle açılıyor. Hikâye birkaç ay ileriye taşındığında Sara, sınıf arkadaşlarıyla birlikte Yunanistan’a düzenlenen geziye katılıyor. Grupta, yaşadığı olayla bağlantılı olan Filip de bulunuyor.
Sara’nın içine kapanık tavrı, çevresindeki kişiler tarafından farklı biçimlerde yorumlanıyor. Eski en yakın arkadaşı Nina, Sara’nın huzursuzluğunu Filip’i kıskanmasına bağlıyor. Oysa Nina, Sara’nın eski sevgilisi ve saldırganlarından biri olan Filip’le ilişki yaşıyor; sınıftaki hiç kimse Sara’nın yaşadıklarından haberdar değil.
Otel yönetiminin yaptığı bir karışıklık nedeniyle parasını iki kat ödeyerek ayırttığı özel odaya yerleşemeyen Sara, Lina ve Nina’yla aynı odayı paylaşmak zorunda kalıyor. Sınıf gezisinin ilk günü ve filmin büyük bölümü, Bitola’daki bir konaklama otelinde geçiyor.
Mitić’in Filminde Utanç Kültürü ve Akran Baskısı
Mitić ile Ognjen Sviličić’in birlikte yazdığı senaryo, öğrencilerle öğretmenler arasındaki ilişkiler üzerinden sessizliğe dayalı bir ortam kuruyor. Sınıftaki kızlar, partiye katılmaları ve erkeklerin çoğu zaman acımasızlaşan taleplerine boyun eğmeleri yönünde baskı görüyor.
Bu baskının bir başka boyutunu ise dışlanma ve zorbalık korkusu oluşturuyor. Sara’nın gerçeği açıklaması, yalnızca yaşadığı travmanın yeniden gündeme gelmesi anlamına gelmiyor; sınıf arkadaşlarının suçlayıcı tavırlarıyla karşılaşma ihtimalini de beraberinde getiriyor.
Filmin karanlık atmosferi yalnızca hikâyenin içeriğinden kaynaklanmıyor. Görüntü yönetmeni Naum Doksevski, oteli loş, sarımtırak ışıklar ve uzun gölgelerle çevreliyor. Hareketli kamera ve uzun yakın planlar, Sara’nın kaygısını izleyiciye doğrudan aktarıyor.
Eva Kostić’in Ödüllü Performansı Filmi Taşıyor
Sara’yı oynayan Eva Kostić, karakterin içine attığı öfkeyi ve kırılganlığı aynı performansta buluşturuyor. Filip’le her karşılaşmasında belirginleşen gerilim, karakterin suskunluğunun arkasındaki öfkeyi görünür hâle getiriyor.
Filmdeki bazı sert sahneler, otel partisinde yaşanan cinsel saldırı ve bir otel çalışanına yönelik şiddet üzerinden ilerliyor. Filip’in davranışları ile çevresindeki gençlerin tepkileri, senaryonun erkek ayrıcalığına yönelik eleştirisini güçlendiriyor.
Sara’nın hamileliği ilerledikçe karakter, Lina’ya açılmak zorunda kalıyor. Bu yakınlaşma, filmin karamsar dünyasında dayanışma ihtimalini ortaya çıkarıyor.
