Yunanistan’ın tarihi başkenti Atina, son yıllarda eşine az rastlanır bir ziyaretçi akınıyla karşı karşıya kalarak “aşırı turizm” alarmı vermeye başladı. Belediye Başkanı Haris Doukas, kentin sadece bir “dev otel” olarak görülemeyeceğini vurgulayarak, yerel halkın yaşam kalitesini korumak adına sert önlemler alınacağını duyurdu. Yaklaşık 700 bin yerleşik nüfusu olan kent merkezine her yıl 8 milyondan fazla turistin gelmesi, altyapı hizmetlerinden konut piyasasına kadar her alanda büyük bir baskı oluşturuyor. Bu durum, Atina yönetimini Avrupa’nın diğer turistik metropollerinde olduğu gibi radikal kısıtlamalar ve yasal düzenlemeler yapmaya zorluyor.

Plaka Bölgesinde Yatırımlara Dur Denilecek
Kentin en ikonik ve tarihi noktası olan Plaka, turizm yoğunluğunun en çok hissedildiği bölge olarak listenin başında yer alıyor. Kısa süreli kiralamaların son yıllarda iki katından fazla artış gösterdiği bu bölgede, yerel halkın yüksek kiralar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Başkan Doukas, “Plaka’da artık yer yok, aşırı doygunluk söz konusu” diyerek, bu tarihi merkezde yeni otel inşaatlarına ve turizm odaklı işletmelere izin verilmemesi gerektiğini ifade etti. Hazırlanan yeni düzenleme ile yatırımcıların merkezin dışındaki daha az yoğun bölgelere yönlendirilmesi hedefleniyor.
Otel Ruhsatlarının Dondurulması Gündemde
Atina yönetimi, sadece kısa süreli kiralamaları değil, yeni otel projelerini de kapsayan bir kısıtlama paketi üzerinde çalışıyor. Hükümetin Akropolis çevresindeki bazı mahallelerde başlattığı sınırlamaların ardından, belediye de yeni otel ruhsatlarının dondurulmasını tartışmaya açtı. Bu hamle, Barcelona ve Venedik gibi şehirlerin uyguladığı korumacı modellerle benzerlik taşıyor. Kentin dokusunu bozan kontrolsüz yapılaşmanın önüne geçmek isteyen yönetim, turizm gelirlerinden ziyade Atinalıların huzurunu ve kentin tarihsel kimliğini öncelik sırasına koyuyor.
Sektör Temsilcilerinden Gelen Beklenmedik Destek
İlginç bir şekilde, turizm sektörünün paydaşları da bu sınırlama çağrılarına sıcak bakıyor. Otelciler birliği başkanı Evgenios Vassilikos, kontrolsüz büyümenin hizmet kalitesini düşürebileceği uyarısında bulunarak yeni otel lisanslarına kota getirilmesi fikrini desteklediğini açıkladı. Barcelona’nın 2017’den bu yana uyguladığı katı kuralları ve 2028’de kısa süreli kiralamaları tamamen yasaklama planını hatırlatan sektör temsilcileri, Atina’nın da benzer bir kaosa sürüklenmemesi için planlı bir büyümenin şart olduğunu savunuyor.

Konut Krizi ve Sosyal Çözüm Arayışları
Artan turizm baskısı, sadece gürültü ve kalabalık değil, ciddi bir konut krizini de beraberinde getiriyor. Evlerin turistik amaçlı kiraya verilmesiyle yükselen fiyatlar, özellikle gençleri ve dar gelirlileri Atina merkezinden uzaklaştırıyor. Belediye bu sorunu aşmak için Avrupa Birliği fonlarını kullanarak boş binaları yenilemeyi ve sosyal konut projeleri geliştirmeyi planlıyor. Hedef, kentin sadece zengin turistler için değil, kendi vatandaşları için de yaşanabilir bir yer olarak kalmasını sağlamak.
Daha Yeşil ve Ferah Bir Atina Vizyonu
Sonuç olarak, Doukas yönetimi sadece yasaklarla değil, kentsel dönüşümle de Atina’nın çehresini değiştirmeyi amaçlıyor. Bazı metruk binaların yıkılarak park ve yeşil alanlara dönüştürülmesi, yapılaşmanın sınırlandırılması ve kamusal alanların artırılması planın temel taşlarını oluşturuyor. “Atina halkı için var” mottosuyla hareket eden belediye, turizmin getirdiği ekonomik katkı ile yaşam kalitesi arasındaki hassas dengeyi yeniden kurmaya kararlı görünüyor. Gelecek yıllarda Atina, sadece bir müze şehir değil, nefes alan ve yaşayan bir başkent olma yolunda emin adımlarla ilerleyecek.
Kaynak: Oksijen
