Dune: Prophecy 2. sezonu, Emily Watson’ın açıklamasına göre izleyicilere “birçok yeni unsur” sunacak. HBO Max dizisinde Valya Harkonnen karakterini canlandıran oyuncu, sezonun çekimlerinin tamamlandığını ancak henüz bir yayın tarihinin açıklanmadığını belirtti.
Watson, açıklamaları Saraybosna Film Festivali kapsamında düzenlenen Variety Lounge etkinliğinde yaptı. Festivalde jüri başkanlığı görevini üstlenen ve Saraybosna Kalbi Ödülü’ne layık görülen oyuncu, bilim kurgu dünyasında yeniden yer almanın kendisi için farklı ve eğlenceli bir deneyim olduğunu anlattı.

Emily Watson’dan Dune: Prophecy 2. Sezonu Açıklaması
Dizinin son derece gizli tutulan yeni sezonuyla ilgili ayrıntı vermekten kaçınan Emily Watson, buna rağmen kısa bir ipucu paylaştı. Oyuncu, “Gerçekten birçok yeni unsur, çok ilginç ve merak uyandırıcı şeyler var” dedi. Watson, bu ayrıntılardan söz etmesi hâlinde “kafasının patlayacağını” söyleyerek açıklamasını esprili bir ifadeyle tamamladı.
Valya Harkonnen rolüne geri dönen oyuncu, dizide yer almasını kariyerindeki önemli değişimlerden biri olarak tanımladı. “Bir uzay gemisinde yer almak benim için gerçek bir değişimdi. Aslında gerçekten çok eğlenceli” diyen Watson, bu süreçte oyuncuların sıklıkla deneyimlediği bir arayış duygusunu kadın oyuncular açısından daha az yaşanan bir biçimde hissettiğini söyledi.
Watson, dizinin geniş kadrosuna ve çalışma ortamına dair değerlendirmelerde de bulundu. HBO Max yapımını büyük ölçekli ve yüksek bütçeli bir proje olarak niteleyen oyuncu, kadronun çoğunlukla sektörde görece yeni olan genç kadınlardan ve bazı genç erkeklerden oluştuğunu aktardı. Deneyimli oyuncu, genç sanatçılara rehberlik etme isteğini bu projede de sürdürdüğünü belirtti.

Dune Evreninin Gelecek Projesi İçin Beklenti
Oyuncuya Denis Villeneuve imzalı “Dune: Part Three” hakkında ne düşündüğü de soruldu. Watson, filmi görmek için sabırsızlandığını ve Villeneuve’ün büyük bir hayranı olduğunu söyledi. Yapımın sevdiği çok sayıda etkileyici oyuncuyu bir araya getirdiğini ifade etti.
Watson, uzun süren çekimlerde aileden uzak kalmanın zorluğuna da değindi. Özellikle bağımsız sinema alanında ilişkilerin büyük önem taşıdığını söyleyen oyuncu, daha az deneyimli kişilerle bağ kurmanın sektörde ayakta kalmak açısından değerli olduğunu belirtti. Ona göre dayanışma ve birbirine bağlılık, sinema dünyasında hayatta kalmanın yollarından biri.
Saraybosna Dönüşü ve Yeni Film Projesi
Saraybosna Film Festivali Watson için yalnızca bir ödül ve jüri görevi anlamına gelmedi. Oyuncu, festivale ilk kez 2005’te Katrin Cartlidge Vakfı’nın küratörü olarak geldiğini hatırlattı. “Breaking the Waves” filmindeki rol arkadaşı Katrin Cartlidge’in 2002’de 41 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından Saraybosna’da onun adına bir film yapım bursu oluşturulmuştu.
Watson, festivalde Lars von Trier’in filmini yeniden izlemesini Cartlidge’le olan bağı nedeniyle çok duygusal bir deneyim olarak nitelendirdi. Saraybosna Film Festivali’nin kültürün direniş olduğu fikrini taşıdığını söyleyen oyuncu, etkinliğin bir festivalin olması gereken biçimi temsil ettiğini ifade etti.
Oyuncunun sıradaki çalışmalarından biri ise Mira Nair’in tarihî draması AMRI oldu. Amrita Sher-Gil’in hayatını anlatan filmde Watson, ressamın annesini canlandırıyor. Çekimlerin Budapeşte ve Hindistan’da gerçekleştirildiğini belirten oyuncu, filmin kurgu aşamasında olduğunu ve sonucu görmek için sabırsızlandığını söyledi.
