Aşırı sıcak hamilelik riskleri üzerindeki etkisiyle yeniden gündemde. Küresel sağlık vakfı Wellcome tarafından yaptırılan ankete göre doktor, ebe ve diğer anne sağlığı çalışanlarının yaklaşık dörtte üçü, sıcaklığa bağlı vakaların veya komplikasyonların son beş yılda arttığını belirtti.
Birleşmiş Milletler’in iklim kuruluşunun başkanı Simon Stiell, bulguları 5 Ekim’de Fiji’nin Nadi kentinde düzenlenen COP öncesi zirvede gündeme getirdi. Stiell, hamilelik ve doğumun aşırı sıcaklar nedeniyle daha riskli hâle geldiğini söylerken, bu tehlikelerin planlama ve temel altyapı yatırımlarıyla azaltılabileceğini vurguladı.

Aşırı Sıcak Hamileleri ve Bebekleri Nasıl Etkiliyor?
Wellcome’ın Avustralya, Brezilya, Hindistan, Birleşik Krallık ve Zimbabve’de 1.000 anne sağlığı uzmanıyla gerçekleştirdiği ankette dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 98’i, sağlığının aşırı sıcaklardan etkilendiğini düşündükleri hamile bir kadına bakım yaptığını söyledi. Bebekler için aynı gözlemi paylaşanların oranı ise yüzde 99 oldu.
Yüksek sıcaklıklar erken doğum, doğum öncesi bebek kaybı ve düşük doğum ağırlığının yanı sıra annelerde çeşitli komplikasyonlarla ilişkilendiriliyor. Wellcome verilerine göre sıcaklıktaki her 1 derecelik artış, erken doğumlarda yüzde 5, gebelik diyabetinde ise yüzde 7 artışla bağlantılı.
Ankete katılan sağlık çalışanlarının yüzde 92’si, hamileleri aşırı sıcaktan korumak için daha fazla eğitim, rehberlik ve kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Dışarıda çalışan, evinde yeterli soğutma bulunmayan veya sağlık hizmeti almak için uzun mesafeler kat eden hamile kadınların risklere daha fazla maruz kalabildiği aktarıldı.

Sağlık Merkezleri İçin Su, Elektrik ve Uyarı Sistemi Önerisi
Stiell, hükümetlerin anne ve yenidoğan sağlığını iklim politikalarının bir parçası hâline getirmesi gerektiğini söyledi. Daha etkili sıcaklık uyarıları, eğitimli sağlık çalışanları, güvenilir su ve elektrik altyapısı ile yüksek sıcaklıklara hazırlanmış klinikler, öne çıkan pratik çözümler arasında yer aldı.
Stiell, “Gidilecek serin bir yer yoksa ‘serin kalmak’ basitçe bir seçenek değildir” dedi. Ona göre kliniklerde su, elektrik veya soğutma sistemlerinin güvenilir olmaması, aşırı sıcak dönemlerinde sağlık hizmetlerinin yürütülmesini de zorlaştırabiliyor.
Afrika’da Düşük Maliyetli Koruma Yöntemleri Test Ediliyor
Zimbabve ve Güney Afrika’da Wellcome tarafından finanse edilen bir proje, 1.600 kadının katılımıyla aşırı sıcaklara karşı düşük maliyetli önlemleri test ediyor. Güneş şapkaları, su şişeleri, şemsiyeler ve vantilatörlerin kullanıldığı projede bazı topluluklar çatıları beyaza boyuyor.
Sıcaklıkla ilgili tavsiyeler radyodan paylaşılırken sağlık çalışanları da bir uygulama aracılığıyla günlük uyarılar vermek üzere eğitiliyor. Manchester Üniversitesi araştırmacıları ise depolanan yağmur suyunun sıcak çatılara püskürtülmesinin binaları serinletmeye yardımcı olabileceğini belirledi.
İspanya’da Kamu Binaları İklim Sığınağı Olarak Kullanılıyor
İspanya’da yüzlerce kamu binası, sıcak hava dalgaları sırasında kullanılmak üzere iklim sığınağı olarak belirlendi. Barselona’da kütüphane, müze ve belediye pazarlarının da bulunduğu yaklaşık 400 serin alan oluşturuldu.
5-8 Ekim’deki COP öncesi toplantı, 9-20 Kasım’da Antalya’da yapılacak COP31 öncesindeki son büyük buluşma olarak düzenleniyor. Türkiye ve Avustralya’nın ev sahipliğindeki toplantıda iklim finansmanı, dirençli kentler ve altyapı ile savunmasız bölgelerin korunması öne çıkıyor.
