Spa Weekend incelemesi, wellness kültürünün Yeni Çağ elitizmini hedef alan filmin neden beklenen komik etkiyi yaratamadığına odaklanıyor. Leslie Mann ve Isla Fisher’ın başrollerini paylaştığı yapım, lüks bir spa merkezine giden dört eski arkadaşın yaşadıklarını anlatıyor. Jon Lucas ve Scott Moore’un yazıp yönettiği film, türün kaba, açık ve yüksek sesli mizah anlayışını yeniden kullanıyor; fakat bu formun artık etkisini yitirmeye başladığı izlenimini veriyor.
Film, “Bad Moms”un yönetmenleri olarak tanınan Jon Lucas ve Scott Moore’un imzasını taşıyor. İkili daha önce “The Hangover”ın senaryosuyla çıkış yapmıştı. “Spa Weekend” ise bu kez dört arkadaşın lüks bir spa kaçamağını merkezine alıyor. Kadroda Leslie Mann, Anna Faris, Michelle Buteau ve Isla Fisher bulunuyor.

Spa Weekend Konusu Ve Karakterleri
Hikâyenin merkezinde doğum günü hafta sonu için arkadaşlarıyla bir araya gelen Jane yer alıyor. Mann’ın canlandırdığı karakter, gergin bir avukat ve boşanmış bir anne. Programını kontrol altında tutmaya çalışan Jane, bir erkekle buluşmayı bile takvimine üç ay önceden ekleyebilecek kadar planlı hareket ediyor.
Michelle Buteau’nun oynadığı Coco da boşanmış ve iki çocuk annesi. Film, karakteri öfke sorunlarıyla tanımlıyor; Coco ise “öfkeli Siyah kadın” klişesine indirgenmekten rahatsız oluyor. Anna Faris’in Sophie’si, 10 yıldır zorba bir patronun kişisel asistanlığını yapan çekingen bir karakter olarak çiziliyor.
Isla Fisher, diğer üç arkadaşın hoşlanmadığı Mel rolünde alışılmış çizgisinden farklı bir karaktere yöneliyor. Yüksek sesli kıyafetler giyen, ağzı bozuk ve dağınık bir Britanyalı olarak sunulan Mel, grubun kontrolsüz üyesi konumunda. Filmin temel fikirlerinden biri de kadın arkadaş gruplarında, diğerlerinin gizlice hoşlanmadığı bir kişinin bulunması.

Wellness Kültürüne Yönelik Hiciv Beklentiyi Karşılamıyor
Filmin en dikkat çekici fikri, wellness kültürünün ayrıcalıklı ve gösterişli tarafıyla dalga geçme potansiyeli taşıyor. Solaris Eden Beach, beyaz ağırlıklı tasarımıyla lüksü görünür bir deneyime dönüştüren sahil oteli olarak tasvir ediliyor. Konuklara resepsiyonda şampanya ya da hibiskus suyu sunuluyor; spa’nın genel müdürü Shanti ise üstünlük duygusuyla parlayan bir guru olarak karşımıza çıkıyor.
Adam Demos’un canlandırdığı Avustralyalı yoga eğitmeni Kai de Jane’in ilgisini çekiyor. Jane, yaklaşık 45 dakika sonra otelin boş barında Kai’yle karşılaştığında spa deneyimlerinin gösterişli sunumunu sorguluyor. Ona göre dalıp gitmiş hissi veren müzikler, aslında yalnızca esnemeye dayanan yoga ve her şeyin Goop tarzında paketlenmesi, bu dünyanın yapaylığını ortaya koyuyor.
Ne var ki film, kendi eleştirisini yeterince ileri taşıyamıyor. Golf arabasıyla yapılan gürültülü gezinti, çamur banyosundaki kavga ve keçi yogasının kontrolden çıkması gibi sahneler, anarşik görünmeye çalışırken tahmin edilebilir bir çizgide kalıyor. Mizahın enerjisi yüksek olsa da şakalar, şaşırtıcı bir yön değişikliği yaratmıyor.
Isla Fisher’ın Performansı Filmi Taşımaya Yetmiyor
Mel karakteri, yapısı gereği filmin en komik kişisi olmaya en yakın seçenek. Fisher, kendisini aşırı önemseyen ve kontrolden çıkmaya yatkın bir narsisti cana yakın bir oyunculukla yorumluyor. Ancak performans, karakterin ihtiyaç duyduğu gerçek anlamdaki delilik duygusuna ulaşamıyor. Sorunun oyunculuktan çok, repliklerin yeterince çılgın olmamasından kaynaklanabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor.
Leslie Mann’in canlandırdığı Jane ise filmin dengeli merkezi olarak kalıyor. Buna karşın karaktere daha farklı ve beklenmedik bir yön kazandırılmadığı için Mann’ın performansı da filmin sınırları içinde kalıyor. Bu durum, “Spa Weekend”in yüksek konseptli komedi kalıplarını kullanırken neden taze bir etki yaratamadığını gösteriyor.
Spa Weekend’in Dağıtım Modeli Dikkat Çekiyor
Film, Black Bear Pictures tarafından dağıtılıyor. İncelemede, bu tür davranış komedilerinin geçmişte büyük stüdyoların alanında yer aldığı; şimdi ise bağımsız ve streaming pazarına yöneldiği belirtiliyor. Aynı değerlendirmede bu durumun tek başına olumsuz olmadığı, ancak “Spa Weekend” gibi aşırı işlenmiş komedilerin artık eski gücünü kaybettiğine işaret ettiği ifade ediliyor.
