Edinburgh’un tarihi liman bölgesi Leith, son yıllarda sessiz ama güçlü bir dönüşüm yaşıyor. Yüzyıllar boyunca şehre insanları, malları ve fikirleri taşıyan bu bölge, bugün kültür, tasarım ve gastronominin kesiştiği canlı bir merkez haline gelmiş durumda. Bir zamanlar karanlık ve sert imajıyla anılan Leith, artık yerel topluluk ruhunu koruyarak kendini yeniden icat eden bir semt olarak öne çıkıyor.
Bölgede yaşayanlar için bu dönüşüm, dışarıdan dayatılan bir değişim değil; aksine, adım adım, içeriden gelen bir evrim. Leith’te hayat, köy sıcaklığıyla büyük şehir dinamizmini aynı anda sunuyor.

Limandan Yaratıcı Kalbe Uzanan Yolculuk
Leith’in coğrafi kimliği, onu her zaman farklı kıldı. Water of Leith nehrinin denizle buluştuğu noktada yer alan bölge, özellikle The Shore çevresinde yoğunlaşan pub ve restoranlarıyla dikkat çekiyor. Güneşli günlerde dışarı taşan masalar, Leith’in bugün geldiği noktayı en iyi anlatan sahnelerden biri.
Bir zamanlar Trainspotting ile hafızalara kazınan Leith, artık o sert dönemini geride bıraktı. Ancak bölgeyi tamamen soylulaşmış olarak tanımlamak da eksik kalıyor. Son yıllarda yerel halkın öncülüğünde yürütülen kampanyalar, Leith’in kimliğini koruma konusundaki hassasiyetini ortaya koyuyor. Bağımsız kitapçı Argonaut Books’un yanında büyük zincir bir mağazanın açılmasına karşı çıkılması ya da Kirkgate’te kaldırılan bankların geri getirilmesi, bu denge arayışının somut örnekleri.
Tramvayla Gelen Yeni Enerji
Leith’in dönüşümünde önemli bir kırılma noktası, 2023 yılında şehir merkezinden uzatılan tramvay hattı oldu. Bu ulaşım hamlesi, bölgeyi Edinburgh’un geri kalanına daha sıkı bağladı. Ancak Leith, tur otobüslerinin ve klişe hediyelik dükkânların istilasına uğramadan, kendi özgün karakterini korumayı başardı.
Ziyaretçiler için Leith, “gerçek Edinburgh” deneyimi sunuyor: gösterişten uzak, samimi ve yerel.

Leith’te Yeme İçme Kültürü Zirvede
Leith’in belki de en çarpıcı dönüşümü gastronomi alanında yaşanıyor. Michelin yıldızlı restoranlardan mahalle kafelerine, geleneksel publardan sofistike kokteyl barlarına uzanan geniş bir yelpaze mevcut. Son yıllarda açılan yeni mekânlar, bölgenin yaratıcı ruhunu birebir yansıtıyor.
Yeni Nesil Leith Restoranları
Şef Barry Bryson’ın 2025’te açtığı Barry Fish, kısa sürede bölgenin favorilerinden biri haline geldi. Sakin yeşil tonlardaki iç mekânı ve menüsündeki alabalık pastırması ile ıstakoz agnolotti, Leith mutfağının ulaştığı seviyeyi gözler önüne seriyor.
Şef Roberta Hall-McCarron ve eşi Shaun McCarron’ın açtığı Ardfern, günün her saatine hitap eden bir buluşma noktası. Brunch’tan uzun akşam yemeklerine kadar her an yaşayan bu mekânda, özellikle imza haline gelen hash brown’lar vazgeçilmez.

Topluluk vurgusu ise Dogstar’da zirveye çıkıyor. Şef James Murray, fine-dining dünyasından uzaklaşıp Leith’te, Leithliler için yemek yapmayı seçmiş. Açık ateşte pişen deniz ürünleri ve mutfağın barla iç içe geçtiği atmosfer, mekânı kısa sürede bir cazibe merkezine dönüştürdü.
Kültür Ve Sanat Leith’te Yaşıyor
Leith, yalnızca yemekle değil, sanat ve tasarımla da nefes alıyor. Eski bir gümrük binasında yer alan Custom Lane, sanatçı atölyeleri, galeriler ve güçlü bir kafe kültürüyle bölgenin yaratıcı yüzünü temsil ediyor. Buradaki Bard galerisi, çağdaş İskoç tasarımını ev ortamında deneyimleme fikriyle öne çıkıyor.
Nehir karşısındaki Brown’s of Leith, üç katlı Viktorya dönemi deposunun çok amaçlı bir yaratıcı alana dönüştürülmesiyle hayata geçirildi. Yemek, mimari ve tasarımın bir arada sunulduğu bu mekân, Leith’in kolektif üretim anlayışını yansıtıyor.
Ayrıca Drill Hall, The Biscuit Factory ve Coburg House Art Studios gibi alanlar, bölgede her zaman keşfedilecek yeni bir sergi ya da etkinlik olduğunu hatırlatıyor.
Alışverişte Bağımsız Ruh
Leith, zincir mağazalardan çok bağımsız dükkânlarıyla tanınıyor. Eski tren istasyonunda yer alan Argonaut Books, kitap sevgisini kahveyle birleştiriyor. Logan Malloch, Flux ve Handsel, yerel sanatçıların işlerini satan özgün adresler arasında. Şarap meraklıları için ise küçük ama iddialı Bludge mutlaka uğranması gereken bir durak.
Kaçırılmaması Gerekenler
Elbette Royal Yacht Britannia hâlâ Leith’in en çok ziyaret edilen noktalarından biri. Ancak bölgenin yeni simgelerinden biri Port of Leith Distillery. Dokuz katlı “dikey damıtımevi” konseptiyle dikkat çeken bu yapı, hem viski üretim süreci hem de Firth of Forth manzarasıyla öne çıkıyor.
Bunun ardından Water of Leith boyunca yapılacak bir yürüyüş ve Leith’in zanaat bira sahnesini temsil eden Moonwake, Campervan ya da Newbarns taproom’larında bir mola, günü tamamlamak için ideal.
Nerede Kalınır?
Konaklama için Malmaison Edinburgh, nehir kenarındaki modern odalarıyla konforlu bir seçenek sunuyor. Daha sıra dışı bir deneyim arayanlar içinse, eski bir deniz feneri gemisinden dönüştürülen Fingal, Leith’te gecelenebilecek en özel adreslerden biri.
Leith’in Sırrı
Leith’i özel kılan şey, değişirken kendini kaybetmemesi. Yaratıcılık, topluluk bilinci ve tarih burada yan yana durabiliyor. Bu yüzden Leith, yalnızca bir semt değil; Edinburgh’un geleceğini bugünden yaşatan bir laboratuvar gibi.
