the julia set incelemesi, Toronto Film Festivali‘nde prömiyer yapan filmin hem Chase Infiniti’nin sinema yıldızı olma potansiyelini hem de ilk uzun metrajına imza atan Niki Byrne’ın yönetmenlik becerisini öne çıkardığını gösteriyor. Infiniti, üniversitede okuyan matematik dehası Julia Fischer’ı canlandırıyor.
Julia’nın hayatındaki dengeler, öğretim asistanı Pascal ile romantik bir ilişkiye girmesiyle değişiyor. Christopher Briney’nin canlandırdığı Pascal, Julia’nın hayalini kurabileceği kadar çekici ve onun matematik zekâsını anlayabilecek biri gibi görünüyor. Fakat bu yakınlık, kısa sürede sağlıksız bir ilişkinin işaretlerini taşımaya başlıyor.

Chase Infiniti, Julia Fischer Rolünde
Chase Infiniti, Julia’yı yeteneğini gösterme ihtiyacı duymayan, parlak ve disiplinli bir genç kadın olarak yorumluyor. Karakterin matematik alanındaki üstünlüğü, gösterişli konuşmalar ya da abartılı tepkiler yerine doğal bir rahatlıkla yansıtılıyor. Julia için sayılarla düşünmek, gündelik hayatının olağan bir parçası.
Bu sakin özgüven, Julia’nın duygusal deneyimsizliğiyle yan yana duruyor. Yaşı ve ilişkiler konusundaki tecrübesizliği, onu kendini koruması gereken bir erkeğin yönlendirmesine açık hâle getiriyor. Film, Julia’nın aldığı kararı basit bir ahlak dersi üzerinden değerlendirmek yerine, hazırlıksız yakalandığı bir deneyimin onu nasıl biçimlendirdiğine odaklanıyor.
Julia ile Pascal arasındaki çekim de yalnızca fiziksel bir yakınlığa dayanmıyor. İki karakterin matematiğe duyduğu ilgi, birbirlerini gerçekten anlayabildikleri duygusunu yaratıyor. Byrne, ikilinin matematik üzerine yaptığı yoğun konuşmaları hızlı ve canlı bir diyalog anlayışıyla kuruyor.

Pascal’ın Rekabetçi Yönü İlişkiyi Değiştiriyor
Pascal’ın Julia’nın zekâsından etkilenmesi, ilişkinin sorunlu taraflarından yalnızca biri. Karakter, aynı zamanda Julia’nın yeteneğine karşı gizli ve yoğun bir rekabet hissediyor. Bu durum, romantik yakınlığın altında giderek daha belirgin hâle gelen gerilimi artırıyor.
Pascal, Julia’yı Dr. Zatlan’ın yönettiği ileri düzey çalışma grubuna davet ediyor. Alman oyuncu Nina Hoss’un canlandırdığı Dr. Zatlan, grubun üyelerini Putnam Yarışması için hazırlıyor. Yalnızca 12 sorudan oluşan ve yaklaşık 100 yıldır düzenlenen yarışma, filmde şimdiye kadar hazırlanmış en zor matematik sınavlarından biri olarak tanımlanıyor.
Üniversite yarışmaya takım olarak katılıyor. Öğrenciler ise bireysel olarak da değerlendiriliyor. Julia için yarışma, daha önce kabul aldığı MIT’ye gidebilmesinin yollarından biri olabilir. Harvard ve Chicago Üniversitesi de Julia’yı kabul eden kurumlar arasında yer alıyor.
Niki Byrne İlk Uzun Metrajında
Filmin senaristi ve yönetmeni Niki Byrne, ilk uzun metrajında hem diyalogları hem de karakterler arasındaki gerilimi öne çıkarıyor. Yapım, büyüme hikâyesi özellikleri taşıyor; aynı zamanda alışılmadık merkez karakteri sayesinde matematik dehası anlatılarına farklı bir yön veriyor.
Kaynak değerlendirmeye göre Byrne, seyirciyi kimi zaman yükseltilmiş, kimi zaman da incelikli anlatım tercihleriyle filmin içine çekiyor. Julia’nın zekâsı, hikâyenin duygusal ağırlığını artırıyor. Seyirci bir yandan karakterin bu sorunlu ilişkiden kendini kurtarmasını, diğer yandan matematik alanındaki yeteneğini ortaya koymasını bekliyor.
