Being Heumann filmi, Siân Heder’ın yönetiminde 51. Toronto Uluslararası Film Festivali’nin açılış yapımı oldu. Perşembe gecesi Roy Thomson Hall’da gösterilen film, Judy Heumann ve aktivist arkadaşlarının engelli hakları için yürüttüğü 28 günlük oturma eylemini konu alıyor.
Apple tarafından finanse edilen yapım, Heumann’ın ekibinin mücadelesinin Amerikalılar Engelliler Yasası’nın önünü açan sürece nasıl katkı sağladığını anlatıyor. Film, Heder’ın En İyi Film Oscar’ını kazanan CODA sonrasındaki ilk yönetmenlik çalışması olarak da dikkat çekiyor. CODA, Apple Original Films ve bir yayın şirketi için bu ödülü kazanan ilk yapım olmuştu.

Being Heumann Filmi Judy Heumann’ın Mücadelesini Anlatıyor
Film, Judy Heumann’ın erişilebilir olmayan bir New York kaldırımında tekerlekli sandalyesiyle ilerleyemediği bir anla açılıyor. Yönetmen Siân Heder, kamerayı bu durumun üzerinde tutuyor. Heumann’ın tepkisi ise karakterin mücadeleci ve mizahi yönünü daha ilk dakikalarda ortaya koyuyor.
Heder, projeyi yönetmek için Heumann’a başvurduğunda klasik bir biyografi filmi çekmek istemediğini söyledi. Yönetmenin kendi ifadesiyle hedefi, engelli karakterlerle bir “Dog Day Afternoon” yapmaktı.
Hikâyenin merkezinde, aktivistlerin San Francisco Federal Binası’nda gerçekleştirdiği 28 günlük işgal yer alıyor. Kaynakta bu eylem, ABD tarihinde bir federal binada düzenlenen en uzun süreli işgal olarak tanımlanıyor. Aktivistler daha sonra mücadelelerini Washington, D.C.’ye ve dönemin bakanı Joseph Califano’nun kapısına taşıyor.

Filmin Oyuncu Kadrosunda Engelli Sanatçılar Yer Aldı
Gösterimin ardından Heder, oyuncu kadrosuyla birlikte bir soru-cevap etkinliğine katıldı. Açık altyazı, Amerikan İşaret Dili çevirmenleri ve sahnedeki bölümler için canlı altyazı kullanılan etkinlikte, yönetmenin engelli oyuncularla çalışma kararı da konuşuldu.
Judy Heumann’ı, doğuştan beri tekerlekli sandalye kullanan Britanyalı oyuncu Madeley canlandırıyor. Heumann’ı daha önce örnek aldığı kişilerden biri olarak gördüğünü belirten Madeley, aktivistin komik, kararlı, muzip, yaramaz ve cinsel yönleri olan bir karakter olduğunu söyledi.
Madeley, böyle farklı özelliklere sahip bir kişiyi canlandırmanın oyuncu için önemli bir fırsat olduğunu, fakat engelli izleyicilerin bu karakteri beyaz perdede görmeyi beklemesinin de büyük bir sorumluluk yarattığını ifade etti. Filmde Heumann, biyografik yapımlarda engelli karakterlere sıklıkla yüklenen sabırlı ve kusursuz figürden farklı biçimde ele alınıyor. Karakter; öfkelenen, strateji kuran, mizah yapan ve zaman zaman sert davranabilen çok yönlü bir aktivist olarak gösteriliyor.
Filmin kadrosunda Michael Patrick Thornton, Russell Harvard ve Daniel Durant da bulunuyor. Dylan O’Brien, aktivistlerle birlikte çalışan ve eylemleri kamuoyuna duyuran yerel bir muhabiri canlandırıyor. Rob Delaney ile Ray Fisher da oyuncu kadrosunda yer alıyor.
Charlie Rush-Reese İçin İlk Uzun Metraj Deneyimi
Film, görme engelli oyuncu Charlie Rush-Reese’in oyunculuk deneyiminde de özel bir yere sahip. Rush-Reese, yapımın kendisine hayallerinin peşinden gitme konusunda ilham verdiğini ve engelli kişilerin benzer hedefler kurmasına katkı sunmasını umduğunu söyledi.
Oyuncu, engelli çocukların büyürken toplumun onlar için belirlediği sınırların dışına çıkamayacaklarına inandırıldığını anlattı. Bu projede yer almanın, Minnesota’da büyüyen siyah bir çocuğun böyle bir filmde oynayabileceğini göstermesi açısından kendisi için önemli olduğunu belirtti.
Mark Ruffalo Filmde Bürokratı Canlandırıyor
Oscar adayı Mark Ruffalo, Rehabilitation Act’in 504. maddesiyle ilgili süreci geciktiren bürokratı oynuyor. Ruffalo’nun karakteri, kararının doğru olduğuna inanan ve aktivistlerin taleplerine karşı mesafeli duran yorgun bir bürokrat olarak aktarılıyor.
Yapımda ayrıca Heder’ın daha büyük bir bütçeyle çalışma imkânını nasıl kullandığı da görülüyor. Önceki filmi CODA, daha küçük ölçekte ve samimi bir anlatımla çekilmişti. Being Heumann ise geniş oyuncu kadrosu, yüzlerce kişilik eylem sahneleri ve farklı şehirlerde geçen olaylarıyla daha kapsamlı bir yapıya sahip.
Toronto’daki gösterim, filmin festival yolculuğundaki ilk büyük buluşması oldu. Apple’ın projeye sağladığı finansman ve Heder’ın yönetimi, yapımın Oscar yarışında adının anılmasına neden olan başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
