Mutfakta unutulan bir marul, tarihi geçtiği düşünülerek çöpe atılan süt ya da son kullanma tarihiyle karıştırılan ekmek paketleri… Pek çok kişi bunun sıradan bir alışkanlık olduğunu düşünüyor. Ancak yeni bir araştırma, bu davranışların aile bütçesine ciddi zarar verdiğini ortaya koydu.
ABD’de gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışmaya göre tüketicilerin büyük bölümü gıda paketleri üzerindeki tarih etiketlerini yanlış yorumluyor. Bu yanlış algı nedeniyle her yıl kişi başına yüzlerce dolarlık yenilebilir gıda çöpe gidiyor. Araştırmacılar, yalnızca tarih etiketleri konusunda yaşanan kafa karışıklığının bile ciddi ekonomik ve çevresel sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.
Verilere göre ortalama bir Amerikalı yılda yaklaşık 728 dolarlık yenilebilir ürünü çöpe atıyor. Uzmanlara göre bunun en önemli nedenlerinden biri ise paketlerde yer alan Son Kullanma Tarihi, Best By, Sell By ve Use By gibi ifadelerin yanlış anlaşılması.

Gıda İsrafı Sanılandan Çok Daha Büyük Bir Sorun
Gıda israfı uzun yıllardır dünyanın en önemli çevresel ve ekonomik problemlerinden biri olarak görülüyor. Ancak birçok tüketici sorunun boyutunun farkında değil.
Araştırmaya göre tüketiciler satın aldıkları gıdaların önemli bir bölümünü tüketemeden çöpe atıyor. Özellikle günlük tüketim ürünlerinde kayıplar dikkat çekici seviyelere ulaşmış durumda.
Veriler, en fazla israf edilen ürünün ekmek olduğunu gösteriyor. Satın alınan ekmeklerin yaklaşık yüzde 22,7’si çöpe gidiyor. Onu yüzde 22,6 ile marul, yüzde 22,4 ile süt takip ediyor.
Tavuk eti, patates, kırmızı et, muz, şarküteri ürünleri, peynir ve yumurta da en fazla israf edilen ürünler arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre bu durum yalnızca maddi kayıp yaratmıyor. Aynı zamanda üretim sırasında harcanan su, enerji ve doğal kaynakların da boşa gitmesine neden oluyor.
Tarih Etiketleri Aslında Ne Anlama Geliyor?
Araştırmanın ortaya çıkardığı en dikkat çekici sonuçlardan biri, tüketicilerin büyük bölümünün tarih etiketlerini yanlış yorumlaması oldu.
Birçok kişi paket üzerinde yer alan tarihleri kesin tüketim sınırı olarak görüyor. Oysa ABD Tarım Bakanlığı’nın açıklamalarına göre çoğu tarih etiketi güvenlik değil kalite göstergesi niteliği taşıyor.
Örneğin Best If Used By ifadesi, ürünün belirtilen tarihe kadar en iyi tat ve kalite seviyesini koruyacağını anlatıyor. Bu tarihten sonra ürün otomatik olarak bozulmuş kabul edilmiyor.
Benzer şekilde Sell By etiketi marketler için hazırlanıyor. Bu tarih, ürünün raflarda ne kadar süre tutulacağını gösteriyor. Tüketiciler için zorunlu tüketim tarihi anlamına gelmiyor.
Use By etiketi ise üreticilerin kalite açısından önerdiği son dönemi ifade ediyor. Çoğu durumda güvenlik uyarısı olarak değerlendirilmiyor.
Freeze By etiketi ise ürünün hangi tarihe kadar dondurulmasının kaliteyi koruyacağını belirtiyor.
Uzmanlar, ürünlerde bozulma belirtisi yoksa yalnızca etiket tarihine bakarak çöpe atılmasının gereksiz olduğunu vurguluyor.

Genç Kuşaklar Daha Fazla Yanılıyor
Araştırmada kuşaklar arasında dikkat çekici bir fark da ortaya çıktı.
Z kuşağının yüzde 88’i tarih etiketlerini güvenli tüketim göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu oran milenyum kuşağında yüzde 78 seviyesinde bulunuyor.
X kuşağında da benzer bir tablo görülürken, yaş ilerledikçe tarih etiketlerine duyulan mutlak güven azalıyor.
Uzmanlar bu durumu, genç tüketicilerin gıda güvenliği konusunda daha hassas davranmasına bağlıyor. Ancak aşırı temkinli yaklaşımın da ciddi miktarda israfa yol açtığı belirtiliyor.
Bazı Eyaletlerde Kayıp 2 Bin Doları Aşıyor
Araştırmada eyalet bazında yapılan hesaplamalar da dikkat çekti.
Özellikle kalabalık ailelerin yaşadığı bölgelerde yıllık kayıplar çok daha yüksek seviyelere çıkıyor. Utah eyaletinde yaşayan ailelerin yılda 2 bin doların üzerinde tasarruf sağlayabileceği hesaplandı.
Kaliforniya’daki ailelerde de benzer bir tablo görülüyor. Uzmanlar, yalnızca etiket tarihlerini daha bilinçli yorumlayarak ve gıdaları doğru saklayarak yüzlerce hatta binlerce dolarlık tasarruf elde edilebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle gıda israfının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir sorun olduğuna dikkat çekiliyor.
Gıda İsrafını Azaltmanın Basit Yolları
Uzmanlara göre birkaç basit alışkanlık değişikliğiyle israfı önemli ölçüde azaltmak mümkün.
Alışverişe çıkmadan önce buzdolabı ve kiler kontrolü yapmak, gereksiz ürün satın alınmasını önleyebiliyor. Ayrıca alışveriş listesinin önceden hazırlanması da plansız harcamaların önüne geçiyor.
Bunun yanında ürünlerin doğru koşullarda saklanması büyük önem taşıyor. Özellikle süt ürünleri, et ve sebzelerin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi kullanım süresini uzatabiliyor.
Bozulmaya yaklaşan ürünlerin çorba, güveç, smoothie veya farklı tariflerde değerlendirilmesi de önerilen yöntemler arasında yer alıyor.
Ayrıca kullanılmayacak durumda olmayan kapalı paket ürünlerin gıda bankalarına bağışlanması da önemli bir çözüm olarak gösteriliyor.

Küçük Bir Alışkanlık Değişikliği Büyük Tasarruf Sağlayabilir
Araştırmacılar, gıda israfıyla mücadelede en önemli adımın tüketici farkındalığı olduğunu vurguluyor.
Yapılan ankete göre Amerikalıların yüzde 73’ü tarih etiketlerinin anlamını tam olarak bilmiyor. Bu durum milyonlarca ton gıdanın gereksiz yere çöpe gitmesine neden oluyor.
Uzmanlara göre daha standart ve anlaşılır etiketleme sistemleri gelecekte bu sorunun azalmasına yardımcı olabilir. Ancak bugünden itibaren tüketicilerin ürünleri yalnızca tarih etiketine göre değil, görünümüne, kokusuna ve saklama koşullarına göre değerlendirmesi gerekiyor.
Çünkü birçok ürün, üzerinde yazan tarihten sonra da güvenli şekilde tüketilebiliyor. Bu basit bilgi bile hem aile bütçesinde hem de küresel gıda israfıyla mücadelede önemli bir fark yaratabilir.
Kaynak: Food & Wine

