My Undesirable Friends belgeseli, yönetmen Julia Loktev’in serinin ilk filminde takip ettiği Rus gazetecilerin ülke dışına çıkışını ve sürgünde yeni bir hayat kurma çabasını anlatan ikinci bölümüyle Venedik Film Festivali’nde gösterildi. “My Undesirable Friends: Part 2 — Exile”, festivalin Venice Open bölümünde yarışma dışı olarak prömiyer yaptı.
Film, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tam kapsamlı saldırısının ardından ülkelerini terk etmek zorunda kalan bağımsız gazetecilerin yaşadıklarına odaklanıyor. Loktev, Variety’ye verdiği röportajda ikinci bölümün ilk filme kıyasla “çok daha karmaşık bir hikâye” sunduğunu söyledi.

Belgesel, İlk Filmden İki Gün Sonrasından Başlıyor
Serinin ilk bölümü “My Undesirable Friends: Part 1 — Last Air In Moscow”, 2021 sonbaharında başlayarak Ukrayna’daki saldırıdan önceki aylarda Rusya’da basın özgürlüğünün daralmasını izliyordu. İkinci film ise bu olaydan yalnızca iki gün sonra, gazetecilerin ülkeden ayrılmaya çalıştığı dönemde başlıyor.
Filmin merkezindeki gazetecilerden bazıları, bağımsız haber kanalı TV Rain’in polis baskınıyla karşı karşıya olduğunu öğrenmelerinin ardından birkaç saat içinde Moskova’dan ayrılıyor. Kremlin tarafından “istenmeyen kuruluş” ilan edilen kanalı belgeselde izlenen gazeteciler, daha sonra Avrupa ve ABD’nin farklı kentlerine dağılıyor.
Loktev, ikinci filmin dört buçuk aylık bir dönemi kapsayan ilk yapımdan farklı olarak dört buçuk yıla yayıldığını belirtti. Yönetmene göre bu süre farkı, ülkelerini aniden terk eden kişilerin korku, kırılganlık ve yeniden başlama çabasını daha duygusal bir çerçevede ele almayı mümkün kılıyor.

Loktev’in Beş Yıllık Çalışması 12 Saate Ulaşıyor
Eski Sovyetler Birliği’nde doğan ve çocukken ailesiyle ABD’ye göç eden Julia Loktev, beş yıl önce başladığı çalışmanın kapsamının bu ölçüde büyümesini beklemediğini söyledi. Belgesel serisi, 10 bölüm boyunca neredeyse 12 saate ulaşacak. “Part 2 — Exile” ise Venedik’te ara verilerek gösterilecek.
Loktev başlangıçta, Rus hükümeti tarafından “yabancı ajan” ilan edilen bir grup bağımsız gazeteciyi belgelemeyi amaçlıyordu. Çekimlerin başlamasından birkaç ay sonra Rus tanklarının Ukrayna’ya girmesiyle projenin konusu da tarihsel bir kırılma dönemini kapsamaya başladı.
Yönetmen, gazetecilerin İstanbul’dan Amsterdam’a, Prag’dan New York’a uzanan yeni yaşamlarını iPhone X kullanarak kaydetti. Bu görüntüler, ülkelerinden ayrılan kişilerin “normal olmayan yeni normal” içinde sürdürdüğü göçebe yaşamı takip ediyor.
Filmde ABD’ye Yönelik Bir Uyarı da Yer Alıyor
Loktev, filmde anlatılan baskı ortamının ABD’deki siyasi gelişmelerle birlikte okunabileceğini ifade etti. Çekimlere Biden döneminin ortasında başladığını belirten yönetmen, ikinci Trump yönetimi ve sivil özgürlüklere yönelik saldırıların başlangıçta kendisine çok uzak göründüğünü söyledi.
Filmdeki karakterlerden biri, gençlikteki kendisine yazdığı mesajda “Alarm hâlinde kal, gerekiyorsa histerik ol ve ülkene sahip olmayı kaybetmenin çok kolay olduğunu bil” ifadelerini kullanıyor. Loktev ise korkunun içselleştirilmemesi gerektiğini, kaygının insanları felç etmek yerine harekete geçirmesini umduğunu belirtti.
