Monsters of God finali, sürüngen kaçakçılığı dünyasını inceleyen beş bölümlük belgesel dizisinin en dikkat çekici bölümünü ekrana taşıyor. “Tiger King”in yaratıcısı Eric Goode tarafından hazırlanan yapımın beşinci bölümü, 3 Eylül gecesi HBO’da yayınlanacak.
Final bölümünde Goode, hayvan kaçakçılığının “Pablo Escobar’ı” olarak tanımlanan Anson Wong’un izini sürüyor. Malezya’dan geniş bir yaban hayatı kaçakçılığı ağı yönettiği belirtilen Wong, Penang dağlarındaki kalesinde Goode’la buluşuyor. İkilinin görüşmesi, Wong’un yasa dışı imparatorluğu üzerine samimi bir sohbet şeklinde ilerliyor.

Eric Goode, Anson Wong’la Görüşmesini Anlattı
Goode, Variety’ye yaptığı açıklamada Wong’la buluşmadan önce endişeli olduğunu söyledi. Yönetmen, görüşmenin nasıl sonuçlanacağını merak ettiğini belirterek kendisini cesur biri olarak görmediğini, ancak karşısındaki durumu hissetmeye çalıştığını ifade etti. Bu buluşmayı, yaşadığı en gergin anlardan biri olarak tanımladı.
Belgesel, sürüngen kaçakçılığının yalnızca kaçakçılar ve koleksiyoncularla sınırlı kalmayan yapısını ele alıyor. Dizide hayvanat bahçeleri ile federal yetkililerin de dahil olduğu bu karanlık ağın farklı tarafları inceleniyor. Finaldeki Wong görüşmesi, bu araştırmanın kaçakçılık zincirinin merkezindeki isimlerden birine uzanan bölümünü oluşturuyor.

Eski Özel Ajanın Evindeki Kaplumbağa
Bölümün asıl sürprizi ise Wong’un peşindeki ABD Balık ve Yaban Hayatı Servisi özel ajanı Ken McCloud hakkında ortaya çıkıyor. Belgesel, McCloud’un dünyanın en fazla nesli tükenme tehlikesi altındaki kaplumbağası olarak tanımlanan saban burunlu kaplumbağayı evinde tuttuğunu gösteriyor. Doğada bu türden yaklaşık 100 tane kaldığı belirtiliyor.
Goode, McCloud ile eşi Rose’un evine gizli kamerayla girerek kaplumbağayı oturma odasındaki kirli bir teraryumda görüntülüyor. Yönetmen, McCloud ve eşinin fotoğrafını yıllar önce bir dergi için çektiğini, fotoğraf yayımlandığında ise bundan rahatsız olduğunu anlattı.
Goode’un aktardığına göre McCloud, kaplumbağanın çalınmasından korktuğu için onu arka bahçeye çıkarmak bile istemiyordu. Hayvanın çok değerli olması, eski ajanın endişesini artırmıştı. Goode, McCloud’un kaplumbağaya giderek daha fazla bağlandığını ve onu neredeyse tek çocuğu gibi gördüğünü söyledi.
Yönetmen, gizli kamera kullanma kararının arkasında McCloud’un korumacı tutumunun bulunduğunu da belirtti. Goode, evini son ziyaretinde eski özel ajanın elinde silahla dışarı çıktığını anlattı.
Kaplumbağanın Geleceği İçin Üreme Kolonisi Umudu
Goode, kaplumbağanın evde tek başına tutulmasının etik yönünü McCloud’la konuştuğunu aktardı. Hayvanı “mahkûm” ile “gardiyan” arasındaki fark üzerinden değerlendiren yönetmen, bu yaşam alanının kaplumbağa için uygun olmadığını savundu. Konunun hukuki bir boyutu da bulunduğunu belirten Goode, hükümetin durumla ilgili adım atmasını beklediğini söyledi.
Bu mesele, aynı zamanda Goode’un koruma çalışmalarıyla doğrudan bağlantılı. Yönetmenin kâr amacı gütmeyen kuruluşu Turtle Conservancy, 65 kaplumbağa türünün korunmasına katkı sundu ve dünya genelinde 70.000 akreden fazla yaban hayatı alanının korunmasına yardımcı oldu.
Goode, ABD’deki hayvanat bahçelerinde bulunan ve Madagaskar dışındaki tüm saban burunlu kaplumbağaların soy kütüğü sorumlusu olarak görev yapıyor. Yönetmen, McCloud’un sakladığı kaplumbağanın türün çoğalmasına katkı sunabilmesi için bir üreme kolonisine yerleştirilmesini umut ediyor.
Goode’a göre McCloud daha önce Los Angeles’ta bir sürüngen taciri için çalışıyordu. Yönetmen, eski ajanın kolluk kuvvetlerinin tarafına geçmesine rağmen hayvanlara sahip olma arzusunu koruduğunu ve bu durumun bağımlılığa benzer psikolojik bir boyut taşıdığını ifade etti.
