2026 FIFA Dünya Kupası heyecanı Meksika’nın başkenti Mexico City’de her geçen gün daha görünür hale gelirken, şehrin yeni sembollerinden biri dikkat çekiyor. Metro vagonlarında, duvar resimlerinde, meydanlarda ve dev heykellerde gülümseyen mor renkli bir canlı ziyaretçileri karşılıyor. Ancak bu neşeli görüntülerin arkasında oldukça karanlık bir gerçek yatıyor.
Dünya Kupası organizasyonunun gayriresmî maskotlarından biri haline gelen Axolotl, bugün doğada yok olmanın eşiğinde bulunuyor. Hatta son iki yıldır sahada araştırma yapan bilim insanları, doğal yaşam alanlarında tek bir Axolotl bile gözlemleyemediklerini söylüyor.
Bu durum, turnuva öncesinde şehir genelinde kullanılan Axolotl figürlerinin tartışma konusu haline gelmesine neden oldu. Bir kesim bu görünürlüğün farkındalık yarattığını savunurken, diğerleri ise yetkililerin koruma konusundaki başarısızlıklarını gizlemek için sevimli bir sembol kullandığını öne sürüyor.

Dünya Kupası’nın Yeni Yüzü Axolotl Oldu
Nahuatl dilinde “su canavarı” anlamına gelen Axolotl, Meksika’nın en sıra dışı canlılarından biri olarak kabul ediliyor. Sürekli suda yaşayan ve olağanüstü biyolojik özelliklere sahip olan bu amfibi türü, yalnızca Meksika’nın merkezi bölgelerinde doğal olarak bulunuyor.
2026 Dünya Kupası öncesinde Mexico City yönetimi ve organizasyon çevreleri tarafından yoğun şekilde kullanılan Axolotl, kısa sürede şehrin simgelerinden biri haline geldi. Havalimanlarından metro istasyonlarına kadar pek çok noktada bu canlıyı temsil eden görseller yer alıyor.
Özellikle futbol topuyla tasvir edilen heykeller ve duvar resimleri turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Ancak popülerlik arttıkça eleştiriler de büyüyor.
Bilim İnsanları İki Yıldır Tek Bir Axolotl Bulamadı
Tartışmanın merkezinde ise oldukça çarpıcı bir gerçek bulunuyor.
Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi’nin yürüttüğü son araştırmalara göre doğadaki Axolotl popülasyonu kritik seviyelere gerilemiş durumda. Araştırmacılar, 2024 yılında başlatılan son sayım çalışmaları kapsamında iki yıl boyunca kanallarda incelemeler yaptı.
Buna rağmen doğal ortamda yaşayan tek bir Axolotl gözlemleyemediler.
Bu sonuç ilk bakışta türün tamamen yok olduğu izlenimi yaratsa da bilim insanları farklı düşünüyor. Çünkü su örnekleri üzerinde yapılan DNA analizleri, canlıların hâlâ bölgede varlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Araştırma ekibinin koordinatörlerinden Vania Mendoza’ya göre tür henüz tamamen kaybolmuş değil. Ancak sayıların tarihî dip seviyelere indiği konusunda ciddi endişeler bulunuyor.
Nüfus Çöküşü Alarm Veriyor
Axolotl sayılarındaki düşüş son derece dramatik boyutlara ulaşmış durumda.
1998 yılında Meksika’nın güneyindeki Xochimilco bölgesinde kilometrekare başına yaklaşık 6 bin Axolotl tespit edilmişti. Ancak 2014 yılına gelindiğinde bu sayı yalnızca 36’ya kadar geriledi.
Bugün ise araştırmacılar doğrudan gözlem yapabilecek kadar bile birey bulmakta zorlanıyor.
Uzmanlara göre bu çöküşün arkasında birkaç temel neden bulunuyor. Bunların başında habitat kaybı, su kirliliği ve kontrolsüz kentleşme geliyor.
Bir zamanlar göller ve sulak alanlarla kaplı olan bölgenin büyük bölümü yıllar içerisinde kurutuldu. Kalan alanlar ise büyüyen şehir baskısı nedeniyle giderek küçülüyor.
Dünya Kupası Yeni Endişeleri Beraberinde Getirdi
Ekologlar, Dünya Kupası’nın bölgedeki baskıyı daha da artırabileceği görüşünde.
Özellikle turist sayısındaki artışın ve kitlesel etkinliklerin, zaten hassas durumda bulunan ekosistem üzerinde ilave yük oluşturacağı belirtiliyor. Xochimilco’da bulunan tarihi kanallar ve turistik tekne turları son yıllarda yoğun ilgi görüyor.
Ancak uzmanlar, kontrolsüz turizmin doğal yaşam üzerinde ciddi zararlar oluşturduğunu söylüyor.
Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi Ekolojik Restorasyon Laboratuvarı Başkanı Luis Zambrano, özellikle Dünya Kupası döneminde artan ziyaretçi sayısının bölge açısından yeni riskler yarattığını belirtiyor.
Zambrano’ya göre yüksek ekolojik değere sahip alanlarda yalnızca daha fazla turist çekmeye odaklanmak uzun vadede geri dönülmesi zor sonuçlar doğurabilir.
Bilim Dünyası İçin Büyük Öneme Sahip
Axolotl, yalnızca Meksika kültürünün sembollerinden biri değil. Aynı zamanda bilim dünyasının en fazla ilgi gösterdiği canlılardan biri olarak kabul ediliyor.
Bu türün en dikkat çekici özelliği, kaybettiği uzuvları yeniden oluşturabilmesi. Araştırmalar, Axolotl‘ların yalnızca kollarını ve bacaklarını değil, bazı beyin dokularını da yenileyebildiğini ortaya koyuyor.
Bilim insanları bu olağanüstü biyolojik özelliklerin kanser araştırmalarından rejeneratif tıbba kadar birçok alanda önemli keşiflerin önünü açabileceğini düşünüyor.
Bu nedenle türün korunması yalnızca çevresel değil, aynı zamanda bilimsel açıdan da büyük önem taşıyor.

Popülerlik Koruma Çalışmalarına Dönüşecek Mi?
Bugün Mexico City sokaklarında Axolotl figürlerine rastlamamak neredeyse imkânsız hale geldi. Ancak uzmanların asıl sorusu başka.
Bu yoğun görünürlük gerçekten koruma çalışmalarına destek sağlayacak mı?
Bazı çevreciler, Dünya Kupası sayesinde milyonlarca kişinin Axolotl hakkında bilgi sahibi olacağını ve bunun olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor. Diğerleri ise canlıyı bir marka haline getirmenin, yaşam alanlarının korunması için somut adımlar atılmadığı sürece anlam taşımadığını savunuyor.
Ortaya çıkan tablo ise oldukça çarpıcı. Dünya Kupası’nın sembollerinden biri haline gelen Axolotl, bugün şehirde her yerde görülüyor. Ancak doğal yaşam alanlarında onu görmek neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. Meksika’nın sevimli sembolü, belki de tarihinde ilk kez bu kadar ünlü olurken aynı zamanda yok oluşa da hiç olmadığı kadar yakın bulunuyor.
Kaynak: Reuters

