Mr Nelson incelemesi, Shinya Tsukamoto’nun Vietnam Savaşı’nın ardından ağır travmayla mücadele eden eski deniz piyadesi Allen Nelson’ın hikâyesini ele alış biçimine odaklanıyor. Variety, yönetmenin savaş karşıtı bir anlatı kurmasına rağmen filmi tekrara dayalı yapısı, yüzeysel karakterleri ve şiddet görüntülerine verdiği ağırlık nedeniyle eleştirdi.
2026 yapımı Mr Nelson, Did You Kill People?, gerçek Allen Nelson’ın anı kitabına dayanıyor. Film, cepheden döndükten sonra paranoya, öfke nöbetleri ve şiddetli kâbuslarla yaşayan Nelson’ın geçmişiyle yüzleşmesini izliyor. Variety’nin değerlendirmesine göre yapım, bu travmanın bireysel ve toplumsal boyutlarını derinleştirmek yerine, savaşın dehşetini gösteren geri dönüşlere sık sık başvuruyor.

Film, Allen Nelson’ın Savaş Sonrası Hayatını İzliyor
Allen Nelson’ı gençlik döneminde Mark Merphy, ilerleyen yıllarında ise Rodney Hicks canlandırıyor. Cepheden yeni dönen Nelson, ailesini öfke ve paranoya nöbetlerine maruz bırakmamak için New York’ta pencereleri tahtalarla kapatılmış, kötü durumdaki bir binada yaşamaya başlıyor. Yanında yalnızca bir kedi ve sokak fareleri bulunuyor.
Nelson’ın hayatındaki kırılma noktalarından biri, eski sınıf arkadaşının onu öğrencilerle savaş deneyimleri hakkında konuşmaya davet etmesiyle yaşanıyor. İlk başta bu teklifi kabul etmeyen karakter, çocukların yakında patlattığı maytapların ardından yoğun bir travma tepkisi veriyor. Bir arabanın altına saklanan Nelson, çevresindeki kaldırım görüntüsünü zihninde patlamalar ve silah sesleriyle birleşmiş hâlde algılıyor.
Daha sonra sınıfa giden Nelson, savaş hakkında konuşmaya çalışıyor. Ancak bir çocuğun, hem Nelson’ın anı kitabına hem de filme adını veren “İnsanları öldürdünüz mü?” sorusuna yanıt veremiyor. Filmdeki bu soru, karakterin yaşadığı travmanın merkezinde yer alıyor.

Geoffrey Rush’ın Canlandırdığı Terapist Aynı Soruyu Tekrarlıyor
Hikâyenin sonraki bölümünde Nelson, Linda’yla evli ve onun oğlunu kendi çocuğu gibi büyütüyor. Buna rağmen şiddetli kâbusları devam ediyor; uyuyabilmek için ilaç kullanması gerekiyor. Yaşadığı rahatsız edici bir patlamanın ardından terapiye başlayan Nelson, geçmişini Dr. Daniels’a anlatmaya koyuluyor.
Dr. Daniels karakterini Geoffrey Rush canlandırıyor. Variety’nin yorumuna göre terapi sahneleri, filmin önemli bir bölümünü oluşturmasına karşın anlatıyı ileri taşımakta zorlanıyor. Rush’ın karakteri, Nelson’a neden insanları öldürdüğünü soruyor ve aynı soruyu farklı vurgularla tekrar ediyor. İnceleme, bu tekrarların sonunda karakterin ihtiyaç duyduğu kırılma anına ulaşılmasını sağladığını belirtiyor.
Tsukamoto’nun filmdeki temel ilgisinin, terapi sürecinden çok savaş sahnelerinin görsel olarak yeniden kurulmasında ortaya çıktığı aktarılıyor. Geri dönüşlerde barbarlık, şiddet ve savaşın yol açtığı yıkım öne çıkıyor. Farelerin çürümüş etleri kemirdiği ve ceset yığınlarının gösterildiği görüntüler de bu bölümlere eşlik ediyor.
Variety: Savaş Karşıtı Mesaj Şiddet Görüntülerinin Gölgesinde Kalıyor
Variety, filmin savaş karşıtı mesajının açık olduğunu kabul ederken yapımın savaş dışındaki sahnelerde ağır ve tekrarlı bir ritme sahip olduğunu savunuyor. İncelemeye göre film, şiddet görüntülerinde hareketleniyor; terapi ve gündelik hayat bölümlerindeyse aynı enerjiyi koruyamıyor.
Eleştirinin bir başka noktası, yapımın Nelson’ın Siyah bir Amerikalı olarak yaşadığı deneyime yeterince odaklanmaması. Film, Vietnam Savaşı’na Siyah bir askerin gözünden bakma fırsatına sahip olmasına rağmen, savaşın Afro-Amerikan toplumundaki etkisini yalnızca yüzeysel biçimde ele alıyor.
Rodney Hicks’ın performansının da senaryonun sınırlı oyunculuk alanı nedeniyle öne çıkamadığı belirtiliyor. Tatyana Ali’nin canlandırdığı Linda ise Nelson’a destek olan eş rolüyle sınırlı kalıyor. Variety, Tsukamoto’nun karanlık görüntü dünyasının ve şiddetli geri dönüşlerinin, karakterlerin psikolojik derinliğinin önüne geçtiği sonucuna varıyor.
