Türk Toraks Derneği’nin 29’uncu Yıllık Kongresi’nde sunulan çarpıcı bir araştırma, Türkiye’deki hava kirliliği ve sanayileşmenin toplum sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Dr. Büşra Ünal ve ekibi tarafından Konya özelinde gerçekleştirilen çalışma, sanayi bölgelerine 10 kilometre mesafede yaşamanın, akciğer sağlığı açısından sigara içmekten bile daha tehlikeli olabileceğini ortaya koydu. Araştırma sonuçları, havası temiz tek bir ilin dahi bulunmadığı Türkiye’de, hava kirliliğinin yılda yaklaşık 46 bin erken ölüme neden olduğunu gösteriyor.

Sanayi Yakınında Yaşamak Sigaradan Daha Fazla Zarar Veriyor
Konya’nın Selçuklu, Karatay ve Meram ilçelerinde 455 yetişkin üzerinde yapılan incelemeler, sanayi bölgelerine yakınlığın solunum fonksiyonlarını doğrudan bozduğunu kanıtladı. Araştırmaya göre, sanayi bölgesine 10 km’den yakın mesafede yaşayan ve sigara kullanmayan sağlıklı bireylerin, sanayiden uzak yaşayan sigara kullanıcılarına kıyasla daha düşük “küçük havayolu” akış hızına sahip olduğu saptandı. Akciğerlerin en uç kısmındaki bronşiyollerde meydana gelen bu daralma ve iltihaplanma; balgam artışı, doku kaybı ve ciddi nefes darlığı gibi yaşam kalitesini düşüren kronik sorunlara yol açıyor.
Türkiye’nin “Hava Raporu”: DSÖ Değerlerinin Çok Üzerindeyiz
Dr. Şule Altıntaş tarafından sunulan “2025 Türkiye Partikül Madde Kirliliği Analizi”, ülkedeki hava kalitesinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) standartlarının çok uzağında olduğunu tescilledi. Analiz sonuçlarına göre:
- Türkiye’de havası Dünya Sağlık Örgütü referans değerlerinin altında (temiz) olan tek bir il dahi bulunmuyor.
- Iğdır, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay gibi illerde kirlilik oranı, önerilen değerlerin 8-10 kat üzerine çıkmış durumda.
- İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde kirlilik sınır değerlerin 2-2,5 kat üzerinde seyrediyor.
46 Bin Erken Ölüm ve Ölçüm İstasyonlarındaki Yetersizlik
Hava kirliliğine bağlı ölümler, Türkiye’deki toplam vefatların %10,34’ünü oluşturuyor. PM2,5 maruziyeti nedeniyle yılda yaklaşık 46 bin kişinin hayatını kaybettiği hesaplanırken, bu kirlilik çocuklarda akciğer kapasitesinin düşmesine ve gelişme geriliğine neden oluyor. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait hava kalitesi izleme istasyonlarının verimliliği de sorgulanıyor. Verilere göre istasyonların %79’u PM10 için yeterli ölçüm yapabilirken, daha tehlikeli olan PM2,5 ölçümünde bu oran sadece %39’da kalıyor.

En Riskli İl Osmaniye: Sağlıkta Adalet Beklentisi
Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, 100 bin kişi başına düşen ölüm riski en yüksek ilin 356,63 oranıyla Osmaniye olduğunu belirtti. Osmaniye’yi sırasıyla Malatya, Iğdır, Denizli ve Kırıkkale takip ediyor. Uzmanlar, hava kirliliğinin sadece solunum değil, kardiyovasküler sistem üzerinde de büyük bir yük oluşturduğunu vurgulayarak; acilen PM2,5 için sınır değer belirlenmesi, emisyon azaltım politikalarının uygulanması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Kaynak: Diken / Mesude Demir
