ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza birimi ICE, son bir yıl içinde Microsoft Azure bulut altyapısındaki veri miktarını üç katın üzerine çıkardı. Sızdırılan belgelere göre bu artış, gözaltı ve sınır dışı operasyonlarının hız kazandığı döneme denk geldi.
Bu süreçte ICE bütçesinin ve personel sayısının da ciddi biçimde büyüdüğü belirtiliyor. Kurumun dijital altyapısını genişletmesi, göç politikalarıyla bağlantılı teknolojik kapasitenin de eş zamanlı arttığını gösteriyor.
Yapay Zeka Destekli Analiz ve Gözetim
Belgelerde, ICE’in yalnızca depolama hizmetlerinden değil, yapay zeka destekli analiz araçlarından da yararlandığına işaret ediliyor. Buna göre kurum, görüntü ve video analizi yapan sistemler ile metin çeviri araçlarını aktif biçimde kullanıyor.
Bu durum, gözetim faaliyetlerinin teknolojik açıdan daha kapsamlı bir boyuta taşındığına dair tartışmaları da beraberinde getirdi.

Devasa Veri Havuzu Dikkat Çekiyor
Sızdırılan kayıtlara göre ICE, 2026 Ocak ayı itibarıyla Microsoft Azure üzerinde yaklaşık 1.400 terabayt veri barındırıyor. Bu miktar, yalnızca fotoğraflardan oluşsaydı yüz milyonlarca görsele denk gelecek büyüklükte bir arşiv anlamına geliyor.
Uzmanlara göre bu ölçekteki veri havuzları, modern gözetim teknolojileri için kritik bir altyapı oluşturuyor.
Teknoloji Devleri Göç Politikalarının Parçası mı?
Belgeler, Microsoft’un yanı sıra başka büyük teknoloji şirketlerinin de ICE ve ABD İç Güvenlik Bakanlığı ile çeşitli altyapı anlaşmaları yürüttüğünü ortaya koyuyor.
Bu ilişkiler, teknoloji şirketlerinin kamu kurumlarıyla iş birliklerinin etik boyutunu yeniden gündeme taşıdı. İnsan hakları savunucuları, bu altyapıların göçmen izleme ve kitlesel gözetim faaliyetlerine dolaylı katkı sunduğunu savunuyor.
Microsoft Cephesinden Savunma
Microsoft ise açıklamasında, sunduğu hizmetlerin kitlesel gözetim amacıyla kullanılmasına izin vermediğini ve sözleşmelerin bu yönde kısıtlamalar içerdiğini belirtiyor. Şirket, mevcut iş birliklerinin yasal çerçevede yürütüldüğünü savunurken, çalışanlar arasında bu ilişkilerin etik boyutuna dair iç tartışmaların sürdüğü de aktarılıyor.
Teknoloji Çalışanlarından Tepki Büyüyor
ABD’deki teknoloji çalışanları arasında, ICE ve benzeri kurumlarla yapılan anlaşmalara yönelik itirazlar son dönemde yükselişe geçti. Bazı şirket çalışanları, şirket yönetimlerine açık çağrılar yaparak göçmen politikalarına teknoloji desteği verilmemesi gerektiğini savunuyor.
Bu tepkilerin, önümüzdeki dönemde teknoloji şirketlerinin kamu kurumlarıyla olan iş birliklerini yeniden gözden geçirmesine yol açabileceği değerlendiriliyor.
Kaynak: The Guardian
