Bavyera şerbetçiotu çiftçisi Josef Wimmer, artan sıcaklıklar ve kuruyan toprakların tehdit ettiği hasadını güneş panelleriyle güvence altına almaya çalışıyor. Almanya’nın Hallertau bölgesindeki çiftliğinde, şerbetçiotu sıralarının yedi metre üzerine yerleştirilen fotovoltaik paneller hem gölge sağlıyor hem de yenilenebilir enerji üretiyor.
Wimmer’ın uygulaması, Almanya’da şerbetçiotu yetiştiriciliğinin ciddi bir daralma yaşadığı dönemde öne çıkıyor. 2026 itibarıyla ülkede bu alanda uzmanlaşmış 900’ün biraz üzerinde tarım işletmesi bulunuyor. Bu sayı, 20 yıl öncesine göre yüzde 40’lık düşüş anlamına geliyor. Bazı çiftçiler başka ürünlere yönelirken bazıları üretimi tamamen bırakıyor.

Almanya’da Şerbetçiotu Çiftlikleri Azalıyor
Küçük ve aile işletmesi çiftliklerin kapanarak yapısal biçimde gerilemesini anlatan bu süreç Almancada “höfesterben” olarak adlandırılıyor. İklim değişikliği, düşen fiyatlar ve biraya yönelik talepteki gerileme, Almanya’nın geleneksel şerbetçiotu bölgelerinde üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bavyera, Almanya’daki şerbetçiotunun yüzde 86’sını ve dünya üretiminin yaklaşık üçte birini karşılıyor. Bölgedeki bira kültürü, şerbetçiotu hasadıyla da yakından bağlantılı. Okulların yaz tatilleri, hasat dönemine denk gelecek şekilde düzenleniyor ve bu dönemde “şerbetçiotu kraliçeleri” de yerel geleneğin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Güneydoğu Almanya’daki Hallertau, dünyanın kesintisiz en büyük şerbetçiotu yetiştirme alanı olarak biliniyor. Geçmişi en az MS 860’a uzanan bölgede, Almanya’da kalan 722 şerbetçiotu çiftliği bulunuyor. Dördüncü kuşak üretici Wimmer’ın çiftliği de Osseltshausen yakınlarındaki Neuhub mezrasında yer alıyor.

Güneş Panelleri Şerbetçiotuna Gölge Sağlıyor
Wimmer, Euronews Earth’e verdiği demeçte yılların giderek daha sıcak ve kurak hâle geldiğini söylüyor. Şerbetçiotunun gölgeyi seven bir bitki olduğunu belirten çiftçi, panelleri öncelikle bitkileri yoğun güneşten korumak amacıyla kurduklarını ifade ediyor.
Sıcaklık, biraya aromatik acılığını veren alfa asitlerinin üretimini yavaşlatabiliyor. Sıcaklığa bağlı kuraklık ve toprak sağlığındaki gerileme de verimde belirgin düşüşlere yol açabiliyor. Panellerin oluşturduğu gölge, bu baskının azaltılması için kullanılıyor.
İlk aşamada beş hektarlık şerbetçiotu alanı fotovoltaik modüllerle kaplandı. Sistem en yüksek seviyede iki megavatlık çıkış sağlıyor. Wimmer, fikri yaklaşık 10 yıl önce, 2009’da çiftliğinin çatısına kurduğu güneş enerjisi sisteminin faydalarını gördükten sonra geliştirdi.
Başlangıçta komşuları projeye kuşkuyla yaklaştı. İnşaat başladıktan sonra ise Hallertau’nun farklı köylerinden çiftçiler, yerel meclis üyeleri, bölge yetkilileri ve Münih’teki Bavyera eyalet yönetiminden bakanlar sistemi incelemek için çiftliği ziyaret etti.
Sistem Topraktaki Nemi Korumaya Yardımcı Oluyor
Wimmer, fotovoltaik modüllerin kurulmasından sonra toprağın daha nemli hâle geldiğini belirtiyor. Sıralar arasındaki nem sensörü, toprağın hem yüzeyinde hem de daha derin katmanlarında ölçüm yapıyor.
Çiftçiye göre panellerin altında buharlaşma azalıyor ve yağış suyu toprakta daha uzun süre tutuluyor.
Wimmer, projeyi 20 hektara genişletmeyi ve bir megavatlık batarya depolama sistemi eklemeyi planlıyor. Panellerin fazla enerjiyi şebekeye aktarabilmesi için bir trafo merkezine bağlanacak beş kilometrelik elektrik kablosunun kurulumu da sürüyor.
Projeye katkı sağlayan Gruber, iki yıl süren planlama ve izin görüşmelerinin ardından bağlantı sürecine geçildiğini aktarıyor. Uzun onay prosedürlerinin, bazı çiftçilerin tarımsal fotovoltaik sistemleri daha büyük ölçekte uygulamasını zorlaştırdığını söylüyor. Gruber’a göre özellikle şerbetçiotu ve diğer özel tarım ürünlerinde karar ve izin süreçlerinin daha kolay yürütülmesi gerekiyor.
