Valentino belgeseli, tasarımcı Valentino Garavani’nin ocak ayında hayatını kaybetmesinin ardından yeniden yayın platformlarına geliyor. Matt Tyrnauer’ın yönettiği 2008 yapımı The Last Emperor, moda dünyasında yaşanan değişimlerin ve filme yeniden erişim talebinin ardından izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Gelişme, eylül ayının moda belgeselleri açısından dikkat çeken yapımları yeniden gündeme taşıdığı bir dönemde duyuruldu. Isaac Mizrahi’nin 1995 tarihli Unzipped belgeselinin sinemalara dönüş haberinin ardından, Valentino’nun kariyerinin son dönemini ve modaevinin iç dünyasını anlatan film de yeniden erişilebilir olacak.

Valentino Belgeseli Neden Geri Dönüyor?
Valentino Garavani’nin hayatını kaybetmesinin ardından hayranları ve tasarımcı hakkında bilgi edinmek isteyenler internete yöneldi. Ancak The Last Emperor o sırada yayın platformlarında bulunmuyordu. Yönetmen Matt Tyrnauer, filmin yeniden yayınlanması için bir imza kampanyası düzenlendiğini de belirterek dönüş kararının zamanlamasına dikkat çekti.
Tyrnauer’a göre son on yılda moda dünyasında önemli değişimler yaşandı. Valentino modaevinde bayrağın Pierpaolo Piccioli’den Alessandro Michele’e devredilmesi de bu sürecin parçalarından biri olarak öne çıktı. Yönetmen, tüm bu gelişmelerin filmi yeniden izleyiciyle buluşturmak için uygun bir ortam yarattığını söyledi.

The Last Emperor Belgeseli Nasıl Ortaya Çıktı?
Matt Tyrnauer, filmi Vanity Fair’de büyük haberleri takip ettiği yılların ardından çekti. The Last Emperor, yönetmenin ilk belgeseliydi. Tyrnauer, Valentino hakkında bir profil hazırlama görevini alırken elbise yapımı konusunda kapsamlı bir bilgiye sahip olmadığını ifade etti.
Yönetmen, kendisini o dönemde de bugün de moda muhabiri olarak görmediğini söyledi. Bu alana dışarıdan bakmasının, gazeteci ve film yapımcısı açısından avantaj sağladığını belirtti. Valentino ve iş ortağı Giancarlo Giammetti ise ona modaevinin işleyişi hakkında kapsamlı bir bakış sundu.
Tyrnauer, Vanity Fair için yürüttüğü çalışma sırasında Piazza di Spagna’nın yakınında, elbiselerin elle dikildiği bembeyaz ve yalın çalışma alanlarını keşfetti. Bu mekânlarda yaklaşık 100 kadının, yüz binlerce dolar değerindeki elbiseler üzerinde çalıştığını anlattı. Bu deneyim, tasarımcının dünyasını bir belgesel olarak ele alma fikrini güçlendirdi.
Tyrnauer, gazetecilik görevi tamamlanmadan önce Giammetti’ye bunun bir film olduğunu düşündüğünü söyledi. Yönetmene göre Valentino hakkında yıllar boyunca yayımlanan haberler geniş bir görünürlük sağlamış olsa da tasarımcı ile Giammetti arasındaki ilişkinin ve bu ortaklığın merkezindeki şirketin gerçek hikâyesi yeterince anlatılmamıştı.
Çekimler İki Yıl Boyunca Sürdü
Tyrnauer, The Last Emperor’ı cinema vérité geleneğinde, yani olayları müdahale etmeden ve doğrudan gözlemleyerek aktaran bir belgesel olarak tasarladı. Çekimler devam ederken günlük işini sürdürdü; koleksiyonlardan önce Roma’ya giderek kamerasıyla Valentino ve Giammetti’nin dünyasına dahil oldu.
Yönetmen, ikiliyle iki yıl boyunca aralıklarla çalıştı. Bu süreçte Valentino’nun 45. yıl dönümü defilesini ve emekliliğini de kayda aldı. Giammetti, çekimler ilerledikçe kameranın ve mikrofonun varlığına alıştıklarını söyledi.
Giammetti, Tyrnauer’ın özel anlara müdahaleci görünmeden ulaşabildiğini anlattı. Hatta bir keresinde banyoda hâlâ canlı bir mikrofon taşıdığını fark ettiğini belirtti. Bu anekdot, ekibin çekim sürecinde kameraya ne kadar alıştığını gösteren örneklerden biri olarak aktarıldı.
Tyrnauer’ın hatırladığı sahnelerden birinde Valentino, kamerayı uzaklaştırmak için objektife vuruyor. Yönetmen, tasarımcının kariyerine ait müze koleksiyonuna bakmak üzere olduğu bu anı, hayatını gözden geçirdiği bir dönemle ilişkilendirdi. Giammetti ise filmin, kendileri için farklı yaşam anlarını bir araya getiren bir çalışma olduğunu söyledi.
