Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Macron çağrısı olarak öne çıkan yazısında yaratıcı endüstriler için yeni bir çok taraflılık kurulmasını istedi. Macron’un değerlendirmesi, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile birlikte sinema, televizyon ve oyun sektörlerinin geleceğini ele alacağı Lumière Zirvesi öncesinde yayımlandı.
Macron, yaratıcı sektörlerin yalnızca ekonomik açıdan değil, kültürel ve demokratik açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Fransa Cumhurbaşkanı, ekranların yol açtığı sorunlarla yüzleşirken sinema, diziler ve video oyunlarının sunduğu ortak deneyimi korumanın önemine dikkat çekti.

Sinemanın Başlangıcından Avuç İçindeki Ekranlara
Macron yazısında, sinemanın doğuşunu 1895’te Paris Operası yakınlarındaki Grand Café’nin bodrum katında gerçekleşen ilk halka açık gösterimle ilişkilendirdi. Auguste ve Louis Lumière kardeşlerin hazırladığı programda, her biri 50 saniyeyi geçmeyen 10 kısa film yer alıyordu.
Aradan geçen bir asırdan uzun sürede hareketli görüntüler sinema salonlarından televizyonlara, kişisel cihazlara ve son dönemde akıllı telefon ekranlarına taşındı. Macron’a göre video oyunları ve animasyonu da kapsayan hareketli görüntü endüstrisi, günlük hayatın ayrılmaz parçalarından biri hâline geldi.
Ekranların tek başına taraf olmadığını belirten Macron, bu araçların izleyicilere ulaşmayı kolaylaştırabileceğini, aynı zamanda sosyal medyanın yükselişi ve görüntü yoğunluğu nedeniyle risk taşıyabileceğini ifade etti. Yazıda, bazı yorumcuların bu görüntü yoğunluğunu “bilişsel savaşın” bir biçimi olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Dikkat Ekonomisi Ve İçerik Arasındaki Ayrım
Macron, ekran kullanımının çocukların dikkati, öğretmenlerin eğitim süreci ve sanatçıların izleyiciye ulaşma imkânı üzerindeki etkilerine değindi. Hükümetlerin de mevzuattan daha hızlı ilerleyen teknolojileri tartışmak zorunda kaldığını belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı’na göre çözüm ekranlardan uzaklaşmak değil, ekranlarla kurulan ilişkiyi değiştirmek. Bu noktada sinema, diziler ve video oyunları; sürdürülebilir dikkat, hayal gücü, yaratıcılık ve başka bir dünyayı ortaklaşa deneyimleme imkânı sunan alanlar olarak öne çıkıyor.
Yazının merkezindeki ayrımlardan biri, sınırsız içerik akışıyla yaratılması zaman, yetenek, risk ve niyet gerektiren eserler arasındaki fark oldu. Macron, günümüzde ekranların karşısında daha fazla zaman geçirildiğini, buna karşın bu ekranların taşımak üzere tasarlandığı eserlerle daha az vakit geçirildiğini savundu.
Bir filmin yeni bir kuşağı Homeros’a yönlendirebileceğini, belirli bir dil ve yere dayanan bir dizinin küresel bir sohbete dönüşebileceğini belirten Macron, video oyunlarının da izleyiciden yalnızca bir dünyayı seyretmesini değil, o dünyanın içinde yaşamasını isteyebileceğini yazdı.
Yaratıcı Eserlerin Ekonomik Ve Demokratik Değeri
Macron’a göre yaratıcı eserlerin ekonomik değeri, ekran sektörlerinin iddialı yapımları finanse edebilme ve tanınmamış seslere alan açabilme kapasitesiyle bağlantılı. Bu kapasite zayıflarsa, ekranlarda daha fazla görüntü bulunmasına rağmen gerçekten farklı eserlerle karşılaşma imkânı azalabilir.
Bu eserlerin kültürel işlevi de yazının önemli başlıkları arasında yer aldı. Macron, eserlerin hafızayı koruduğunu, deneyimlere biçim verdiğini ve bir toplumun başka bir toplumun hayal dünyasını tanımasına olanak sağladığını belirtti.
Demokratik açıdan ise algoritmaların etkisine dikkat çekildi. Dikkati yalnızca etkileşim üzerinden şekillendiren sistemlerin, kamusal konuşmayı daha kısa, daha öfkeli ve daha parçalı hâle getirebileceği ifade edildi.
Aynı Anda Birden Fazla Dönüşüm Yaşanıyor
Macron, yaratıcı eserlere verilen değerin ekran sektörlerinin geleceği açısından ekonomik bir mesele olmanın ötesine geçtiğini vurguladı. Ona göre konu, toplumların kültürel ve demokratik geleceğiyle de doğrudan bağlantılı.
Yazıda aynı anda yaşanan dönüşümler arasında dikkatin parçalanması, eserlerin izleyiciye ulaşmasını sağlayan kanalların yoğunlaşması, yaratımın finansmanındaki değişimler, yeni üretim ve dağıtım biçimleri ile üretken yapay zekânın hızlı yükselişi sayıldı.
Macron’un yazısı, bu gelişmelerin Lumière Zirvesi öncesinde yaratıcı endüstrilerin geleceği etrafında uluslararası bir tartışma başlatma amacı taşıyor. Zirvede sinema, televizyon ve oyun alanlarından küresel eğlence sektörü temsilcilerinin bir araya gelmesi planlanıyor.
