Sophie Calle sergisi, sanatçının fotoğraf, video ve yerleştirmelerden oluşan çalışmalarını Turner Contemporary’nin Margate’teki mekânına taşıyor. *Something Missing?* başlıklı sergi, 1986’dan 2024’e uzanan üretimleri bir araya getirirken Calle’ın yokluk, kayıp ve ölümle kurduğu ilişkiye odaklanıyor.
72 yaşındaki Fransız sanatçı için bu sergi, yaklaşık 20 yıl sonra Birleşik Krallık’ta açılan ilk büyük sergi olma özelliğini taşıyor. Calle, kariyeri boyunca hem kendi hayatından hem de tanımadığı insanların yaşamlarından yola çıkarak kişisel sınırları zorlayan işler üretti.

Sophie Calle’ın Sanatında Takip ve Gözlem
Calle, 1980’lerin başından bu yana fotoğraf ve yazıyı bir arada kullanan çalışmalarıyla tanınıyor. Yabancıları yatağında uyumaya davet etti, otel görevlisi kılığına girerek konukların odalarındaki eşyaları belgeledi ve kaybolmuş bir adres defterindeki kişileri arayarak defterin sahibine dair bir portre oluşturmaya çalıştı.
Sanatçı, 26 yaşında sanat üretmeye başladığında ne yapacağını bilmediğini söylüyor. Doktor ve pop ile kavramsal sanat koleksiyoncusu olan babasını memnun etmek için sanatçı olmaya karar verdiğini anlatan Calle, resim yapamadığını; buna karşılık yazı yazmayı ve fotoğraf çekmeyi mümkün bulduğunu belirtiyor.
İnsanları takip etmeye başlaması da bu döneme denk geliyor. Calle, 1980’de bir partide tanıştığı bir adamı Paris’ten Venedik’e kadar izledi. Adamın hareketlerini zaman damgalı notlarla kaydetti ve sarı peruk takarak onu şehir sokaklarında fotoğrafladı.

Serginin Merkezinde Yokluk ve Kayıp Var
Turner Contemporary’deki sergi, Calle’ın hayatını kaybeden ebeveynleri, eski bir sevgilisi ve tamamlanmadan bırakılmış fikirleri çevresinde şekilleniyor. Sanatçı, annesi 2006’da yatağında hayatının son dönemindeyken onunla ilgili bir film çekti. Calle, bu çalışmayı üretmenin yaşadığı zor durumla arasında mesafe oluşturmasına yardımcı olduğunu ifade ediyor.
Babası 2015’te hayatını kaybettiğinde sanat yapmayı bırakmaya karar veren sanatçı, bu kararının duygusal nedenlere dayandığını söylüyor. Daha sonra seyahate çıkan Calle, bir süre sonra sıkıldığı için yeniden üretmeye başladığını anlatıyor.
Calle’ın ölümle kurduğu ilişki de serginin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Sanatçı, ölümden giderek daha fazla söz ettiğini çünkü ona giderek yaklaştığını belirtiyor. Mezar taşını şimdiden sipariş eden Calle, bir dönem kendi ölüm ilanını da hazırlattı ve daha sonra metni kendisi düzenledi.
2023’te tamamlanmamış işlerinden oluşan yeni bir seri hazırlayan sanatçı, bu çalışmalarını Margate’teki sergide gösterecek. Calle’a göre bazı fikirler yeterince iyi olmadıkları ya da hayata geçirilmeleri mümkün olmadığı için yarım kaldı. Bazı projeler ise fazla zaman ve para gerektirdi.
Görme ve Görülme Üzerine İki Çalışma
Calle’ın 1986 tarihli *The Blind* serisi, doğuştan görme engelli kişilerden güzellik imgesini tarif etmelerini istemesiyle ortaya çıktı. Sanatçı, projenin zalimce olabileceğinden endişe ettiğini; ilk görüştüğü kişinin açık ve sade yanıtının ise kendisine bir anlamda izin verdiğini söylüyor.
Çalışmada katılımcıların siyah-beyaz portreleri, güzelliğe dair yanıtlarıyla birlikte sunuldu. Bu yanıtlar arasında yeşil renk, aktör Alain Delon ve koyunlar da yer aldı.
Calle, 25 yıl sonra İstanbul’da yaşayan insanlardan denizi ilk kez görmelerini istedi. *Voir la Mer* adlı çalışma, Türk erkek, kadın ve çocukları önce arkadan gösteriyor; ardından denize dönen kişilerin yüzlerindeki duyguyu kayda alıyor.
Sophie Calle, geçmiş çalışmalarına dönüp baktığında pişmanlık duymadığını söylüyor. Gerçekleştirmek istediği bazı projeler olduğunu, fakat onların yerine başka işler yaptığını belirten sanatçının sergisi, kişisel deneyimleri sanat üretiminin merkezine yerleştiren yaklaşımını toplu biçimde gösteriyor.
