Guria filmi, Gürcistan’ın bu yıl En İyi Uluslararası Film Oscar’ı için sunduğu yapım olarak öne çıkıyor. Yönetmen Levan Koguashvili imzalı film, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve Gürcistan İç Savaşı’nın ardından ekonomik sıkıntılarla mücadele eden küçük bir topluluğu siyah-beyaz bir anlatımla ele alıyor. Yapımın prömiyeri, Venedik’teki Spotlight bölümünde gerçekleştirildi.
Koguashvili’nin dördüncü uzun metrajı olan Guria, 2021 yapımı Brighton 4th filminin Tribeca’da en büyük ödülü kazanmasının ardından çektiği ilk çalışma. Yönetmen, yakın tarihi tarafından yıpratılmış bir ülkenin portresini sert bir bakışla kurarken, karakterlerin sıcaklığı ve kara mizahıyla bu ağır atmosferi dengeliyor.

Guria’da Ekonomik Sıkıntı ve Fındık Ticareti
Hikâye, Gürcistan’ın Rusya’dan yeni bağımsız olduğu ve iç savaşın kısa süre önce sona erdiği 1990’larda geçiyor. Siyasi istikrarın sağlanması, ülkenin her bölgesine ekonomik rahatlama getirmemiş durumda. Batıdaki kırsal Guria kasabası da bu yoksulluğun en belirgin hissedildiği yerlerden biri.
Kasaba, çok sesli şarkı söyleme geleneğiyle tanınıyor. Filmin açılışında bu geleneğin etkileyici bir örneği yer alırken, benzer ezgiler anlatı boyunca farklı sahnelere dağılıyor. Buna karşılık gündelik hayat son derece kısıtlı imkânlarla sürüyor. Belediye güzellik yarışmasının büyük ödülü, bir mutfak robotu ve onun kullanım kılavuzundan oluşuyor.
Filmin merkezindeki Zuriko, kaliteli fındıklarını hak ettiği fiyata satamayan, kırklarında, dul bir adam. Oğlu Achi’yle yaşayan Zuriko, komşu köyde fındıkları için beş ruble ödemeye hazır bir alıcı bulunca bu fırsatı değerlendirmeye karar veriyor. Bu karar, kendisiyle tanışmak için Guria’ya gelen müstakbel eşi Irma’yı geride bırakması anlamına geliyor.
Zuriko’nun en yakın arkadaşı Gela da bu yolculukta ona eşlik ediyor. Fındıkların kalitesi konusunda önce “onda dokuzu sağlam” diyen Zuriko, Gela’yla konuşurken bu oranı “onda sekiz” olarak düzeltiyor. Film, ekonomik sıkıntıyı bu tür küçük ve kuru esprilerle gündelik hayatın içine yerleştiriyor.

Zuriko’nun Değişen Aşk Hayatı
Zuriko’nun yeniden evlenme planı, köydeki pek çok kişinin desteğiyle hazırlanıyor. Eski kayınvalidesi Veriko da bu sürece dâhil. Ancak Veriko, iyi şarkı söylemesine rağmen tavuk yolmayı bilmeyen, şehirli görünümüyle dikkat çeken Irma’dan hoşlanmıyor.
Zuriko’nun ilgisi kısa süre içinde köye yeni gelen şan öğretmeni Maia’ya yöneliyor. Maia, Zuriko’nun taş suratlı ve ifade etmekte zorlandığı ilgisine çekingen de olsa karşılık veriyor. Bu ilişki hattı, filmin ekonomik sıkıntılarla örülü dünyasına farklı bir duygusal gerilim katıyor.
Fındık Yolculuğu Silahlı Soygunla Kesiliyor
Zuriko ve Gela’nın satış yolculuğu, otoyol eşkıyalarının saldırısıyla kesiliyor. Beceriksizce gelişen tüfek çatışmasında iki arkadaşın yanı sıra eşkıya lideri Kakucha da yaralanıyor. Kakucha’nın, Achi’yle aynı sınıftan Eka için rekabet eden Beso adında bir oğlu bulunuyor.
Beso ile Achi arasındaki rekabet, Eka’nın ikisini de peşinden sürüklemesiyle daha karmaşık bir hâl alıyor. Eşkıya liderinin oğlu olan Beso, sonunda meseleyi kendi yöntemleriyle çözmeye yöneliyor.
Koguashvili, Boris Frumin ve Georgi Kekelidze’nin birlikte yazdığı senaryo, neredeyse iki saatlik sürede çok sayıda olayı bir araya getiriyor. Bu yapı zaman zaman hikâyeyi ana çizgisinden uzaklaştırsa da Guria, küçük bir topluluğu sevgiyle ve alaycı bir dikkatle gözlemliyor. Venedik’te gösterilen ve Gürcistan Oscar adayı olarak sunulan film, yoksullukla çevrili bir dönemi çok sesli müzik, kuru mizah ve siyah-beyaz görüntüler üzerinden anlatıyor.
