Dünya yeniden büyük bir salgın tehdidiyle karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı son açıklama, özellikle Afrika kıtasında hızla yayılan Bundibugyo virüsü nedeniyle küresel sağlık sistemlerini alarma geçirdi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda merkezli ortaya çıkan yeni Ebola salgını, kısa sürede yüzlerce şüpheli vakaya ve 130’dan fazla ölüme ulaştı.
Uzmanlar ise en büyük tehlikenin, salgına neden olan nadir Ebola türü için halen onaylı bir aşı veya özel tedavinin bulunmaması olduğuna dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus’un “yayılma hızı endişe verici” açıklaması ise krizin boyutunu gözler önüne serdi.

DSÖ Acil Durum Alarmı Verdi
Dünya Sağlık Örgütü, Kongo ve Uganda’daki Ebola salgını nedeniyle uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu ilan etti. Kurumun verilerine göre şu ana kadar:
- 540’tan fazla şüpheli vaka,
- 135’in üzerinde ölüm,
- Laboratuvar testleriyle doğrulanan onlarca enfekte kişi tespit edildi.

Özellikle Kongo’nun Ituri bölgesindeki yoğun nüfus hareketliliği, virüsün kontrolünü daha da zorlaştırıyor. Bölgedeki çatışmalar nedeniyle yerinden edilen siviller ve altın madenlerine gelen göçmen işçiler, salgının hızla yayılmasına neden oluyor.
DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Cenevre’de yaptığı açıklamada salgının mevcut hızından derin endişe duyduklarını belirtti.
Bundibugyo Virüsü Neden Bu Kadar Tehlikeli?
Uzmanlara göre salgını korkutucu hale getiren en büyük detay, ortaya çıkan virüsün sıradan bir Ebola varyantı olmaması. Salgının merkezinde yer alan Bundibugyo virüsü, son derece nadir görülen bir Ebola türü olarak biliniyor.
Bu varyanta karşı:
- Onaylı bir aşı bulunmuyor,
- Hedefe yönelik antiviral tedavi geliştirilemedi,
- Saha testleri sınırlı seviyede kalıyor.
Bu nedenle sağlık otoriteleri salgını erken aşamada tespit etmekte zorlandı. İlk belirtilerin sıtma gibi yaygın hastalıklarla benzerlik göstermesi de teşhisi geciktirdi.
Uzmanlar, özellikle kırsal bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimin zayıf olması nedeniyle gerçek vaka sayısının açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceğini düşünüyor.

Salgın İlk Nerede Ortaya Çıktı?
Yetkililere göre salgın ilk olarak Mayıs 2026’da Kongo’nun kuzeydoğusundaki Ituri eyaletinde fark edildi. Ancak virüsün bölgede daha önce sessiz şekilde yayılmış olabileceği değerlendiriliyor.
Kongo Sağlık Bakanı Dr. Samuel Roger Kamba, laboratuvar incelemeleri sonucunda en az 32 vakanın doğrudan virüsle bağlantılı olduğunun kesinleştiğini açıkladı.
Uganda’da ise Kongo bağlantılı iki vaka doğrulandı. Bu vakalardan birinin ölümle sonuçlanması endişeleri daha da artırdı.
Bölgedeki cenaze törenlerinde hijyen kurallarına uyulmaması, koruyucu ekipman eksikliği ve halkın semptomları geç bildirmesi salgının büyümesinde kritik rol oynadı.
ABD ve Avrupa Alarm Durumuna Geçti
Salgının uluslararası boyuta ulaşma ihtimali nedeniyle birçok ülke sınır kontrollerini artırdı. Özellikle ABD, Afrika’dan gelen yolcular için yeni sağlık tedbirlerini devreye soktu.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), son 21 gün içinde:
- Kongo,
- Uganda,
- Güney Sudan
ziyareti gerçekleştiren yabancıların ülkeye girişinin geçici olarak sınırlandırılabileceğini açıkladı.
Ayrıca:
- Havalimanlarında sağlık taramaları artırıldı,
- Temaslı takibi genişletildi,
- Hastanelerin hazırlık seviyeleri yükseltildi,
- Laboratuvar test kapasitesi artırıldı.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise vatandaşlarına Kongo, Uganda ve Güney Sudan’a seyahat etmemeleri yönünde güçlü uyarı yayımladı.

Ebola Nasıl Bulaşıyor?
Uzmanlara göre Ebola virüsü, enfekte kişilerin vücut sıvılarıyla temas sonucu bulaşıyor. Özellikle:
- Kan,
- Ter,
- Kusmuk,
- Tükürük,
- Kontamine olmuş kıyafet ve tıbbi ekipmanlar
yüksek risk taşıyor.
Virüsün ilk belirtileri genellikle:
- Ateş,
- Halsizlik,
- Kas ağrısı,
- Yorgunluk
şeklinde ortaya çıkıyor. İlerleyen süreçte ise kusma, ishal ve ciddi kanamalar görülebiliyor.
Bundibugyo varyantında kuluçka süresinin 2 ila 21 gün arasında değiştiği belirtiliyor.
Yeni Aşı Çalışmaları Başladı
Her ne kadar mevcut durumda onaylı bir tedavi bulunmasa da bilim dünyası alarma geçmiş durumda. Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Bundibugyo dahil birden fazla ölümcül Ebola türüne karşı etkili olabilecek yeni nesil aşı çalışmaları başlattı.
Kongo Ulusal Biyomedikal Araştırma Enstitüsü Başkanı Dr. Jean-Jacques Muyembe de önümüzdeki dönemde yeni aşı adaylarının gündeme gelebileceğini açıkladı.
Ancak uzmanlar, etkili bir aşının geliştirilmesinin zaman alacağı görüşünde birleşiyor.
Dünya Yeni Bir Salgına Hazır mı?
COVID-19 sonrası küresel sağlık sistemlerinin güçlendiği düşünülse de uzmanlar tam tersine dikkat çekiyor. Özellikle ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden çekilmesi ve USAID’in kapatılması sonrası uluslararası salgın koordinasyonunun zayıfladığı belirtiliyor.
Uzman Alessandro Vespignani, salgınların artık yalnızca bölgesel kriz olarak görülemeyeceğini vurgulayarak uluslararası iş birliğinin zorunlu hale geldiğini söyledi.
Şimdilik ABD ve Avrupa’da riskin düşük olduğu belirtilse de uzmanlar, kontrol altına alınamayan her Ebola dalgasının küresel bir tehdide dönüşme ihtimaline dikkat çekiyor.
Kaynak: NYT

