Rick Baker kariyeri, Hollywood’un yaratık tasarımlarını ve özel makyaj efektlerini şekillendiren çalışmalarla 40 yılı aşkın bir döneme yayıldı. Yedi Oscar ödülüne sahip sanatçı, İsviçre’deki Locarno Film Festivali sırasında yaşam boyu başarı ödülünü aldı ve An American Werewolf in London ile The Nutty Professor filmlerinin gösterimlerini sundu.
Baker, festival kapsamında yaptığı söyleşide sinema tarihine geçen yaratık tasarımlarının yanı sıra yapay zekânın görsel tasarım alanındaki etkisi ve yeni nesil özel makyaj efektleri sanatçılarına verdiği destek hakkında konuştu.

Rick Baker’ın Hollywood’daki İlk Yılları
Baker, 22 yaşındayken yönetmen William Friedkin’le birlikte Irak’taki Hatra’ya giderek The Exorcist filminde Max von Sydow’un makyajına yardımcı oldu. Yapım, aşırı sıcaklar ve toz fırtınaları nedeniyle zorlu koşullarda ilerlerken Friedkin’in sahte pasaportla seyahat ettiği belirtildi.
Baker, bu çalışmadaki rolünü esprili bir ifadeyle anlattı. Sanatçı, “Von Sydow’un ellerini yaptım. Esasen sadece bir yapıştırıcı şişesi tuttum” dedi.
40 yılı aşan kariyeri boyunca Baker, popüler kültürde geniş yer bulan pek çok çalışmaya imza attı. Michael Jackson’ın “Thriller” video klibindeki canavarlar ile Star Wars’taki Mos Eisley kantina grubu, sanatçının katkı sunduğu çalışmalar arasında yer aldı.
1999’da ise How the Grinch Stole Christmas için kendi tasarımlarının kullanılmasını sağlamak amacıyla stüdyoyla mücadele etti. Baker, stüdyonun Jim Carrey’yi yalnızca yeşile boyama yoluna gitmesini engellemek için basına bir haber sızdırdı. Bu tartışmanın ardından altıncı Oscar ödülünü kazandı.

Baker’dan Yapay Zekâ ve CGI Yorumu
Baker, 2019’da WTF with Marc Maron podcast’inde CGI teknolojisinin kendi ekibinin yaptığı çalışmalarla karşılaştırılamayacağını fark ettikten sonra bu alandaki rekabetten endişe etmeyi bıraktığını söylemişti. Locarno’daki görüşmede yapay zekâ hakkındaki düşünceleri sorulan sanatçı, teknolojiye tamamen karşı olmadığını belirtti.
“Kendim de dâhil olmak üzere herkesten çalmalarından nefret ediyorum ama bu da bir şeyler yapmanın başka bir yolu ve yapay zekâyla üretilmiş gerçekten harika şeyler gördüm” diyen Baker, CGI’ın ilk ortaya çıktığı döneme de gönderme yaptı. Ona göre yapay zekâ, başlangıçta herkesin kullanmak istediği yeni bir oyuncak gibi görülüyor; fakat zamanla üretilen işler tekdüzeleşebilir.
Baker, bu süreçten sonra sanatçıların yeniden önem kazanacağını umduğunu söyledi: “Biri bir şey tasarlaması için bir sanatçı tutmak isteyecek. Umarım o zamana kadar hâlâ sanatçılar olur.”
Yetiştirdiği Sanatçılarla Gurur Duyuyor
Emekli olmasının ardından Baker, özel makyaj efektleri alanında yeni sanatçıların yetişmesine katkı sunmayı sürdürüyor. Kariyerindeki en büyük gururunun birlikte çalıştığı kişiler olduğunu belirten sanatçı, Rob Bottin’in 14 yaşında yanında çalışmaya başladığını ve daha sonra The Thing’in yaratımında görev aldığını anlattı.
Baker, Steve Johnson’ın da kariyerinin ilk döneminde kendisiyle çalıştığını söyledi. Bu bilgi paylaşımı anlayışını, kendi idolü olarak gördüğü Dick Smith’ten aldığını belirten sanatçı, Smith’in bildiği her şeyi sektörle paylaştığını ve kendisinin de aynı yaklaşımı sürdürmek istediğini ifade etti.
Johnson, Ghostbusters’taki Slimer tasarımıyla tanınırken Smith; Little Big Man’de 121 yaşındaki Dustin Hoffman ve The Godfather’da yaşlandırılmış Marlon Brando için hazırlanan efektler de dâhil olmak üzere 1960’lar ve 70’lerde çok sayıda öncü çalışmaya imza attı.
Atölyesinde Çalışmayı Sürdürüyor
Baker, emekli olmasına rağmen çoğu gününü atölyesinde geçiriyor. Geçen yıl, Michael adlı müzikal biyografi filminde “Thriller” video klibinin yeniden yaratılması sırasında Bill Corso’ya yardım etti ve hayatını kaybeden şarkıcının yaşam maskesini projeye ödünç verdi.
Sanatçı, yıllar boyunca kalbine yakın bulduğu nesneleri sakladığını söyleyerek kendisini “biraz istifçi” olarak tanımladı. Yaklaşık 40 yıllık eşi Silvia Abascal da bu sözleri onaylayan bir tepki verdi.
Baker’ın çalışmaları, günümüzde genç sinemacılar tarafından da yeniden yorumlanıyor. Jane Schoenbrun’un Teenage Sex and Death at Camp Miasma filminde, sanatçının Videodrome için hazırladığı ayrıntılı yaratık tasarımlarına gönderme yapıldığı aktarıldı.
Baker’ın yaratıcı yaklaşımının öne çıktığı yapımlardan biri de Gremlins 2: The New Batch oldu. Joe Dante’nin son kurgu hakkını aldığı ve yaklaşık 50 milyon dolarlık bütçeyle çekilen filmde, Baker ve Dante’nin tasarımları genetik laboratuvarı fikri üzerinden yarasalar, örümcekler ve dev bir beyinle birleştirdiği belirtildi. Sebzelerden oluşan yüzüyle dikkat çeken yaratığın ise Giuseppe Arcimboldo’nun 16. yüzyıl portrelerinden esinlendiği ifade edildi.
