Londra metrosunda her gün milyonlarca yolcunun farkında olmadan temas ettiği ikonik koltuk desenlerinin ardındaki isim olan Enid Marx, yıllar sonra yeniden sanat dünyasının gündeminde. İngiliz tasarım tarihinin en özgün isimlerinden biri kabul edilen sanatçı, Warwickshire’daki Compton Verney Sanat Galerisi’nde açılacak kapsamlı sergiyle yeniden keşfediliyor.
- Enid Marx, Londra Metrosunun Kimliğini Değiştirdi
- Shield Deseni Tasarım Tarihine Geçti
- Modern İngiliz Tasarımına Yeni Bir Soluk Getirdi
- Sadece Kumaş Değil, Bir Yaşam Tarzı Tasarladı
- Savaş Yıllarında Da Tasarım Üretmeye Devam Etti
- Kraliçe’nin Reddettiği Pul Tasarımı
- Yeni Sergiyle Yeniden Hak Ettiği Değeri Görüyor
The Guardian‘ın geniş dosya haberine göre, yalnızca tekstil tasarımına değil, modern İngiliz grafik anlayışına da yön veren Enid Marx, 1930’lu yıllarda Londra metrosunun kasvetli görünümünü tamamen değiştiren kişi oldu. Sergi ise uzun yıllar gölgede kalan sanatçının tasarım dünyasındaki kalıcı etkisini yeniden gözler önüne sermeyi amaçlıyor.

Enid Marx, Londra Metrosunun Kimliğini Değiştirdi
1930’lu yıllara kadar Londra metrosundaki koltuk kumaşları, gri ve kahverengi tonlarının hâkim olduğu sade desenlerden oluşuyordu.
Bu tercihin temel nedeni ise günlük kullanım sonucu oluşan kir ve yıpranmayı daha az görünür hale getirmekti.
1937 yılında dönemin London Passenger Transport Board yönetimi, bu anlayışı değiştirmek amacıyla Enid Marx‘ı görevlendirdi.
Sanatçının yaklaşımı ise alışılmış düşüncenin tam tersiydi.
Kirleri gizlemek için koyu renkler kullanmak yerine, canlı renkler ve dikkat çekici geometrik desenlerle hem estetik hem de işlevsel bir tasarım dili oluşturdu.
Bugün Londra metrosunun karakteristik görsel kimliğinin temelini oluşturan anlayış da bu fikirle doğdu.
Shield Deseni Tasarım Tarihine Geçti

Enid Marx‘ın en bilinen çalışması olan Shield deseni, Londra metrosunun sembollerinden biri haline geldi.
Kırmızı ve yeşil tonlarının kullanıldığı geometrik kompozisyon, Afrika sanatından ilham alınarak hazırlandı.
Sanatçı, tasarım sürecinde sık sık British Museum ve Victoria & Albert Museum koleksiyonlarını inceleyerek farklı kültürlerin desen anlayışından beslendi.
Serginin küratörü Az Crawford, Marx’ın desenlerinin yalnızca estetik olmadığını, aynı zamanda kültürel ve politik anlamlar taşıdığını belirtiyor.
Crawford’a göre sanatçının çalışmaları, modern İngiliz tasarımında önemli bir kırılma noktası oluşturuyor.
Modern İngiliz Tasarımına Yeni Bir Soluk Getirdi
Sanat tarihçilerine göre Enid Marx, geleneksel Arts and Crafts anlayışından modern İngiliz tasarımına geçişte önemli rol oynayan isimlerden biri oldu.
Sanatçı, dönemin dekoratif anlayışını yeterince yenilikçi bulmuyor ve soyut desenleri çok daha güçlü bir anlatım dili olarak kullanıyordu.

Özellikle geometrik kompozisyonları, yalnızca tekstil tasarımı değil grafik sanatları açısından da etkili örnekler arasında gösteriliyor.
Bugün birçok tasarım tarihçisi, Marx’ın eserlerini modern İngiliz tasarımının yapı taşlarından biri olarak değerlendiriyor.
Sadece Kumaş Değil, Bir Yaşam Tarzı Tasarladı
Enid Marx, yalnızca tekstil tasarımcısı değildi.
Hayat arkadaşı tarihçi Margaret Lambert ile birlikte altmış yılı aşkın süre boyunca sanat, zanaat ve halk kültürü üzerine geniş koleksiyonlar oluşturdu.
İkilinin topladığı seramikler, oyuncaklar, ahşap baskılar, halk sanatı örnekleri ve dekoratif objeler bugün Compton Verney koleksiyonunun önemli parçaları arasında yer alıyor.
Sanatçının “yüksek sanat” ile “gündelik sanat” arasında keskin bir ayrım yapılmasına karşı çıktığı ve seri üretim eserlerin de kültürel değer taşıdığına inandığı belirtiliyor.
Savaş Yıllarında Da Tasarım Üretmeye Devam Etti
İkinci Dünya Savaşı sırasında Enid Marx, İngiltere’nin kamu yararına yürüttüğü tasarım projelerinde de görev aldı.
Bombardımanlardan etkilenen aileler için düşük maliyetli ve kaliteli ev tekstili ürünleri geliştiren sanatçı, küçük desen tekrarlarıyla kumaş israfını azaltan yenilikçi çalışmalar hazırladı.
Bu dönemde tasarladığı Chevron kumaşı da sergide yer alan dikkat çekici eserlerden biri olarak öne çıkıyor.
1944 yılında ise İngiltere’nin en prestijli tasarım unvanlarından biri olan Royal Designer for Industry ödülünü alan üçüncü kadın tasarımcı oldu.
Kraliçe’nin Reddettiği Pul Tasarımı
Başarılarına rağmen Enid Marx kariyeri boyunca çeşitli hayal kırıklıkları da yaşadı.
1952 yılında Kraliçe II. Elizabeth adına hazırlanan posta pulu tasarımlarında görev alan sanatçının birçok çalışması kabul edilmedi.
Özellikle Kraliçe’nin portresini meşe ağacının içine yerleştirdiği tasarım, bizzat II. Elizabeth tarafından reddedildi.
Kraliçe’nin bu tasarımın tarihsel çağrışımları nedeniyle uygun olmadığı görüşünü dile getirdiği aktarılıyor.

Yeni Sergiyle Yeniden Hak Ettiği Değeri Görüyor
18 Temmuz’da kapılarını açacak The Pattern of Life: Enid Marx and Modern British Design sergisi, sanatçının bugüne kadarki en kapsamlı retrospektiflerinden biri olma özelliğini taşıyor.
Yaklaşık 165 eserin yer aldığı sergide;
- Londra metrosu için hazırlanan kumaş örnekleri,
- Ahşap baskılar,
- Kitap kapakları,
- Tekstil tasarımları,
- Kişisel koleksiyonundan eserler
ziyaretçilerle buluşacak.
Serginin amacı ise uzun yıllar hak ettiği ilgiyi göremeyen Enid Marx‘ın modern tasarım tarihindeki yerini yeniden görünür kılmak.
Bugün Londra metrosunda kullanılan desen anlayışının temelini atan sanatçının mirası, aradan geçen onlarca yılın ardından yeniden dünya sanat gündemine taşınıyor.
Kaynak: The Guardian

