Aşırı yangın havası, Avrupa’da doğan yeni kuşakların yaşamında daha uzun süre etkili olacak. Vrije Universiteit Brussel tarafından yürütülen ve Environmental Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, mevcut iklim politikaları değişmezse 2025’te Avrupa’da doğan bir çocuk, 1950’de doğan bir kişiye kıyasla yaşamı boyunca üç yıldan fazla ek aşırı yangın havası koşuluyla karşılaşacak.
Araştırma, bugünün bebeklerinin büyükanne ve büyükbabalarına göre yüzde 84 daha fazla bu koşullara maruz kalacağını ortaya koydu. Avrupa’nın küresel ortalamanın iki katından fazla hızla ısınması, kıtada sıcak hava dalgaları ve uzun süreli kuraklık dönemlerinin artmasına zemin hazırlıyor. Bu koşullar, İspanya, Fransa ve Yunanistan’da yüz binlerce hektarı etkileyen orman yangınları için elverişli ortam oluşturdu.

Aşırı Yangın Havası Nasıl Tanımlanıyor?
Araştırmacılar, aşırı yangın havasını Yangın Hava İndeksi’nin (FWI) bir ülke için 1985-2014 döneminde kaydedilen günlerin en yüksek yüzde 5’lik dilimini aştığı günler olarak tanımlıyor. Çalışmaya göre en büyük artış, halihazırda yangınlardan ağır biçimde etkilenen Akdeniz bölgesinde görülecek.
2025’te Akdeniz’de doğan insanların yaşamları boyunca aşırı yangın havasına maruz kalma oranının, 1950’de doğanlara kıyasla 2,5 kata kadar çıkabileceği öngörülüyor. İklim değişikliğinin 2100’e kadar 2,6 derecelik ek ısınmaya ulaşması halinde bu, yaşam boyunca beş yıldan fazla ilave maruziyet anlamına gelecek.

Portekiz’de Yangın Havası Günleri İkiye Katlanabilir
Araştırmada Portekiz, son yıllarda yüzölçümünün en büyük bölümünün yandığı Avrupa ülkesi olarak öne çıkıyor. Mevcut iklim politikaları sürdürüldüğü takdirde ülkede aşırı yangın havası yaşanan günlerin, 1950-1970 dönemindeki yılda 14 günden 2100’e kadar yılda 32 güne yükselmesi bekleniyor.
Bu senaryoda bugün Portekiz’de doğan bir çocuğun yaşamının yaklaşık 6,5 yılını aşırı yangın havası koşullarında geçireceği tahmin ediliyor. Küresel ısınmaya yüzyılın sonuna kadar eklenecek her bir derece ise 2025’te doğan Portekizli bir çocuğun yaşamına yaklaşık 272 gün daha ekleyecek.
Emisyonların Azaltılması Maruziyeti Düşürebilir
Çalışma, fosil yakıt kullanımının hızla azaltılmasının tüm bölgelerde tehlikeli yangın havasına maruz kalmayı düşürebileceğini belirtiyor. Emisyonların 2100’e kadar 1,5 derecelik hedefle uyumlu biçimde azaltılması, 2025’te doğanların yaşam boyu maruziyetini Avrupa genelinde ortalama 1,3 yıl azaltabilir. Güney Avrupa’nın en fazla etkilenen bölgelerinde bu azalmanın iki yılı aşabileceği hesaplanıyor.
Araştırmanın kıdemli yazarı Wim Thiery, rüzgâr ve güneş enerjisinin maliyetleri düşmeye devam ederken bu hedefe ulaşmanın “kesinlikle mümkün” olduğunu söyledi. Baş yazar Rosa Pietroiusti ise gençlerin öncülük ettiği iklim adaleti hareketleri ve hukuki girişimlerin hükümetlerle şirketlerden daha iddialı iklim adımları talep ettiğini belirtti.
Birleşmiş Milletler bu ayın başında, küresel ısınmayı 1,5 derece eşiğinin altında tutmanın artık mümkün olmadığı uyarısında bulundu. BM Çevre Programı’nın raporuna göre en iyi senaryoda 1,8 derecelik, bazı senaryolarda ise 2 derecenin üzerinde ısınma bekleniyor.
