Tudor Vladimir Panduru, Jakarta World Cinema kapsamında düzenlenen ustalık sınıfında Cristian Mungiu ile birlikte çalıştığı “Graduation”, “R.M.N.” ve “Fjord” filmlerinin yanı sıra Hasan Hadi imzalı “The President’s Cake” üzerine konuştu. Görüntü yönetmeni, özellikle uzun planların oyunculuk, ışık ve kamera hareketleri açısından taşıdığı zorlukları örnek sahneler üzerinden açıkladı.
Oturumu, “Beasts of the Southern Wild” filminin Oscar adayı yönetmeni Benh Zeitlin yönetti. Zeitlin, Panduru ile bir gün çalışmayı umduğunu belirterek görüntü yönetmeninin bir projeye yönetmenin kişisel hayal gücünün ötesinde bir boyut katabildiğini söyledi.

Panduru’nun Mungiu ile Çalışma Biçimi
Ustalık sınıfı, Panduru’nun kariyerindeki önemli aşamaların kronolojik olarak ele alınmasıyla başladı. “Graduation”, görüntü yönetmeninin ikinci filmi olmasına rağmen uluslararası alanda tanınmasını sağlayan yapım olarak öne çıktı. Panduru, Mungiu ile henüz stajyerken tanıştığını ve görüntü yönetmeni Oleg Mutu’nun yanında eğitim aldığını aktardı.
Panduru’ya göre Mungiu’nun filmlerinde kamera, izleyiciyi belirli bir duyguya ya da düşünceye yönlendirmek yerine geri planda kalıyor. Görüntü yönetmeni, seyircinin sahnede olup biteni anlayabilecek kadar dikkatli olduğunu düşündüklerini söyledi.
Mungiu’nun çalışma yönteminde çoğu zaman bir sahne tek planla çekiliyor. Kurgu ve kesme kullanılmadan sürdürülen bu yaklaşım, oyunculuk performansını setin merkezine yerleştiriyor. Panduru, en iyi sonuca ulaşmak için bazı sahnelerin 20, 30, hatta 40 kez çekilebildiğini belirtti.

‘R.M.N.’de 100’den Fazla Kişi Aynı Karede
Ustalık sınıfında Panduru’nun kariyerindeki belirleyici sahneler de gösterildi. “R.M.N.”den, belediye binasında 100’den fazla kişinin yer aldığı 20 dakikalık çekim; “The President’s Cake”ten su üzerindeki yelkenli teknenin yanında gerçekleştirilen plan ve “Fjord”dan iki sahne teknik çözümlemeler eşliğinde incelendi.
“R.M.N.”deki sahne üzerinden ışık kullanımı ve netlik kontrolü konuşuldu. Panduru, gündüz geçiyormuş gibi görünen bölümün aslında gece çekildiğini açıkladı. Kamerayı hareket ettirmeden odağı ve kadrajı aynı çekim içinde değiştirmek, 100’den fazla kişiyi net tutma sürecinin en zor taraflarından biri oldu.
Zeitlin, “The President’s Cake”ten gösterilen sahnenin estetik açıdan Mungiu’nun filmlerinden farklı olduğunu vurguladı. Panduru ise bunun bir çocuk masalı olması nedeniyle farklı bir görsel dil gerektirdiğini söyledi. Doğal manzara, görüntü yönetmenine hareketli jib kolları ve tekerlekler kullanarak sahneleri daha yaratıcı biçimde kurma olanağı verdi.
Panduru, proje seçimlerinde ortak değerlere sahip ekiplerle çalışmayı tercih ettiğini belirtti. Aksiyon filmi çekmeye sıcak bakmadığını, bunun ancak arkasında toplumsal bir dram bulunması hâlinde mümkün olabileceğini söyledi. Benh Zeitlin ise Mungiu’nun sinemasının doğrudanlık ve doğruluk arayışını öne çıkardığını, Panduru da Romanya sinemasının toplumsal meselelerle güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti.
