Banqueting House müziği, dört yüzyıl önce bu tarihi yapıda seslendirilen eserleri çağdaş bir DJ setiyle yeniden gündeme taşıyor. Hafta sonu düzenlenecek etkinlikte ziyaretçiler, restorasyon ve koruma çalışmalarının ardından yeniden görülebilen Rubens’in tavan resmini izlerken 17. yüzyıl İngiltere’sinin müziklerini dinleyecek.
Whitehall’daki Banqueting House’un tavanında melek çocuklar, tanrıçalar ve I. James’in göksel âleme yükselişini betimleyen sahneler yer alıyor. Hazırlanan Jakoben-Karolin klasik DJ seti, bu görsel dünyanın altında dönemin lavta şarkılarını, koro ilahilerini ve deneysel müzik anlayışını bir araya getirecek.

Banqueting House’da Müzik ve Maskeler Bir Arada
Etkinlikte, 17. yüzyılın başlarında Banqueting House’da kullanılan müziklere odaklanılacak. Bu dönem, amatör müzisyenlerin ilk kez basılı notalara erişebildiği ve lavtanın doğaçlama olanaklarını genişlettiği bir çağ olarak öne çıkıyor.
Müziğin önemli bir parçasını da masques adı verilen gösteriler oluşturuyordu. Opera, tiyatro, bale ve dansı bir araya getiren bu performanslarda mitolojik tanrı ve tanrıçalar gösterişli kostümlerle sahneye çıkıyordu. Banqueting House’un mimarı Inigo Jones, aynı zamanda bu gösterilerin sahne ve kostüm tasarımını üstleniyordu.
Masques yalnızca sanatsal etkinlikler değildi. Gösteriler, Stuart monarşisinin ilahi yönetme hakkını güçlendiren alegorik anlatılar olarak tasarlanıyor; saray mensupları, aristokratlar, diplomatlar ve diğer davetliler statü ve rütbelerine göre oturtuluyordu. Performansların ardından yaşanan taşkınlıklar da dönemin anlatılarında yer buluyordu. Bazı oyuncuların sahnede aşırı alkol tükettiği, seyircilerin ise gösteri sonunda ikram masasını parçaladığı aktarılıyordu.

Dönemin Deneysel Çalgı Grupları
Jakoben müzik uzmanı ve lavtacı Elizabeth Kenny’ye göre masques gösterilerinde genellikle üç farklı çalgı grubu kullanılıyordu. Bakır üflemeli çalgılar yeraltı dünyasını temsil ederken, kemanlardan oluşan büyük topluluk saatler süren danslara eşlik ediyordu. Ortadaki grupta ise insan sesi, lavtalar ve violler bulunuyordu.
Bu topluluk, koloratur şarkıcılık olarak tanımlanan ve çok sayıda notanın art arda kullanıldığı vokal tekniği üzerinde deneyler yapıyordu. Kenny, bu ses anlayışının dönem izleyicileri için son derece şaşırtıcı olabileceğini belirtiyor.
Aristokrasi de bu gösterilerin doğrudan parçasıydı. I. Charles’ın eşi Henrietta Maria, Tempe Restored adlı masquede başrolü dans etti. Sanatçı, mücevherlerle süslü bir arabayla tavandan sahneye indiriliyordu.
Dönemin yıldız lavtacılarından Jacques Gaultier ise tiz lavtayı kullanma biçimiyle öne çıkıyordu. Küçük boyutlu bu çalgı, masques gösterilerinin temel unsurlarından biriydi. Lavta ailesinin diğer ucunda, İtalya’dan getirilen uzun saplı bas lavta teorbo bulunuyordu.
Teorbonun Yol Açtığı Güvenlik Alarmı
İtalya’dan müzikal fikirlerin ve çalgıların İngiltere’ye taşınması, 17. yüzyılın başlarında yaygın bir uygulamaydı. Inigo Jones’un İngiltere’ye getirilen ilk teorbonun arkasındaki isim olduğu söyleniyor.
Uzun sapı ve alışılmadık görünümü nedeniyle teorbonun bir dönem güvenlik şüphesine yol açtığı aktarılıyor. Gümrük görevlilerinin, çalgının Kral’a suikast düzenlemek amacıyla kullanılan “papacı bir makine” olduğunu düşündüğü ve Jones’u durdurduğu belirtiliyor.
Shakespeare, Robert Johnson ve John Dowland
Banqueting House’da Shakespeare’in The Tempest (Fırtına) oyununun ilk gösterimi için müziği lavtacı ve besteci Robert Johnson hazırladı.
John Dowland, dönemin melankolik müziğinin öne çıkan isimlerinden biri olarak anılıyor.
