Rehmat filmi, Gurvinder Singh yönetiminde 79. Locarno Film Festivali’nin ana yarışması Concorso Internazionale’de dünya prömiyerini gerçekleştiriyor. Bu yıl bölümde yer alan tek Hint uzun metrajlı yapım olan film, festivalin en büyük ödülü Pardo d’Oro, yani Altın Leopar için yarışıyor.
Başrolünde Naseeruddin Shah’ın yer aldığı yapım, günümüz Pencap’ında geçen üç anlatıyı bir araya getiriyor. Film, Punjabi yazar Ajeet Cour’un kısa öykülerinden uyarlanırken yerinden edilme ve kuşaktan kuşağa aktarılan yas temalarını merkeze alıyor.
Rehmat’in Gerçek Bir Yas Hikâyesiyle Kesişen Yapısı
Singh’in film için kullandığı atalara ait evde yaşayan aile, yönetmen ve ekibiyle tanıştıktan kısa süre sonra 19 yaşındaki oğullarını aşırı doz nedeniyle kaybetti. Singh, bu olayın film hazırlayan bir yönetmen olarak kendisini etkilediğini belirtti.
Yönetmen, gencin uyuşturucu kullandığını ilk karşılaşmalarında fark ettiğini, genç adamın iki ay içinde hayatını kaybettiğini anlattı. Singh’e göre böyle bir ortamda yaşananları anlatıya yansıtmamak mümkün değildi.
Filmin temasının Singh için kişisel bir karşılığı da bulunuyor. Ajeet Cour’un eserlerinde yerinden edilme gibi konuların işlenmesi, Lahor’dan veya batı Pencap’ın farklı bölgelerinden Delhi’ye göç eden büyükannesi ve büyükbabalarının kuşağıyla bağ kurmasını sağladı.
Gurvinder Singh İçin Kişisel Bir Kapanış
Singh, Pencap’ın halk türkülerini ve sözlü tarihini belgelemeye başlayalı 30 yıl olduğunu söyledi. Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi Anhey Ghorhey Da Daan’ın Venedik’teki prömiyerinin üzerinden de 15 yıl geçti.
Singh, Bölünme dönemini yaşamadığını, ancak militanlık yıllarıyla 1984’te Delhi’de yaşanan Sih karşıtı saldırıların kendisinde travma duygusu bıraktığını ifade etti. Rehmat’in, bölünmüş toprak ve bu topraklarda yaşayan insanlar hakkında söylemek istediklerini ortaya çıkardığını ve kendisi için bir kapanış anlamı taşıdığını belirtti.
Naseeruddin Shah, Rashid Ali Karakterini Canlandırıyor
Shah, ailesi Bölünme’den önce bölgeden ayrılan ve yaşamını İngiltere’de geçirdikten sonra doğduğu yere dönen Punjabi Müslümanı Rashid Ali’yi oynuyor. Oyuncu, rolün ayrıntılarını öğrenmeden önce projeye katılmayı kabul etti.
Shah, Singh’in daha önceki filmlerinden ve yönetmenin kendi memleketindeki çalkantılara yaklaşımından etkilendiğini söyledi. Bu nedenle böyle filmlerin bir parçası olmak istediğini belirtti.
Singh ise Shah’a senaryo tamamlanmadan, yalnızca Rashid karakterine dair genel bir taslak varken başvurduğunu aktardı. Oyuncunun projeyi kabul etmesi, yönetmene karakteri genişletme ve derinleştirme imkânı verdi.
Shah’ın Punjabi dilini akıcı biçimde konuşamaması ve Punjabi görünümüne sahip olmadığını düşünmesi de karakterin dışarıdan gelen biri olarak algılanmasına katkı sağladı. Oyuncu, rol için pratik yaptığını ve bir karakteri oynayan kişinin onu tamamen çözümlemesinin şart olmadığını ifade etti.
Filmde Uzun ve Kesintisiz Çekim Tercihi
Singh’in uzun, kesintisiz çekimlere yönelik tercihi Rehmat’in anlatımında belirgin bir yer tutuyor. Seema’nın dünyasını kuran açılış planı da bu yaklaşımın örnekleri arasında bulunuyor.
Yönetmen, uzun planların sabit ya da hareketli kamerayla kesintisiz bir zaman duygusu yarattığını ve izleyiciyi sahneye yoğun biçimde dahil ettiğini söyledi.
