İtalya’nın Floransa kentindeki tarihî bir manastırın arşivinde bulunan eski iksir tarifi, Coca-Cola’nın ortaya çıkış hikâyesini yeniden gündeme taşıdı. Kola cevizi ve Bolivya koka yaprağı içeren karışımın, John Pemberton’ın geliştirdiği içecekle dikkat çekici benzerlikler taşıdığı belirtiliyor. Ancak iki tarif arasında doğrudan bağlantı kuracak kesin bir kanıt henüz bulunmuyor.
Dünyanın en tanınmış içeceklerinden Coca-Cola hakkında yıllardır anlatılan köken hikâyesine İtalya’dan yeni ve gizemli bir bölüm eklendi. Floransa’daki tarihî San Marco Manastırı bünyesinde faaliyet gösteren eski eczanenin arşivlerinde, fiziksel ve zihinsel yorgunluğa karşı kullanıldığı belirtilen şaraplı bir iksirin tarifi bulundu.

“Elixir vinoso ricostituente”, yani “güçlendirici şaraplı iksir” adıyla kaydedilen karışımın tarifinin 19. yüzyılın ortalarına ait bir kâğıtta yer aldığı açıklandı. Belgelerde içeceğin yaşlılık, yoğun çalışma veya yorgunluk nedeniyle ortaya çıkan halsizliği gidermek amacıyla kullanıldığı anlatılıyor. Tarifi ortaya çıkaran isim ise manastırın rektörü Peder Manuel Russo oldu.
Eski Bir İlan Manastırın Sırrını Ortaya Çıkardı
Peder Manuel Russo, manastırın arşivlerini incelerken eski iksire ait bir ilana rastladı. Belge ilgisini çekince eczaneye ait diğer kayıtları araştırmaya başlayan Russo, içeceğin Dominiken keşişlerin işlettiği eczanenin en çok talep gören ürünlerinden biri olduğunu belirledi.
Bulunan tarif yalnızca tek bir nottan ibaret değil. Manastırda iksire ait eski etiketlerin, boş şişelerin ve ürünün geçmişteki kullanımına ilişkin çeşitli belgelerin de korunduğu bildirildi. Bu kayıtlar, Floransa’daki keşişlerin bitkiler ve tıbbi karışımlar konusundaki gelişmiş eczacılık geleneğini gözler önüne seriyor.

Russo’ya göre karışımın kökeni 18. yüzyıla kadar uzanıyor. Günümüze ulaşan tarif belgesinin ise 19. yüzyılın ortalarında yazıldığı değerlendiriliyor. İksirin özellikle 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk yılları arasında yaygın biçimde kullanıldığı ifade ediliyor.
Tarifin İçindeki İki Malzeme Dikkat Çekti
Floransa iksirinin en çarpıcı özelliği, karışımın içinde kullanılan malzemeler oldu. Tarifte bir litre alkollü sıvıya 30 gram kola cevizi ve 10 gram Bolivya koka yaprağı eklendiği belirtiliyor.
Kola cevizi doğal olarak kafein içerirken koka yaprağı, Güney Amerika’da uzun yıllardır farklı geleneksel ve tıbbi amaçlarla kullanılan bir bitki olarak biliniyor. Bu iki malzemenin birlikte kullanılması, bulunan tarifi Coca-Cola tarihindeki ilk içeceklerle benzer hale getiriyor.
Euronews’ün aktardığına göre karışım, Amerikalı eczacı John Stith Pemberton tarafından geliştirilen French Wine Coca adlı tıbbi içeceğin temel malzemeleriyle benzerlik taşıyor. Pemberton daha sonra alkolsüz, şuruplu ve gazlı bir formül üzerinde çalışarak 1886’da Coca-Cola’yı ortaya çıkardı. Bununla birlikte Floransa’daki tarif ile Pemberton’ın çalışmaları arasında belgelenmiş doğrudan bir ilişki bulunmuyor.
Memurlar Molalarında Manastıra Uğruyordu
İksirin yalnızca keşişlerin kullandığı bir tıbbi ürün olmadığı, belirli bir dönemde Floransa’nın günlük yaşamının da parçası haline geldiği aktarılıyor.
Floransa’nın 1865 ile 1871 yılları arasında İtalya Krallığı’nın başkenti olduğu dönemde, devlet dairelerinde çalışan memurların ve diğer çalışanların molalarında San Marco Manastırı’na uğrayarak bu tonikten içtiği belirtiliyor. Enerji verdiğine ve zihinsel yorgunluğu azalttığına inanılan içecek, dönemin bugünkü kahve ve enerji içeceği alışkanlıklarını hatırlatan popüler bir uyarıcısı olarak görülüyordu.

Manastır eczaneleri, Avrupa’da modern ilaç endüstrisi ortaya çıkmadan önce bitkisel ilaçların, merhemlerin, kokuların ve farklı iksirlerin üretildiği önemli merkezler arasında yer alıyordu. Floransa’da bulunan kayıt da keşişlerin yalnızca dinî çalışmalarla değil, dönemin eczacılık ve bitki bilimiyle de yakından ilgilendiğini gösteriyor.
Coca-Cola’nın Resmî Hikâyesi Atlanta’da Başlıyor
The Coca-Cola Company’nin resmî tarihine göre bugün bilinen Coca-Cola, 8 Mayıs 1886’da Atlanta’da ortaya çıktı. Eczacı John Pemberton, hazırladığı şurubu Jacobs’ Pharmacy adlı eczaneye götürdü ve karışım gazlı suyla birleştirilerek bardak başına beş sentten satışa sunuldu.
İçecek ilk yılında günde ortalama yalnızca dokuz bardak sattı. Coca-Cola adını öneren ve bugün hâlâ kullanılan el yazısı tarzındaki logoyu hazırlayan kişi ise Pemberton’ın muhasebecisi Frank Robinson oldu.
Şirketin resmî anlatımı, Coca-Cola’nın kökenini Atlanta ve Pemberton’a dayandırıyor. Markanın gizli formülü de yıllardır şirket tarihinin en fazla merak edilen parçalarından biri olmayı sürdürüyor. Formülün saklandığı kasa, Atlanta’daki World of Coca-Cola müzesinde özel olarak hazırlanan bir bölümde sergileniyor ancak tarifin kendisi ziyaretçilere gösterilmiyor.
Floransa’da bulunan tarif, bu resmî tarihi değiştiren bir kanıt sunmuyor. Buna karşılık Pemberton’ın kullandığı bitkisel bileşenlerin ve tonik içecek fikrinin 19. yüzyıl Avrupa’sında da bilindiğini göstermesi açısından önem taşıyor.
İki Tarif Arasında Kanıtlanmış Bağlantı Yok
Buluntunun ardından “Coca-Cola aslında Floransa’da mı doğdu?” sorusu gündeme gelse de araştırmacılar ve manastır yetkilileri bu konuda kesin bir iddia ortaya koymuyor.
Tariflerin benzer malzemelere sahip olması, tek başına John Pemberton’ın Floransa’daki iksirden haberdar olduğunu veya tarifi buradan aldığını kanıtlamıyor. Pemberton’ın İtalya’daki manastırla temas kurduğunu, belgeyi gördüğünü ya da iksirin Amerika’ya götürüldüğünü gösteren herhangi bir yazışma, ticari kayıt veya tarihî belge bulunmuyor.
Bu nedenle bulunan tarif, Coca-Cola’nın gizli formülünün ortaya çıkarılması olarak değerlendirilmemeli. Keşif daha çok 19. yüzyılda kola cevizi ve koka yaprağı içeren uyarıcı içeceklerin farklı ülkelerde üretildiğini gösteren yeni bir tarihî örnek niteliği taşıyor.
Benzer Bir İddia Da İspanya’dan Gelmişti
Coca-Cola’nın kökeniyle ilgili tartışmalar yalnızca İtalya’yla sınırlı değil. İspanya’nın Valensiya bölgesindeki küçük Aielo de Malferit kasabası da uzun yıllardır dünyaca ünlü içeceğin kendi topraklarında geliştirilen bir şuruptan esinlendiğini savunuyor.
Kasabada 1880’de kurulan bir içki fabrikası, Nuez de Kola-Coca adı verilen benzer bir şurup üretiyordu. Ürünün temel bileşenleri arasında kola cevizi ve koka yaprağı bulunuyordu. Fabrikanın kurucularından Bautista Aparici’nin ürünlerini tanıtmak amacıyla farklı ülkelere ve ABD’ye seyahat ettiği anlatılıyor.
Aielo’daki yerel anlatıya göre Aparici, Coca-Cola’nın resmî olarak piyasaya çıkmasından kısa süre önce Amerika’ya Nuez de Kola-Coca şişeleri götürmüş olabilir. Ancak bu iddiayı destekleyen doğrudan bir belge bulunmuyor. El País’in incelemesi de kasabada güçlü bir yerel inanış ve bazı tarihî tesadüfler bulunduğunu, ancak Coca-Cola’nın İspanyol içeceğinden türediğini kanıtlayacak somut delil olmadığını belirtiyor.

Gizem Daha da Büyüdü
Floransa’da ortaya çıkarılan yeni belge, dünyanın en ünlü içeceklerinden birinin tarihini yeniden yazmaya şimdilik yetmiyor. Buna rağmen bulunan malzemeler, tarihler ve iksirin kullanım biçimi, Coca-Cola’nın kökeni hakkındaki merakı artırıyor.
Bir tarafta 18. yüzyıla uzandığı belirtilen İtalyan manastır tarifi, diğer tarafta 1880’lerde İspanya’da üretilen Kola-Coca şurubu ve Atlanta’da Pemberton tarafından hazırlanan gazlı içecek bulunuyor. Üç hikâyenin ortak noktasını ise kola cevizi, koka yaprağı ve yorgunluğu azaltmayı vadeden tonik karışımlar oluşturuyor.
Şimdilik tarihî kayıtların doğruladığı sonuç, Coca-Cola’nın 1886’da Atlanta’da John Pemberton tarafından satışa sunulduğu. Floransa’daki iksirin bu formüle doğrudan ilham verdiği ise kanıtlanmış değil. Ancak manastır arşivinden çıkan küçük bir kâğıt parçası, 140 yıllık içecek tarihinin hâlâ keşfedilmeyi bekleyen sırlar barındırdığını gösteriyor.
Kaynak: Euronews
