Hollywood’un en köklü stüdyolarından Warner Bros, yeni bir sahiplik savaşının merkezinde. Netflix ile Paramount Skydance arasında süren çekişme, yalnızca dev bir şirket satın alımı değil; aynı zamanda sinema sektörünün geleceğine yön verecek stratejik bir kırılma noktası olarak görülüyor.
Geçen yıl Netflix, Warner Bros Discovery’nin stüdyo ve yayın tarafını satın almak için anlaşmaya varmıştı. Ancak Paramount Skydance, tüm operasyonu kapsayan daha geniş bir teklif sunarak süreci yeniden alevlendirdi. Şimdi gözler, Warner yönetiminin nihai kararında ve Netflix’in olası karşı hamlesinde.

Netflix Modeli: Sinemaya Mesafeli Bir Dev
Netflix’in iş modeli, uzun süredir geleneksel sinema dağıtım zinciriyle çelişiyor. Şirket, filmlerini çoğunlukla doğrudan platformunda yayınlıyor; sinema gösterimlerini ise sınırlı ve çoğunlukla ödül sezonu gereklilikleri için kullanıyor.
Bu yaklaşım, bazı sektör temsilcileri tarafından eleştiriliyor. Ünlü yönetmen James Cameron, olası bir Netflix devralmasını “felaket” olarak nitelendirdi. Eleştirilerin temelinde ise Netflix’in sinema salonlarını tamamlayıcı değil, rakip bir mecra olarak görmesi yatıyor.
Her ne kadar Netflix; Guillermo del Toro, David Fincher ve Noah Baumbach gibi yönetmenlerle çalışmaya devam etse de geniş çaplı vizyon stratejisinden uzak durması, Warner Bros’un sinema geleneği açısından soru işaretleri yaratıyor.
Paramount Cephesi: Geleneksel Stüdyo Modeli
Öte yandan Paramount Skydance, daha klasik bir stüdyo yapısına sahip. Şirket, son yıllarda birçok filmi sinema salonlarında gösterime soktu. Özellikle büyük bütçeli devam filmleri ve franchise projeleriyle öne çıkıyor.
Paramount’un yaklaşımı, Warner Bros’un salon dağıtım geleneğini sürdürme ihtimali açısından daha “tanıdık” görünüyor. Ancak burada başka bir soru ortaya çıkıyor: Çeşitlilik korunacak mı?
Warner Bros, 2025’te ABD’de 11 film vizyona soktu. 2026 için planlanan sayı ise 15. İki büyük stüdyonun birleşmesi halinde yılda 20 ila 30 film vizyona girecek mi, yoksa üretim sayısı azalacak mı?

Franchise Ağırlıklı Gelecek Mi?
Analistler, olası bir Paramount devralmasının Warner’ı büyük markalara odaklanan bir yapıya dönüştürebileceğini öne sürüyor. DC evreni, Harry Potter ve korku serileri gibi güçlü markaların ön plana çıkması muhtemel.
Bu senaryoda bağımsız ya da riskli projelerin azalması ihtimali konuşuluyor. Paul Thomas Anderson veya Maggie Gyllenhaal gibi yönetmenlerin daha özgün yapımları için alan daralabilir.
Netflix ise üst düzey yönetmenlerle iş birliğini sürdürdüğünü ve Warner’ı operasyonel olarak bağımsız tutmayı planladığını iddia ediyor. Ancak bu durumda da sinema salonu gösterimlerinin azalması endişesi devam ediyor.

Asıl Kazanan Kim Olacak?
Her iki senaryoda da temel soru değişmiyor: İzleyici ne kazanacak?
Şirket birleşmeleri genellikle rekabeti azaltırken kurumsal gücü artırıyor. Daha az rekabet, daha az risk alma ve daha dar bir içerik çeşitliliği anlamına gelebilir. Warner Bros’un bağımsız kalması birçok sinemasever için en ideal senaryo olsa da bu artık gerçekçi görünmüyor.
Bir yanda streaming devrimiyle hareket eden Netflix, diğer yanda franchise odaklı klasik bir stüdyo olan Paramount Skydance. Hangisi kazanırsa kazansın, bu kararın Hollywood’un üretim modelini ve salon deneyimini kökten etkileyeceği açık.
Şimdi gözler, Warner Bros yönetiminin vereceği son kararda.
Kaynak: The Guardian
