Avrupa sıcak ölümleri, 2026 yazında kıtanın karşı karşıya kaldığı aşırı sıcakların halk sağlığı üzerindeki etkisini ortaya koydu. Yeni bir rapora göre haziran-ağustos döneminde Avrupa’nın kentsel bölgelerinde 50 binden fazla sıcaklığa bağlı fazla ölüm gerçekleştiği tahmin ediliyor. Bu sayı, mevcut modellemeye göre kayıtlardaki en yüksek seviyeye işaret ediyor.
Çalışma, Avrupa’nın güneyinde yüksek sıcaklıklarla bağlantılı ölümlerin kuzey bölgelerine kıyasla belirgin biçimde daha fazla olduğunu gösterdi.

Aşırı sıcakların etkisi 2022 ve 2003 seviyelerini aştı
2026 yazına ilişkin tahmin, modellenen bölgede 2022’de kaydedilen yaklaşık 29 bin ve 2003’teki 28 bin can kaybının oldukça üzerinde. Batı Avrupa’da haziran ve ağustos ayları arasında sıcaklıklar, 1991-2020 ortalamasının ortalama 2,9 derece üzerine çıktı. Bazı günlerde fark 12 dereceye kadar ulaştı.
Tahmin edilen can kayıplarının yaklaşık üçte biri, 17 Haziran-1 Temmuz arasındaki yoğun sıcak hava dalgası sırasında gerçekleşti. Bu dönemde sıcaklıklar mevsim normallerinin ortalama 5,3 derece üzerinde seyretti.
Imperial College London’da aşırı hava olayları ve iklim değişikliği araştırmacısı olarak görev yapan çalışmanın ortak yazarı Dr. Clair Barnes, sıcaklıkların daha yüksek ve yazların daha uç koşullara sahip hale gelmesinin halk sağlığı üzerindeki etkisinin ağırlaştığını belirtti. Barnes, istatistiklerin arkasında hayatını kaybeden insanlar ve yas tutan aileler bulunduğunu söyledi.

Can kayıplarının yüzde 65’i iklim değişikliğiyle ilişkilendirildi
Bilim insanları, 2026 yazındaki sıcaklığa bağlı fazla ölümleri hesaplamak için sıcaklık kayıtlarını ve sıcaklıkla ölüm arasındaki geçmiş ilişkilere dayanan modellemeyi kullandı. Çalışmada coğrafi ve çevresel özelliklerin yanı sıra sosyoekonomik koşullar, sağlık hizmetlerine erişim ve yaş gruplarına göre değişen sıcaklık-ölüm bağlantıları da dikkate alındı.
Modelleme, Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Norveç ve İsviçre’deki 854 kentsel alana uygulandı. Bu bölgeler, incelenen 30 ülkenin nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ını temsil ediyor. Avrupa’daki birçok ülke 2026 yazına ilişkin nihai resmî verileri henüz açıklamadı.
Araştırmacılar, iklim değişikliğinin yol açtığı ısınma yaşanmasaydı beklenebilecek sıcaklıklarla gerçek ölçümleri karşılaştırdı. Buna göre 2026 yazındaki sıcaklığa bağlı fazla ölümlerin yüzde 65’i, yaklaşık 32 bin can kaybı, insan kaynaklı iklim değişikliğiyle ilişkilendirildi. Yüzyılın başında bu oranın yaklaşık yüzde 40 olduğu tahmin ediliyordu.
Yaşlılar en fazla etkilenen grup oldu
Sıcaklığın yol açtığı gerçek can kaybının doğrudan ölçülmesinin zor olduğu, bu nedenle sıcaklığın sıklıkla “sessiz katil” olarak tanımlandığı belirtildi. London School of Hygiene and Tropical Medicine’den Dr. Malcolm Mistry, sıcaklığa bağlı can kayıplarının birçok bölgede olduğundan düşük bildirilebildiğini ifade etti.
2026 yazına ilişkin tahminlerde 85 yaş ve üzerindeki kişiler toplam can kayıplarının yaklaşık yarısını oluşturdu. 20-44 yaş arasındaki yetişkinlerde yaklaşık 800 fazla ölüm hesaplanırken, 65 yaşın altındaki kişiler arasında toplam sayı yaklaşık 6 bin olarak verildi.
Araştırmacılar, hastalığı bulunanların, yaşlıların, çok küçük çocukların ve fiziksel ya da sosyoekonomik nedenlerle sıcak ortamlardan uzaklaşamayan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu belirtti.
