yas ve yeni ilişki sorusu, partnerini kanser nedeniyle bir yıl önce kaybeden bir annenin hayatında önemli bir karara dönüştü. 16 yıl boyunca birlikte olduğu partneriyle tek çocuklarını büyütmeye hazırlanan kadın, şimdi hem yasını sürdürürken hem de hoşlandığı bekar bir babayla yakınlaşma ihtimalini değerlendirmeye çalışıyor.
Kadın, The Guardian’ın Annalisa Barbieri imzalı tavsiye köşesine gönderdiği mektupta, 16 yıl boyunca birlikte olduklarını; kendisi 21, partneri ise 23 yaşındayken ilişkilerinin başladığını anlattı. Çocuklarının doğumundan üç hafta sonra partnerine kanser teşhisi konuldu. Oğulları, babası hayatını kaybettiğinde henüz 10 aylık bile değildi; çocuk şimdi iki yaşında.

16 Yıllık İlişkinin Ardından Gelen Yakınlaşma
Mektup sahibi, partnerini çok sevdiğini ve hayatının geri kalanını onunla geçirmeyi planladığını belirtti. Çift, oğullarını birlikte büyütmek için 18 yıllık bir sürecin başında olduklarını düşünüyordu. Partnerinin hayatını kaybetmesinin ardından ise yeniden mutlu olup olamayacağını sorgulamaya başladı.
Partneri, hayatını kaybetmeden önce ona bir bekar babayla görüşmesini söyledi. Kadın, işe döndüğünde flört ettiğini düşündüğü iş arkadaşının kemoterapi gördüğü için ortalarda olmadığını öğrendi. Söz konusu kişi artık remisyonda ve kendisi de tek ebeveyn.
Kadın, son dönemde bu adama karşı bir yakınlık hissettiğini yazdı. Onun da zorlu bir deneyim yaşadığını, hayatta neyin önemli olduğunu bildiğini ve merhum partneri gibi çok iyi biri olduğunu düşündüğünü söyledi. İkili arasında bir uyum bulunduğuna inanıyor.
Yeni adamın zaman zaman sıcak, zaman zaman mesafeli davranması ise kadının en büyük çekincelerinden biri. Tek başına çocuk büyüttüğü için başka birine ayıracak fazla zamanı olmadığını da belirten kadın, iş arkadaşının şirketten ayrılmasıyla aralarındaki iş ilişkisi engelinin ortadan kalktığını ifade etti.

Psikoterapistten Yas Sürecine Dair Uyarı
Barbieri, konuyu Birleşik Krallık Psikoterapi Konseyi’ne kayıtlı psikoterapist Stephanie White ile değerlendirdi. White, kadının neredeyse bütün yetişkinlik dönemini aynı partnerle geçirdiğine dikkat çekerek kendi sezgisine güvenmeyi ve kararlarını dışarıdan onay aramadan almayı öğrenip öğrenmediğini sorguladı.
White’a göre mektup sahibinin yeni adamla ilgili belirgin çekinceleri bulunuyor. Bu tereddütlerin, erkeğin hayatındaki zorluklardan kaynaklanabileceği gibi ilişkinin kadın açısından doğru hissettirmemesiyle de bağlantılı olabileceği belirtildi.
Psikoterapist, çiftin hayatlarının trajediyle kesişmesinin bir “travma bağı” oluşturabileceğini de dile getirdi. Ona göre kadın, farkında olmadan eski partnerinin yerine bir benzerini koyarak yasın bazı aşamalarını atlamaya çalışıyor olabilir.
White, yasın uzun bir süreç olduğunu vurguladı. Özellikle hayatın birlikte kurulacağına dair beklentinin sona erdiğini kabul etmenin önemli olduğunu belirten psikoterapist, partnerin hayatını kaybetmesinin üzerinden yalnızca bir yıl geçtiğini ve bunun yas açısından kısa bir süre olduğunu söyledi.
Öncelik Anne ve Çocuğun İhtiyaçları
Barbieri, kadının iki yaşındaki oğluna bakarken kendi destek çevresine yaslanmasını önerdi. Terapi ya da Widowed and Young gibi destek gruplarının araştırılabileceğini belirten köşe yazarı, yeni ilişki ihtimalinin tamamen reddedilmesi gerekmediğini ancak sürecin aceleye getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Önerinin merkezinde, kadının kendisini ve oğlunu önceliklendirmesi yer aldı. Yeni bir ilişkiyi hemen başka bir bakım sorumluluğuna dönüştürmeden, önce mevcut yasın ve hayatındaki değişimin alan bulması gerektiği vurgulandı.
