The Dish filmi, Sam Neill’in hayatını kaybetmesinin ardından yeniden hatırlanan, 2000 yapımı Avustralya sinemasının dikkat çekici iyi hissettiren örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Rob Sitch’in yönettiği yapım, 1969’daki Ay’a iniş sırasında Apollo 11’in televizyon sinyallerini dünyaya aktarmaya hazırlanan küçük bir ekibin hikâyesini anlatıyor.
Film, olayların merkezini Houston’dan Avustralya’daki Parkes gözlemevine taşıyor. Koyunlarla dolu bir meranın ortasında yükselen dev radyo teleskobu, hem ekibin çalışma alanı hem de anlatının en karakteristik unsuru hâline geliyor. The Dish’in önemi, tarihî bir olayı yalnızca büyük ve ciddi bir başarı olarak değil, gündelik telaşların, yanlış anlaşılmaların ve küçük kasaba hayatının içinden göstermesinde yatıyor.

The Dish Filmi Apollo 11 Görevini Parkes’ten Anlatıyor
Sam Neill, Parkes gözlemevindeki ekibin lideri Cliff Buxton’ı canlandırıyor. Pipo içen Cliff; matematikçi Glenn, teleskobun çanağını hareket ettirmekten sorumlu Mitch ve NASA’dan gelen Al ile birlikte Apollo 11’i takip ediyor. Ekip, Ay görevinin televizyon sinyallerini dünyanın geri kalanına ulaştırılması için çalışıyor.
Glenn, parlak olmasına rağmen sosyal açıdan beceriksizliğiyle dikkat çeken bir matematikçi olarak çiziliyor. Mitch, kendisini profesyonel bir ekibin parçası olarak gören, doğrudan konuşan bir Avustralyalı. Al ise kemik çerçeveli gözlükleri ve NASA görevlisi kimliğiyle bu küçük ekibe dışarıdan katılan isim olarak konumlanıyor.
Gözlemevindeki ekip zaman zaman teleskobun çanağında kriket oynuyor, birbirleriyle şakalaşıyor ve atışıyor. Buna karşın işlerini ciddiyetle yürütüyorlar. Kontrol odasındaki düğmeler, hidrolik sistemlerin sesi ve güneş ışığı içindeki gözlemevi görüntüleri, filmin sakin atmosferini destekliyor. Mason Williams’ın “Classical Gas” parçası ile Edmund Choi’nin müzikleri de bu görsel dünyaya eşlik ediyor.

Sam Neill’in Cliff Buxton Performansı
The Dish’in mizahı yalnızca gözlemevindeki ekipten kaynaklanmıyor. Hikâye, Apollo 11 göreviyle dolaylı biçimde gündeme gelen Parkes kasabasındaki renkli karakterleri de anlatıya katıyor. Astronotların tuvalet ihtiyaçlarını ıslıklarla tarif etmeye çalışan adamlar, Amerikan ulusal marşını öğrenemediği için “Hawaii Five-O” temasını seçen bir bando ve NASA’nın verdiği tabancaya annesinin el koymasından endişelenen güvenlik görevlisi, filmin absürt tonunu belirliyor.
Kasabanın belediye başkanı Bob da bu karakterler arasında öne çıkıyor. Roy Billing’in canlandırdığı Bob, sarı elbisesi nedeniyle karısına yanlışlıkla “limon” diye hitap etmesi gibi anlarla filmin sıcak mizahını taşıyor. Yapımın esprileri, Parkes halkının büyük bir tarihî olayın çevresinde nasıl konumlandığını gösterirken karakterleri küçümsemeyen bir anlatım kuruyor.
Mizahın Ardından Gelen Duygusal Final
The Dish’in komedisi, filmin son bölümünde yerini daha açık bir duygusallığa bırakıyor. Cliff’in karısının bir yıl önce hayatını kaybetmiş olması, Sam Neill’in karakterine daha ağırbaşlı ve babacan bir boyut kazandırıyor. Bu kişisel arka plan, Apollo 11 görevinin tarihî anlamıyla birleşiyor.
Apollo 11 görevine ait arşiv görüntüleri film boyunca kullanılıyor. Böylece film, izleyiciyi görevin gerçekleştiği ana taşıyor.
