Cats müzikali, 17 yaşında okuldan kaçarak seçmelere katılan ve dört gün sonra uluslararası yapımla Almanya’ya uçan Drew McOnie’nin yeni yorumuyla yeniden şekilleniyor. Orijinal yapımda dansçı olarak yer alan McOnie, çocukluğundan beri bağlı olduğu müzikal için daha vahşi, fiziksel ve çağdaş bir koreografi hazırlıyor.
Bu çalışma, McOnie’nin kariyerinin başlangıcına da dönmesini sağlıyor. Cats deneyiminin ardından dansçı, Olivier ödüllü koreograf ve yönetmen olarak ilerleyen sanatçı, şimdi kendi versiyonunda Gillian Lynne’in özgün koreografisine saygı göstermeyi amaçlıyor. McOnie, bu nedenle projeyi kariyerindeki en korkutucu çalışmalardan biri olarak tanımlıyor.

Drew McOnie, Gillian Lynne’in Mirasını Korumak İstiyor
1980’lerde ve 1990’larda büyüyen dansçılar için Cats, koreografinin müzikalin yalnızca destekleyici bir unsuru olmadığı yapımlardan biriydi. Gillian Lynne’in koreografisi, dönemin dans okulları ve öğrenci gösterileri tarafından sıkça taklit edildi. Lynne, 2018’de hayatını kaybetmeden dört yıl önce, 88 yaşında hâlâ dans ediyordu.
McOnie, Lynne’e duyduğu hayranlık nedeniyle yeni versiyonda özgün çalışmanın titizliğini ve ruhunu korumak istediğini söylüyor. Ona göre asıl zorluk, orijinal koreografinin ruhundaki cesareti ve yoğunluğu bugünün izleyicisine aktarabilmek.
Yeni harekette sokak ve ticari dansın güncel etkileri, caz ve klasik dansla bir araya geliyor. McOnie, bu modern unsurların kullanılmasına rağmen dansçıların hâlâ “kedi olma dünyası” içinde kalacağını belirtiyor.

Yeni Versiyonda Ev Kedileri Yerine Daha Vahşi Karakterler Var
Regent’s Park’taki Studio 1’de yapılan provalarda hareketler yere yakın, duyusal ve kıvrak bir yapı taşıyor. Orijinal koreografiye kıyasla daha dünyevi bir atmosfer öne çıkarken, dansçılar bazı bölümlerde ani ve enerjik hareketlerle sahnenin tonunu sertleştiriyor.
McOnie, bu yorumdaki kedilerin çoğunun ev kedisi olmadığını söylüyor. Oyuncu kadrosunda çok sayıda genç dansçı bulunuyor. Sanatçı, özellikle öne çıkan öğrenci dansçıları projeye dahil etmek için arayışa girdiğini ve provalarda onların daha canlı, kişisel taraflarını ortaya çıkarmaya çalıştığını anlatıyor.
Bir dansçının prova sırasında kendini tamamen serbest bırakması, McOnie’nin aradığı dönüşüme örnek olmuş. Sanatçı, görevinin her oyuncunun kendi enerjisini ve içindeki genç tarafı görünür kılmak olduğunu ifade ediyor.
McOnie, Cats’in çoğu zaman 1980’lerin gösterişli bir kutlaması gibi değerlendirildiğini, oysa ilk ortaya çıktığında son derece özgün ve çağdaş bir yapım olduğunu düşünüyor. Andrew Lloyd Webber’ın müzikallerini de kalıpları kıran ve cesur işler olarak nitelendiriyor.
Sanatçı, Lloyd Webber’ı her ayrıntının büyük yapı içindeki yerini görebilen bir “müzikal mimarı” olarak tanımlıyor. McOnie, son bir yılda Jesus Christ Superstar ve Cats çalışmaları kapsamında Lloyd Webber’la geçirdiği dönemden de övgüyle söz ediyor.
T.S. Eliot’ın *Old Possum’s Book of Practical Cats* kitabındaki şiirlere dayanan müzikal; Mungojerrie, Rumpleteaser, Macavity ve Skimbleshanks gibi karakterlerin portrelerini sunuyor. McOnie’ye göre Cats, güçlü bir anlatıdan çok koreo-şiir, bale, şarkı döngüsü, vodvil ve pagan ritüel arasında duran sıra dışı bir yapı.
