Türkiye’nin köklü vakıf üniversiteleri arasında gösterilen İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında alınan karar gündeme bomba gibi düştü. Resmi Gazete’nin 22 Mayıs 2026 tarihli sayısında yayımlanan kararla birlikte üniversitenin faaliyet izni kaldırıldı. Böylece uzun süredir devam eden soruşturma süreci yeni bir aşamaya taşınmış oldu.

Özellikle eğitim dünyasında büyük yankı uyandıran gelişmenin ardından öğrenciler, veliler ve akademik çevreler “Şimdi ne olacak?” sorusuna yanıt aramaya başladı. Çünkü alınan karar yalnızca bir kurumun idari yapısını değil, aynı zamanda 20 binden fazla öğrencinin eğitim hayatını da doğrudan etkiliyor.
Can Holding Soruşturması Süreci Nasıl Başladı?
Süreç, Can Holding’e yönelik yürütülen geniş çaplı soruşturmayla başladı. İstanbul merkezli operasyonun ilk dalgası 11 Eylül 2025 tarihinde gerçekleştirildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında holding bünyesindeki çok sayıda şirkete yönelik işlem başlatıldı.
Soruşturma dosyasında yer alan MASAK raporları ve mali incelemeler doğrultusunda aralarında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ’ın da bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında medya kuruluşları, eğitim kurumları ve ticari şirketler dahil toplam 121 şirkete el konuldu.
Bu şirketler arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi, Habertürk, Show TV, Bloomberg HT ve Doğa Kolejleri de yer aldı. Daha sonra üniversitenin bağlı bulunduğu vakfa kayyum atanırken, şimdi ise faaliyet izninin tamamen kaldırıldığı açıklandı.

Üniversite Resmen Kapatıldı mı?
Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrası kamuoyunda en çok konuşulan başlıklardan biri de bu oldu. Karar teknik olarak üniversitenin faaliyet izninin kaldırıldığını ortaya koyuyor. Bu nedenle kurumun mevcut yapısıyla eğitim faaliyetlerini sürdürmesi artık mümkün görünmüyor.
Ancak buna rağmen öğrencilerin eğitim süreçlerinin tamamen sona ereceği anlamı çıkmıyor. Çünkü Yükseköğretim Kurulu’nun vakıf üniversiteleriyle ilgili özel bir düzenlemesi bulunuyor.
Şu ana kadar İstanbul Bilgi Üniversitesi yönetiminden resmi bir açıklama yapılmadı. Öte yandan YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum sürecinin ardından yaptığı açıklamada eğitim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam edeceğini ifade etmişti.
Öğrenciler Hangi Üniversiteye Geçecek?
Gözler şimdi YÖK’ün uygulayacağı öğrenci transfer sürecine çevrildi. Türkiye’de faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversiteleri için “garantör üniversite” sistemi uygulanıyor.
Bu sistem kapsamında her vakıf üniversitesi önceden bir devlet üniversitesiyle eşleştiriliyor. Olası bir kapatma veya faaliyet izni iptali durumunda öğrenciler eğitim hayatlarına burada devam ediyor.
Daha önce yapılan açıklamalara göre İstanbul Bilgi Üniversitesi için belirlenen garantör üniversite Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olmuştu.
Ancak öğrenci kapasitesinin yeterli olmaması halinde YÖK farklı bir devlet üniversitesini de devreye sokabiliyor. Bu üniversiteler “üçüncü üniversite” olarak adlandırılıyor.
Önümüzdeki günlerde YÖK tarafından detaylı yol haritasının açıklanması bekleniyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Kaç Öğrenci Bulunuyor?
Türkiye’nin en bilinen vakıf üniversitelerinden biri olan İstanbul Bilgi Üniversitesi, 7 Haziran 1996 tarihinde kuruldu. Üniversite, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yapılan başvuru sonrası TBMM’de kabul edilen yasa ile resmen eğitim hayatına başladı.
2019 yılında ise Can Holding’in üniversitenin destekçileri arasına katıldığı açıklandı. Ulusal basında satış bedelinin yaklaşık 90 milyon dolar olduğu öne sürülse de bu rakam resmi olarak doğrulanmadı.
Üniversitenin internet sitesinde yer alan verilere göre kurum bünyesinde:
- 20 binden fazla öğrenci,
- 70 bini aşkın mezun,
- 8 fakülte,
- 3 enstitü,
- 3 meslek yüksekokulu bulunuyordu.
Ayrıca lisans, ön lisans ve lisansüstü seviyede 150’den fazla programda eğitim veriliyordu.

Eğitim Dünyasında Büyük Endişe Yarattı
Kararın ardından özellikle vakıf üniversiteleriyle ilgili denetim mekanizmaları yeniden tartışılmaya başlandı. Eğitim uzmanları, öğrencilerin mağdur edilmemesi için geçiş sürecinin şeffaf ve hızlı yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Bununla birlikte binlerce öğrencinin diploma geçerliliği, devam eden akademik süreçler, burs durumları ve yatay geçiş haklarıyla ilgili soru işaretleri de gündemdeki yerini koruyor.
Özellikle final dönemine yaklaşılırken alınan kararın öğrenciler üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturduğu belirtiliyor. YÖK’ün önümüzdeki günlerde detaylı açıklama yapması beklenirken, öğrenciler resmi duyurulara odaklanmış durumda.
İstanbul’da eğitim hayatının sembol kurumlarından biri haline gelen İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında alınan bu karar, yalnızca üniversite camiasını değil, Türkiye’deki yükseköğretim sistemini de yeniden tartışmaya açtı.
Kaynak: BBC
