Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Milli Dayanışma Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu, sürecin son toplantısını gerçekleştirerek hazırlanan ortak raporu kamuoyuna açıklama aşamasına getirdi. Yaklaşık altı aydır süren çalışmaların ardından ortaya çıkan metin, demokratikleşme alanına ilişkin kapsamlı öneriler içeriyor. Bu nedenle hazırlanan rapor, yalnızca teknik bir belge olarak değil; aynı zamanda toplumsal barışı güçlendirmeyi hedefleyen bir yol haritası olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte raporun komisyonda okunarak oylanması beklenirken, TBMM gündeminde yeni bir dönemin kapısının aralanacağı ifade ediliyor.
Öte yandan komisyon çalışmaları, siyasi partilerin katkılarıyla şekillendi. Böylece farklı görüşlerin ortak bir zeminde buluşturulması amaçlandı. Ancak raporda “umut hakkı” ifadesi doğrudan yer almazken, dolaylı bir tarifin bulunması dikkat çekti. Bu yaklaşım, metnin hassas dengeler gözetilerek hazırlandığını gösteriyor.
Ortak Raporun Kapsamı Ve İçeriği
Komisyon tarafından hazırlanan nihai metin, toplam 60 sayfadan oluşuyor ve ağırlıklı olarak demokratikleşmeye ilişkin önerileri içeriyor. Bu çerçevede Milli Dayanışma Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu, sürece dair yasal düzenleme başlıklarını da rapora dahil etti. Buna karşın metnin bir af düzenlemesi niteliği taşımadığı özellikle vurgulandı. Böylece raporun hukuki çerçevesinin yanlış yorumlanmasının önüne geçilmesi hedeflendi.
Bununla birlikte raporun tamamının komisyonda okunarak oylanması planlanıyor. Bu yöntem, hazırlanan metnin yalnızca şeklen değil; içerik bakımından da ortak iradeyle kabul edilmesini amaçlıyor. Böylece TBMM çatısı altında yürütülen bu çalışmanın, kurumsal bir mutabakat belgesi olarak kayda geçmesi hedefleniyor.
Kurtulmuş’tan “Toplumsal Barış” Vurgusu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun ortaya koyduğu raporun af mahiyetinde olmadığının altını çizdi. Kurtulmuş, yapılan çalışmaların toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihî bir sorumluluğun yansıması olduğunu belirtti. Bu bağlamda terör meselesinde tarihî bir dönemeçten geçildiğini ifade eden Kurtulmuş, Meclis’in üzerine düşen görevi tereddütsüz üstlendiğini vurguladı.
Buna ek olarak Kurtulmuş, raporun büyük bir çoğunlukla kabul edileceğini dile getirdi. Böylece Meclis’in üstlendiği tarihî sorumluluğun yerine getirilmiş olacağını belirten Kurtulmuş, bundan sonraki sürecin de TBMM çerçevesinde ilerleyeceğini ifade etti. Bu açıklamalar, raporun yalnızca bir komisyon belgesi değil; Meclis’in kurumsal iradesini yansıtan bir metin olarak görülmek istendiğini ortaya koyuyor.
Ortak Gelecek Vurgusu Ve Bölgesel Perspektif
Numan Kurtulmuş, konuşmasında Türk, Arap ve Kürt halklarının geçmişinin ayrı olmadığı gibi geleceğinin de ayrı olmadığını vurguladı. Bu ifadeyle birlikte, bölgedeki bütün terör örgütlerinin ortadan kalkmasının ve silahlı grupların yeni yönetim çatısı altında yer almasının hedeflendiği dile getirildi. Böylece bölgenin ekonomik kalkınmasının ve uluslararası camiada saygın bir konuma yeniden kavuşmasının mümkün olacağı belirtildi.
Bu çerçevede raporun, yalnızca Türkiye sınırları içinde değil; daha geniş bir bölgesel perspektifle ele alındığı görülüyor. Dolayısıyla Milli Dayanışma Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan metin, “terörsüz Türkiye” hedefini, “terörsüz bölge” vizyonuna bağlayan bir yaklaşımı benimsiyor.
Raporda Yer Alan Yedi Temel Başlık
Komisyonun 5 Ağustos 2025’te başlattığı çalışmalar sonucunda hazırlanan ortak rapor, yedi ana bölümden oluşuyor. Bu başlıklar; komisyonun çalışma yöntemi, temel hedefler, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihsel kökleri, komisyonda dinlenen kişilerin mutabakat alanları, PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ile demokratikleşme başlıkları olarak sıralanıyor. Böylece rapor, hem tarihsel arka planı hem de güncel çözüm önerilerini bir arada sunuyor.
Bu yapı, raporun yalnızca güncel siyasi tartışmalara değil; aynı zamanda tarihsel bağlama da referans verdiğini gösteriyor. Dolayısıyla metin, kısa vadeli bir değerlendirme değil; orta ve uzun vadeli bir çerçeve sunma iddiası taşıyor.
Af Tartışmalarına Net Mesafe
Raporun en çok merak edilen yönlerinden biri, af düzenlemesi içerip içermediği oldu. Ancak Numan Kurtulmuş, bu konuda net bir duruş sergileyerek raporun af mahiyeti taşımadığını vurguladı. Ayrıca raporun hukuku ve kamu vicdanını merkeze alan bir yaklaşımı benimsediğini belirtti. Bu ifadeler, kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Buna karşın Kurtulmuş, siyasi partilerin daha önce hazırladığı raporlarda dile getirilen yeni anayasa ihtiyacına da dikkat çekti. Böylece demokratikleşme sürecinin yalnızca mevcut yasal düzenlemelerle sınırlı kalmayacağı; daha geniş bir anayasal tartışma zeminiyle ele alınabileceği mesajı verildi.
TBMM Gündeminde Yeni Bir Dönem
Hazırlanan ortak raporun kamuoyuna sunulmasıyla birlikte, TBMM gündeminde yeni bir dönem başlayacak. Bu süreçte raporda yer alan önerilerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği, Meclis’teki siyasi iradenin tutumuna bağlı olacak. Ancak komisyonun geniş katılımla hazırladığı bu metin, toplumsal barış ve demokratikleşme başlıklarının yeniden merkezî gündem hâline geleceğini gösteriyor.
Bu nedenle Milli Dayanışma Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, yalnızca bir nihai belge değil; Meclis’in önünde duran yeni bir yol haritası olarak okunuyor.
Kaynak: AA
