ABD’de cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında cezaevinde hayatını kaybeden Jeffrey Epstein’a ilişkin yeni belgelerin kamuoyuna açıklanması, hayatta kalan mağdurlar ve onların avukatları tarafından sert şekilde eleştirildi. Hükümetin elinde bulunan ve yaklaşık 3 milyon belgeyi kapsayan son dosya paketinin yayımlanmasının ardından, sürecin hem etik hem de hukuki açıdan ciddi sorunlar barındırdığı iddia edildi.
Mağdur temsilcileri, belgelerin “şeffaflık” iddiasıyla servis edildiğini ancak gerçekte hayatta kalanların yeniden travmatize edildiğini savundu.

Mağdur Avukatlarından Sert Eleştiriler
Epstein mağdurlarını temsil eden hukuk firmalarından Boies Schiller Flexner’ın ortağı Sigrid McCawley, dosyaların içeriğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. McCawley, Epstein ve suç ortağı olarak hüküm giyen Ghislaine Maxwell’in kurduğu sistemin yalnızca bireysel suçlardan ibaret olmadığını vurguladı.
McCawley’e göre, Epstein sex trafficking ağı, genç kadınların ve kız çocuklarının “zengin ve güçlü” başka kişilere sunulması üzerine kuruluydu. Bu durumun, Epstein ve Maxwell’e hem kontrol hem de güç sağladığını belirten McCawley, yeni belgelerde adı geçen kişilerin inkâr ve mesafe koyma yoluna gideceğini söyledi. Ancak bu tutumun, sistemin işleyişini değiştirmediğini özellikle ifade etti.
Adalet Bakanlığı’nın Belgeleri Tartışma Yarattı
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Trump yönetimi döneminde Adalet Bakanlığı’nın elindeki Epstein dosyalarından yaklaşık üç milyon sayfanın daha kamuoyuna sunulduğunu açıklamıştı. Belgelerde, geçmişte Epstein’la temas ettiği bilinen bazı tanınmış isimlere ait yazışmalar ve referanslar da yer aldı.
Dosyalarda adı geçen kişiler arasında iş insanı Elon Musk ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick gibi isimler bulunurken, bu kişilerin herhangi bir suçlamayla karşı karşıya olmadığı özellikle belirtildi.
Blanche, yayımlanmayan belgeler arasında mağdurların kimlik bilgileri, sağlık dosyaları, çocuk istismarına ilişkin görseller ve devam eden davalara ait evrakların bulunduğunu açıkladı. Ancak mağdur avukatları, bu açıklamaların sahadaki tabloyla örtüşmediğini savundu.
“Binlerce Hata Yapıldı” İddiası
Epstein mağdurlarının avukatlarından Brad Edwards, ABC News’e yaptığı açıklamada, belgelerin yayımlanmasında ciddi hatalar yapıldığını söyledi. Edwards, kamuoyuna hiçbir zaman çıkmamış, isimleri gizli tutulmuş çok sayıda mağdurun kimlik bilgilerinin belgelerde açık şekilde yer aldığını öne sürdü.
Edwards’a göre, mağdurlardan sürekli telefonlar geldiğini ve isimlerinin kamuoyuna açık hale gelmesinden dolayı büyük endişe yaşadıklarını ifade etti. Avukat, yapılan hataların sayısının “binlerce” olduğunu belirtti.
“Mağdurlar Açıkta, Failler Gizli” Eleştirisi
Bir diğer mağdur avukatı Jennifer Freeman ise Adalet Bakanlığı’nı daha sert ifadelerle eleştirdi. Freeman, Epstein dosyalarının yönetilme biçimini “başından beri bir karmaşa” olarak nitelendirdi. Belgelerdeki “kaba redaksiyonlar”ın mağdurların kimliklerini ifşa ettiğini, buna karşılık faillerin isimlerinin gizli tutulduğunu söyledi.
Freeman ayrıca, belgelerin Kongre tarafından belirlenen Aralık ayı teslim tarihinin de kaçırıldığını hatırlattı. Mağdur temsilcilerinin bu sürecin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğini belirten Freeman, yaşananları “ABD tarihinin en büyük kolluk kuvveti başarısızlıklarından biri” olarak tanımladı.

Epstein Belgeleri ve Siyasi Tepkiler
Belgelerin yayımlanması yalnızca hukuk çevrelerinde değil, siyasi arenada da yankı uyandırdı. Şeffaflık yasasının mimarlarından olan Demokrat Temsilci Ro Khanna ve Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie, Todd Blanche’a ortak bir mektup göndererek, redakte edilmemiş belgelere erişim talep etti.
Senato’da konuşan Demokrat lider Chuck Schumer, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi yasaya uymamakla suçladı. Schumer, Epstein dosyalarının tamamının açıklanması yönünde Kongre’de oy birliği sağlandığını, ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini dile getirdi.
Mağdurlardan Ortak Açıklama
20 Epstein mağduru tarafından yayımlanan ortak bildiride, belge yığınının güçlü isimleri korurken mağdurları ifşa ettiği belirtildi. Açıklamada, “Şeffaflık” adı altında yapılan bu sürecin, hayatta kalanları yeniden hedef haline getirdiği vurgulandı.
Mağdurlar, Epstein’ın suç ortaklarının gizlilikten faydalanmaya devam ettiğini, buna karşın mağdur isimlerinin kamuoyuna açık hale getirildiğini belirterek, yaşanan durumu “utanç verici” olarak nitelendirdi.
Adalet Bakanlığı’ndan Geri Adım
Gelen tepkilerin ardından Adalet Bakanlığı, ABC News’e yaptığı açıklamada mağdurlar ve avukatlarıyla koordinasyon içinde çalışıldığını savundu. Bakanlık, redaksiyon hatalarının fark edilmesi halinde düzeltilmesi için özel bir e-posta hattı kurulduğunu da duyurdu.
Ancak mağdur avukatları ve siyasetçiler, bu adımın yeterli olmadığını ve Epstein dosyalarının tamamının eksiksiz şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini savunuyor.
Kaynak: The Guardian
