Yapay zekâ alanındaki hızlı ilerleme, yalnızca teknoloji dünyasını değil, toplumların geleceğini de derinden etkileyecek bir dönemece girildiğine işaret ediyor. Bu konuda en çarpıcı uyarılardan biri, Anthropic CEO’su ve kurucu ortağı Dario Amodei’den geldi. Amodei, insanlığın yapay zekâ gelişiminde “bir tür ergenlik dönemine” girdiğini ve bu sürecin, tür olarak kim olduğumuzu test edeceğini söyledi.
Amodei’nin kaleme aldığı ve “the adolescence of technology” başlığını taşıyan kapsamlı deneme, yapay zekânın yakın gelecekte ulaşabileceği güç karşısında insanlığın ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu gündeme taşıyor. Ona göre dünya, “neredeyse hayal edilemeyecek bir gücün” eşiğinde ve bu gücü yönetebilecek olgunluğa sahip olup olmadığımız henüz net değil.
“Uyanmamız Gerekiyor” Mesajı
Dario Amodei, yazısında yapay zekâ risklerine karşı toplumun yeterince farkındalık geliştirmediğini savunuyor. Ona göre bu metnin amacı, kamuoyunu sarsmak ve karar alıcıları harekete geçirmek. Amodei, yapay zekâ alanında atılan her yeni adımın yalnızca teknik bir ilerleme olarak görülmemesi gerektiğini, bunun aynı zamanda sosyal, politik ve ekonomik sonuçlar doğuracağını vurguluyor.

Amodei’nin bu çıkışı, Birleşik Krallık hükümetinin Anthropic ile yeni bir iş birliği duyurduğu döneme denk geldi. Bu kapsamda şirket, iş arayanlara kariyer danışmanlığı ve istihdam desteği sunacak sohbet botlarının geliştirilmesine katkı sağlayacak. Aynı zamanda bu çalışmaların, kamu hizmetlerinde kullanılacak genel bir yapay zekâ asistanının temelini oluşturması hedefleniyor.
Claude ve Güvenli Yapay Zekâ Vurgusu
Anthropic, geliştirdiği sohbet botu Claude ile son dönemde dikkat çekiyor. Şirket, kısa süre önce Claude için hazırladığı 80 sayfalık bir “anayasa” yayımlayarak, yapay zekânın “genel olarak güvenli” ve “etik” bir çerçevede geliştirilmesini hedeflediğini açıkladı. Bu belge, şirketin yapay zekâya yaklaşımında yalnızca performansı değil, güvenliği de merkeze aldığını gösteriyor.
Amodei, Anthropic’i 2021 yılında, daha önce OpenAI bünyesinde çalışmış bir grup araştırmacıyla birlikte kurmuştu. O tarihten bu yana, kontrolsüz yapay zekâ gelişimine karşı en yüksek sesle uyarı yapan isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
“Gerçek Tehlikeye Daha Yakınız”
Amodei’ye göre dünya, 2026 itibarıyla yapay zekâ kaynaklı risklere 2023’e kıyasla çok daha yakın. Özellikle son yıllarda yaşanan hızlı ilerleme, daha önce teorik görünen senaryoları pratik bir ihtimal haline getirdi. Amodei, bazı yapay zekâ sistemlerinin insan müdahalesi olmadan kendi sistemlerini kurabilecek seviyeye gelmesinin bir ila iki yıl içinde mümkün olabileceğini savunuyor.

Bu tür “güçlü yapay zekâ”yı, biyoloji, matematik, mühendislik ve yazı gibi alanlarda Nobel ödüllü bir insandan daha yetkin olabilen modeller olarak tanımlıyor. Üstelik bu sistemler yalnızca ekranda kalan yazılımlar olmayacak; robotları kontrol edebilecek, hatta kendi ihtiyaçları için robot tasarlayabilecek kapasiteye ulaşabilecek.
Tartışmalı Örnekler ve Endişeler
Amodei, son dönemde kamuoyunda tartışma yaratan bazı örneklere de değiniyor. Özellikle Elon Musk’ın geliştirdiği Grok adlı yapay zekâ sisteminin sosyal medyada yol açtığı cinsel içerik tartışmaları, bu endişelerin somut bir yansıması olarak görülüyor. Bazı yapay zekâ şirketlerinin, çocukların cinselleştirilmesi gibi son derece hassas konularda yeterli sorumluluk göstermediğini savunan Amodei, bunun gelecekteki daha büyük riskler açısından alarm verici olduğunu belirtiyor.
Ekonomik Kazanç ve “Fren Yapamama” Riski
Amodei’nin uyarılarının merkezinde yalnızca etik ve güvenlik değil, ekonomi de yer alıyor. Ona göre yapay zekânın sağlayacağı verimlilik ve kazanç o kadar büyük olabilir ki, hiçbir aktör bu gelişimi yavaşlatmak istemeyebilir. Bu durum, “fren yapamama” riskini beraberinde getiriyor.
Daha önce yaptığı açıklamalarda Amodei, yapay zekânın önümüzdeki beş yıl içinde giriş seviyesindeki beyaz yakalı işlerin yarısını ortadan kaldırabileceğini ve işsizliği yüzde 20 seviyelerine taşıyabileceğini öne sürmüştü. Bu senaryo, yapay zekânın yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda derin bir toplumsal dönüşüm yaratacağını gösteriyor.
Temkinli Bir İyimserlik
Tüm bu uyarılara rağmen Amodei tamamen karamsar değil. Aksine, doğru adımlar atılması halinde risklerin yönetilebileceğine inanıyor. Ona göre insanlık, bu “medeniyet ölçeğindeki” sınavı başarıyla geçerse, çok daha iyi bir dünyanın kapısı aralanabilir.
Ancak bunun için hızlı, dikkatli ve kararlı hareket edilmesi gerektiğini vurguluyor. Amodei’nin mesajı net: Yapay zekâ, insanlık için büyük bir fırsat olduğu kadar büyük bir sınav ve bu sınava hazırlıksız yakalanmak, bedeli ağır sonuçlar doğurabilir.
