Türkiye’de uzun yıllardır faili meçhul cinayetlerle anılan ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım tartışması, ortaya atılan yeni iddialarla yeniden gündemin merkezine oturdu. Son olarak Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayla ilgili dikkat çekici bir iddiayı köşesine taşıdı. Selvi, gazeteci Saygı Öztürk’ü arayarak kendisini ‘Yeşil’ olarak tanıtan kişinin ifadesine ulaştığını öne sürerken, söz konusu kişinin anlatımlarının gerçeği yansıtmadığını savundu.
- ‘Yeşil’im Diyen Kişinin İddiaları Gündemi Sarstı
- Abdulkadir Selvi: ‘Sahte Yeşil Ortaya Çıktı’
- “Gözlerimi Bağladılar, Gazeteciler Sorguladı” İddiası
- Gazetecilik Açısından Dikkat Çeken Bir Süreç
- İçişleri Bakanlığı’nın Açıklaması Belirleyici Oldu
- Kamuoyunda Yeni Tartışmalar Başladı
- Gözler Yargı Ve Resmi Açıklamalarda
‘Yeşil’im Diyen Kişinin İddiaları Gündemi Sarstı
Olayın fitilini ateşleyen gelişme, gazeteci Saygı Öztürk’ün aldığı telefonla başladı. Kendisini ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım olarak tanıtan bir kişi, Suriye’de bir evde kaldığını ve uzun süredir gizlendiğini iddia etti. Bu telefon görüşmesi, kısa sürede kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ancak ardından İçişleri Bakanlığı’ndan gelen açıklama, tartışmanın seyrini tamamen değiştirdi.
Bakanlık, Saygı Öztürk’ü arayan kişinin Türkiye’de olduğunu ve yarı açık cezaevinde bulunduğunu duyurdu. Bu açıklama, “Gerçek Yeşil mi konuştu?” sorusunu yerini “Sahte bir isim mi kullanıldı?” tartışmasına bıraktı.
Abdulkadir Selvi: ‘Sahte Yeşil Ortaya Çıktı’
Tartışmalar sürerken Abdulkadir Selvi, köşe yazısında çarpıcı ifadeler kullandı. Selvi, kendisini ‘Yeşil’ olarak tanıtan kişinin ‘sahte Yeşil’ olduğunun ortaya çıktığını iddia etti. Selvi’ye göre, Türkiye’nin içinde bulunduğu süreçte kamuoyuna mesaj vermek isteyen bazı çevreler, bu iddia üzerinden dikkat çekmeye çalıştı.
Selvi, yazısında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Terörsüz Türkiye süreci önemli bir aşamaya gelince birileri mesaj vermek istemişler. Bula bula yarı açık cezaevindeki yaşlı bir meczubu buluyorlar. Bu işlerde hep bir meczup bulunur.”
Bu sözler, iddiayı ortaya atan kişinin güvenilirliğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.
“Gözlerimi Bağladılar, Gazeteciler Sorguladı” İddiası
Selvi’nin aktardığına göre, ‘sahte Yeşil’ olduğu belirtilen kişi ifadesinde oldukça dikkat çekici iddialarda bulundu. İddiaya göre şahıs, gözlerinin bağlandığını ve bilinmeyen bir yere götürüldüğünü öne sürdü. Burada ise Yılmaz Özdil, Emin Çölaşan ve Saygı Öztürk tarafından sorgulandığını iddia etti.
Selvi, bu ifadeleri öğrendiğinde büyük şaşkınlık yaşadığını belirterek, “İfadesini okuyunca ‘Bu tam bir meczupmuş’ dedim” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, iddianın ciddiyeti kadar, gerçeklik payına dair tartışmaları da beraberinde getirdi.
Gazetecilik Açısından Dikkat Çeken Bir Süreç
Yaşananlar yalnızca siyasi ve güvenlik boyutuyla değil, gazetecilik açısından da önemli bir tartışma başlattı. Selvi, bu olaydan çıkarılması gereken dersler olduğunu vurguladı. Özellikle kamuoyunu yakından ilgilendiren ve geçmişte derin izler bırakmış konularla ilgili iddiaların, teyit edilmeden yayılmasının yaratabileceği sonuçlara dikkat çekti.
Bu bağlamda, Saygı Öztürk’ü arayan kişinin iddialarının kısa sürede çürütülmesi, bilgi doğrulamanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
İçişleri Bakanlığı’nın Açıklaması Belirleyici Oldu
Tartışmanın seyrini netleştiren en önemli gelişme ise İçişleri Bakanlığı’nın açıklaması oldu. Bakanlık, arayan kişinin Türkiye’de bulunduğunu ve yarı açık cezaevinde olduğunu duyurarak, Suriye’de gizlenen ‘Yeşil’ iddiasını açık şekilde yalanladı.
Bu açıklamayla birlikte, kamuoyunda dolaşan pek çok iddia geçerliliğini yitirirken, olayın arkasındaki motivasyonlar daha fazla sorgulanmaya başlandı.
Kamuoyunda Yeni Tartışmalar Başladı
‘Sahte Yeşil’ ifadesinin ortaya çıkması, yalnızca bu olayla sınırlı kalmadı. Türkiye’de geçmişte yaşanan faili meçhul cinayetler, derin devlet iddiaları ve bu konuların medyada ele alınış biçimi yeniden tartışılmaya başlandı. Uzmanlar, bu tür hassas konuların, özellikle doğrulanmamış iddialarla gündeme gelmesinin toplumda kafa karışıklığına yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Öte yandan, Selvi’nin yazısında dile getirdiği iddialar, kamuoyunda farklı tepkilere neden olurken, adı geçen gazetecilerle ilgili ortaya atılan suçlamaların somut bir dayanağı olmadığı da vurgulanıyor.
Gözler Yargı Ve Resmi Açıklamalarda
Yaşanan gelişmelerin ardından gözler, yargı makamları ve resmi kurumların olası yeni açıklamalarına çevrildi. Kamuoyu, bu iddiaların nasıl ortaya çıktığını ve arkasında kimlerin olabileceğini merak ederken, sürecin resmi makamlarca netleştirilmesi bekleniyor.
