Selvi filmi, bir evde bakım hemşiresinin çalışma gününü 12 saatten 72 saate uzanan bir dayanıklılık sınavına dönüştürüyor. Sailesh Rathnakumar tarafından yazılıp yönetilen ilk uzun metraj, Busan Uluslararası Film Festivali’nin Vision–Asia bölümünde prömiyer yapıyor.
Başrolde yer alan Anjali Patil, filmi Anahat Films şirketi aracılığıyla yapımcı olarak da üstleniyor. Rathnakumar senaryoyu görüntü yönetmeni Bargav Sridhar’la birlikte kaleme aldı; kurguyu ise Sreekar Prasad yaptı.

Selvi’nin 72 Saate Uzanan Çalışma Günü
Film, hemşirelik eğitimi almayı ve ileride Singapur’da çalışmayı hedefleyen Selvi’yi izliyor. Çocukluğundan beri tanıdığı Kavitha’nın hayatına son verme girişiminin ardından Selvi, arkadaşının vardiyalarını da üstleniyor.
Böylece kendi sorumluluklarına eklenen yeni vardiyalarla birlikte özel evler arasında gidip gelmeye başlıyor. Selvi’nin bakım verdiği aileler, onun günlük hayatlarındaki önemine rağmen hemşire hakkında çok az şey biliyor.
Rathnakumar, hikâyedeki krizin tek bir büyük olayla ortaya çıkmadığını söylüyor. Yönetmene göre çalışma saatleri, ek sorumluluklar ve küçük tavizler biriktikçe Selvi’nin taşıdığı yük giderek dayanılmaz hale geliyor.
Senaryonun biçimini de 12 saatten 24, 48 ve 72 saate çıkan bu çalışma düzeni belirliyor. Zaman ilerledikçe Selvi başkalarının ihtiyaçlarına daha fazla yetişiyor, kendisi için ayırabildiği alan ise daralıyor.

Uçurtmalardan Daralan Ev İçlerine
Selvi, başkarakterin arkadaşlarıyla sahilde uçurtma uçurduğu bir açılışla başlıyor. Ardından anlatı, Selvi’nin dünyasının giderek daraldığı ev içlerine taşınıyor.
Rathnakumar, uçurtma sahnesiyle Selvi’nin mevcut koşullarının ötesine bakabilme ve başka bir hayat hayal edebilme ihtimalini göstermek istediğini belirtiyor. Yapım ekibi de çekimler için yalnızca dekor olarak değil, içinde yaşayan ailelerin sınıfsal konumunu hissettiren evler aradı.
Yönetmenin tanıştığı hemşirelerin önemli bir bölümünün çalışmak için kırsal köylerden kentlere geldiği aktarılıyor. Film, bakım sektöründeki hiyerarşiye de bu deneyim üzerinden bakıyor. Bazı çalışanlar eğitimleri ve imkânları sayesinde yurt dışında çalışma fırsatına yaklaşırken bazıları, yoğun ve özel hayatın sınırlarına giren işlerde güvencesiz biçimde çalışmaya devam ediyor.
Kamera, film boyunca Selvi’nin bakış açısından ayrılmıyor. İzleyici de olayları yalnızca Selvi’nin öğrendiği ölçüde takip ediyor. Sridhar’ın senaryonun ortak yazarı olması, kamera planının yazım aşamasında şekillenmesini sağladı.
Anjali Patil İçin Oyunculuk ve Yapımcılık Bir Arada
Sreekar Prasad projeye senaryo aşamasında katıldı. İlk toplantıda hikâyeye zarar vermeden çıkarılabilecek sahneleri işaret etti. Rathnakumar, bu yaklaşımın yapım için zaman ve maliyet tasarrufu sağladığını, buna rağmen bazı sahneleri çektiğini ancak hiçbirinin son kurguya girmediğini anlatıyor.
Prag Film School mezunu olan Rathnakumar, kariyerine Hintli kurgucu B. Lenin için ses ve müzik süpervizörlüğü yaparak başladı.
Patil ise Selvi’nin kendi planlarını sürekli ertelemesinde kişisel bir karşılık bulduğunu söylüyor. 2010’da National School of Drama’da tasarım ve yönetmenlik alanındaki lisansüstü eğitimini tamamladıktan sonra oyunculuğa yönelen Patil, ailesinin başlıca geçim kaynaklarından biri haline geldi.
Oyuncu, yazıp yönetme amacıyla 2021’de Anahat Films’i kurdu. Şirketin ilk beş yılını başka sinemacılar için yapımcılık yaparak geçirdi. Patil, Hint toplumunda başkalarını kendinden önce tutmanın ve tükenene kadar sorumluluk üstlenmenin yüceltildiğini belirterek kadın ve erkek pek çok kişinin Selvi’nin deneyimine benzeyen koşullarda yaşadığını söylüyor.
Çekimler kronolojik sırayla yapılmadı; sahnelere göre değil, mekânlara göre organize edildi. Bu nedenle Patil, Selvi’nin süreç içindeki değişimini takip edebilmek için makyaj, saç, beden ve ses sürekliliğini kendisi izledi. Süreklilik fotoğrafları ve oyuncu kadrosuyla yapılan uzun provalar bu çalışmaya eşlik etti.
Selvi’nin Finansman ve Dağıtım Süreci
Oyunculukla yapımcılığı aynı anda yürütmek, filmin son sahnesinde Patil için özellikle zorlayıcı oldu. Marina Beach’te zorlu bir günün sonunda çekilen sahne için yalnızca birkaç saatlik zaman aralığı vardı. Son yakın plan çekimine gelindiğinde ışık azaldı; Patil, yapımın yeniden çekim için sahile dönmeyi karşılayıp karşılayamayacağından endişe etti.
Rathnakumar ve Sridhar gerekli görüntüleri aldıklarını söylese de Patil sonucu yeterli bulmadı. Oyuncu, yapımcı olarak filmin finalindeki çekim için kendisine yeterli zamanı ayıramamanın yarattığı hayal kırıklığını dile getirdi.
Patil’in “Naa Bangaaru Talli”, “Newton” ve “Kaala” filmlerinde oyuncu olarak yer aldığı belirtiliyor. Oyuncu ayrıca 2024’te Sundance’te gösterilen “The Moogai” ile 2025’te Berlin’de gösterilen “The Shadowbox” filmlerinin ortak yapımcılığını üstlendi.
Selvi, mart ayında Hong Kong-Asia Film Financing Forum’da tamamlanmamış film olarak sunuldu ve Red Sea Fund’dan destek aldı. Patil, uluslararası finansman sürecinin uzun bekleyişler, karmaşık sözleşmeler ve ortak yapım anlaşmaları içerdiğini söylüyor. Hintli bağımsız sinemacıların daha zengin ülkelerden profesyonellerle aynı hibeler için yarışmak zorunda kaldığını, bağımsız Hint filmlerinin dünyanın farklı bölgelerinde nasıl dağıtılacağı konusunda hâlâ sorunlar bulunduğunu belirtiyor.
