The Social Reckoning, 9 Ekim’de izleyiciyle buluşmaya hazırlanırken yönetmen Aaron Sorkin, filmin yeniden çekim süreci ve siyasi yaklaşımı hakkında açıklamalarda bulundu. Sorkin, fragmanın ardından gelen karışık tepkilerin yeniden çekim kararında etkili olmadığını söyledi.
Sorkin, Vanity Fair’e verdiği röportajda çekimlerin filmi düzeltmek için değil, daha iyi hâle getirmek amacıyla yapıldığını belirtti. Yönetmene göre Sony Pictures Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tom Rothman, filme eklemek istediği bir bölüm olup olmadığını sordu. Sorkin önce tüm filmi yeniden yazıp çekmek isteyeceğini söylese de sonrasında yalnızca iki sahneye katkı sunabileceğini düşündü. Rothman’ın onayıyla ekip üç gün daha çekim yaptı.

The Social Reckoning Filminin Hikâyesi
2010 yapımı The Social Network filminin devamı niteliğindeki yapım, eski Facebook mühendisi ve ihbarcı Frances Haugen ile Wall Street Journal muhabiri Jeff Horwitz’in çalışmalarını merkezine alıyor. Haugen’i Mikey Madison, Horwitz’i ise Jeremy Allen White canlandırıyor.
İkilinin Facebook’un iç işleyişine ilişkin çalışmaları, 2021’de yayımlanan “The Facebook Files” araştırma dizisiyle sonuçlanmıştı. Kaynak metinde aktarıldığı üzere bu araştırma, platformun gençler üzerindeki zararlı etkilerini ve siyasi şiddetle bağlantılı içerikler de dâhil olmak üzere yanlış bilginin yayılmasındaki rolünü ortaya koydu.
Filmde 6 Ocak olaylarının yeniden canlandırılması da yer alıyor. Buna rağmen Donald Trump’ın adı yapımda açıkça kullanılmıyor. Aaron Sorkin, bu kararın Sony tarafından kendisine dayatılmadığını ve senaryoyu teslim ettikten sonra Tom Rothman’la yaptığı görüşmede böyle bir yaklaşımı kendisinin benimsediğini söyledi.

Trump’ın Adı Neden Filmde Geçmiyor?
Sorkin, filmde Trump’a ait herhangi bir tabela ya da “Make America Great Again” ifadesinin görülmeyeceğine dair Rothman’a kendiliğinden söz verdiğini açıkladı. Yönetmen, filmin belirli bir siyasi tarafı hedeflemekten çok Facebook’un ülkedeki bölünmüşlük, aşırılık ve aşırı partizanlığın yükselişindeki rolüne odaklandığını belirtti.
Sorkin bu yaklaşımı, “kırmızı-mavi meselesi değil” sözleriyle açıkladı. Ona göre yapım, gerçek olayların siyasi boyutunu korurken anlatısını yalnızca iki siyasi kutuptan birine bağlamamayı amaçlıyor.
Hukuki Uyarı ve Sınırlı Test Gösterimleri
Yönetmen, Facebook yöneticilerinden birinin eski çalışanlardan biri hakkında kullandığı ağır ifadeyi de yeniden yazmak zorunda kaldıklarını anlattı. Sony’nin çalıştığı dış hukuk firması, böyle bir sözün gerçek bir Facebook yöneticisi tarafından söylendiği kanıtlanmadığı sürece sahnede kullanılmaması gerektiğini bildirdi.
Stüdyo, filmin gizliliği konusunda endişe taşıdığı için test gösterimleri kamuya açık geniş gruplarla yapılmadı. Her gösterim, stüdyo arazisinde bulunan ve tamamı Sony çalışanı olan 70 kişilik gruplarla gerçekleştirildi. Sorkin, bu yöntemin kamuoyu yoklaması açısından güçlü bir örneklem oluşturmadığını da kabul etti.
White ise The Independent’a yaptığı açıklamada Horwitz rolünü kabul etmeden önce tereddüt ettiğini söyledi. Daha önce gerçek kişileri canlandırmasının ardından yeniden benzer bir role yönelmekten endişe duyan oyuncu, Sorkin’in kendisine bunun yönetmenin Jeff Horwitz yorumu olduğunu açıkça anlattığını belirtti.
